Kelimeler arşivi içinde; başında "akış" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. akış ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu akış ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde akış olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
AKIŞKANLAŞTIRMAK
AKIŞKANLAŞTIRMA
AKIŞKANLAŞMAK
AKIŞKANLAŞMA, AKIŞKANSILIK
AKIŞMAZLIK, AKIŞKANLIK
AKIŞBİLİM, AKIŞMASIZ, AKIŞÖLÇER, AKIŞKANSI
AKIŞMALI
AKIŞSIZ, AKIŞKAN, AKIŞMAK, AKIŞMAZ
AKIŞTA, AKIŞMA, AKIŞLI, AKIŞKI
AKIŞ
AKIŞ
Akma işi. Belirlenen biçimde, kurallarına ve doğasına uygun olarak gerçekleşme. Akın. Geçip gitme, sürüp gitme.
AKIŞMALI
Akışma özelliği olan.
AKIŞKANLAŞMA
Akışkanlaşmak durumu.
AKIŞKANLAŞMAK
Akışkan duruma gelmek.
AKIŞKANLIK
Akışkan olma durumu. Para ve ticaretle ilgili işlemlerde kullanılabilecek durumda olan satın alma gücü, likidite. Kolaylıkla paraya çevrilebilme özelliği fazla olan varlıklar, likidite.
AKIŞMAZLIK
Akışmaz veya durağan maddenin durumu.
AKIŞKANSILIK
Akışkanların, kendi içlerindeki bağıl devinime gösterdikleri direnme özelliği.
AKIŞKANLAŞTIRMA
Akışkanlaştırmak işi. Akışkanların niteliğini düzeltmek üzere yoğunlaşmış bir akım içinde parçacıkların yüzmesini sağlayan yöntem.
AKIŞKANSI
Akışkansılık özelliği gösteren.
AKIŞBİLİM
Özdeğin akıcılığı ile ilgili ağdalık, esneklik, yoğrulabilirlik gibi özellikleri inceleyen bilim dalı.
AKIŞMAK
Karşılıklı akmak. Her yönden gelip gitmek. Bir yöne hep birden, toplu olarak yürümek, üşüşmek. Toprak dam yağmurda akmak. Anlaşmak, kaynaşmak, arkadaş olmak. Sel gibi akmak tehacüm etmek, üşüşmek.
AKIŞKAN
Akış özellikleri gözlenebilen (sıvı veya gaz), seyyal.
AKIŞKANLAŞTIRMAK
Akışkan duruma getirmek.
AKIŞMASIZ
Akışma özelliği olmayan.
AKIŞÖLÇER
Bir borudan akan bir akışkanın toplam tutarını ölçen aygıt.
AKIŞSIZ
Akıp gitmeyen, ilerlemeyen.
Bu bölümde tanımı içerisinde AKIŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKIM
Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.
ARSIZLIK
Arsız olanın durumu veya arsıza yakışacak davranış, yılışıklık, sırnaşıklık.
AKIŞMAZ
Dış etkenlerin tesiriyle akışmazlığı değişmeyen, durağan.
AMCALIK
Amca olma durumu. Amcaya yakışan davranış.
ARKADAŞLIK
Arkadaş olma durumu, arkadaşa yakışır davranış, omuzdaşlık, ünsiyet.
ARİFANE
Yiyeceği ortaklaşa sağlanan (toplantı). Arif olana yakışacak bir biçimde.
ASİMETRİ
Bakışımsızlık.
AKIŞMA
Akışmak işi. Bir sıraya gelen ses, hece veya kelimelerin birbirleriyle uyuşarak kulağa hoş ve dile kolay gelen bir bütün oluşturması.
AMİRCE
Amire yakışır bir biçimde, amir gibi, amirane.
AÇILIM
Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.
AHMAKÇA
Biraz ahmak. (ahma'kça) Ahmağa yakışır bir biçimde, aptalca, angutça.
ARSIZCA
Arsız gibi, arsıza yakışan bir biçimde, arsızcasına.
AMERİKANVARİ
Amerikalıya yakışan bir biçimde, Amerikalı gibi.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AÇIKGÖZLÜLÜK
Açıkgöz olanın durumu. Açıkgöze yakışacak davranış.
ANNELİK
Anne olma niteliği veya durumu, analık. Anneye yakışan davranış.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
ANNEANNELİK
Anneanne olma durumu. Anneanneye yakışan davranış.
ABANİ
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.
ASİMETRİK
Bakışımsız.