Kelimeler arşivi içinde; başında "şüphe" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. şüphe ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu şüphe ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde şüphe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ŞÜPHELENEBİLMEK
ŞÜPHELENDİRMEK, ŞÜPHELENEBİLME
ŞÜPHELENDİRME
ŞÜPHELENMEK, ŞÜPHESİZLİK
ŞÜPHECİLİK, ŞÜPHELENİŞ, ŞÜPHELENME
ŞÜPHESİZ
ŞÜPHECİ, ŞÜPHELİ
ŞÜPHE
ŞÜPHE
Kuşku.
ŞÜPHESİZLİK
Kuşkusuzluk.
ŞÜPHELENDİRMEK
Kuşkulandırmak.
ŞÜPHELENİŞ
Kuşkulanış.
ŞÜPHELİ
Kuşkulu. Kendisinden şüphe edilen, kuşkulanılan, zanlı.
ŞÜPHELENEBİLMEK
Kuşkulanabilmek.
ŞÜPHELENME
Kuşkulanma.
ŞÜPHESİZ
Şüphesi olmayan, kuşkusuz. Kuşkusuz.
ŞÜPHECİLİK
Kuşkuculuk.
ŞÜPHELENDİRME
Kuşkulandırma.
ŞÜPHECİ
Kuşkucu.
ŞÜPHELENEBİLME
Kuşkulanabilme.
ŞÜPHELENMEK
Kuşkulanmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞÜPHE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇÜRÜKLÜK
Çürük olma durumu. Sakıncalı, şüpheli, belirsiz durum. İşe yaramayan maddelerin bırakıldığı yer.
Kİ
Anlam bakımından birbirleriyle ilgili cümleleri birbirine bağlayan bir söz. "Öyle, o kadar, o denli" vb.nden sonra, kullanıldığı cümleye güç katan bir söz. Özneyi, tümleci güçlendirerek cümlenin temel bölümüne bağlayan bir söz. Yakınma, kınama vb. duygular anlatmak için bir cümlenin sonuna getirilen bir söz. İkinci cümledeki yargının birincideki hareketin yapılışı sırasında görülerek şaşıldığını bildiren bir söz. Bir soru cümlesinin sonuna getirildiğinde şüphe veya endişe anlatan bir söz. Bazı kelimelerin sonuna bir ek gibi eklenerek birtakım zarflar, yeni edatlar oluşturan bir söz: Belki, çünkü, hâlbuki, mademki, sanki gibi. İki cümlede anlatılan durumların uyuşmazlığını bildiren bir söz.
KUŞKULANMAK
Kuşku içinde bulunmak, kuşku duymak, şüphelenmek.
EMİN
Güvenli. Sakıncasız, emniyetli, tehlikesiz. Osmanlı Devleti'nde bazı devlet görevlerindeki sorumlu kişi. Şüphesi olmayan.
ACABA
Şüphe, kuşku. (a'caba:) Merak, kararsızlık veya kuşku anlatan bir söz, acep.
İKİRCİK
İşkil, şüphe, kuruntu. Kararsızlık, tereddüt.
KUŞKUCU
Açık bir biçimde kanıtlanmamış her şeyden kuşkuya düşen, şüpheci, septik. Kuşkuculuk yanlısı olan, septik.
ELHAK
Gerçekten, hiç şüphesiz, doğrusu.
KESİN
Şüphe ve duraksamaya yer bırakmayan veya geri dönülmeyen, değişmez, mutlak, kati, maktu. Kesinlikle.
KUŞKU
Bir olguyla ilgili gerçeğin ne olduğunu kestirememekten doğan kararsızlık, kuruntu, işkil, şüphe, acaba, şek. Başkalarının iyi niyet ve amaçlarını kötüye yorarak işkillenme duygusu.
GÜVENCE
Bir antlaşmada taraflardan birinin sorumluluğu üzerine alması, inanca, teminat, garanti. Birinin şüphelerini dağıtmak için söylenen inandırıcı söz, teminat. Alınan sorumluluğa karşı olarak ortaya konulan şey.
KUŞKULANMA
Kuşkulanmak işi, şüphelenme.
KUŞKUCULUK
Özellikle doğaötesi konularda olumlu veya olumsuz yargıda bulunmaktan çekinme temeline dayanan öğreti, şüphecilik, septisizm.
KILLANMAK
Kılları çıkmak. Şüphe etmek. Bıyığı, sakalı çıkmak.
KUŞKULANDIRMAK
Kuşkuya düşürmek, kuşkulanmasına yol açmak, şüphelendirmek.
ELBETTE
Her hâlde, şüphesiz, kuşkusuz, elbet.
KUŞKUSUZ
Kuşkusu olmayan, işkilsiz, şüphesiz. (ku'şkusuz) Elbette, şüphesiz.
KESİNLİK
Kesin olma durumu, katiyet. Bir bilginin, bir kanaatin şüpheye düşmeden onaylanması durumu.
KUŞKULU
Kuşku belirten, kuşku anlatan, şüpheli. Kuşkucu. Kuşku içinde olan, şüpheli.
ÇİRKİN
Göze veya kulağa hoş gelmeyen, güzel karşıtı. Karanlık, dalavereli, şüpheli. Hoş olmayan, yakışık almayan (davranış veya söz).