Kelimeler arşivi içinde; başında "şur" olan, toplam 24 adet kelime bulunmaktadır. şur ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu şur ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde şur olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ŞURARLAMAK, ŞURULDAMAĞ, ŞURALLAMAK
ŞURACIKTA
ŞURLAMAK, ŞURULLAH
ŞURACIK, ŞURATAN, ŞURUTUN
ŞURADA, ŞURALI, ŞURASI, ŞURDAN, ŞURMAN
ŞURUT, ŞURYA, ŞURUP, ŞURUD, ŞURDA, ŞURAL
ŞURU, ŞURT, ŞURA
ŞUR
ŞUR
Söz sohbet. Tuzlu. Verimsiz. Sabanın elle tutulan bölümünün tutturulduğu dik ağaçlar.
ŞURACIKTA
Yakın ve belirli bir yerde.
ŞURALLAMAK
Teyellemek. Teğellemek. Teğellemek; iri aralıklarla dikmek.
ŞURULDAMAĞ
Su boşalırken ses çıkarmak, şırıldamak.
ŞURULLAH
Şuraya doğru.
ŞURADA
Şu yerde.
ŞURATAN
Oluk.
ŞURLAMAK
Fışkırarak, hızla akmak (kan, su vb.).
ŞURUTUN
Oyuncak tulumba, fışkırtaç.
ŞURALI
Şu yerin halkından olan, şu yöreden olan.
ŞURASI
Şu yer. Şu.
ŞURUT
Şeriat, kanun.
ŞURARLAMAK
Teyellemek.
ŞURDAN
Şuradan.
ŞURMAN
Yaramaz.
ŞURACIK
Yakın ve belirli bir yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞUR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
NİŞANCI
Attığı kurşun, taş vb. ile hedefi vurmakta ustalık kazanmış olan. Padişah divanı üyesi olan, antlaşma, berat, menşur, name ve fermanların başına tuğra çeken görevli, tevkici, tuğrakeş.
AĞACIK
Ağabey, büyük erkek kardeş. İşte, şurada. Balıkesir şehri, Burhaniye belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Sakarya şehri, Ferizli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
UYUŞUM
Uyuşma durumu, uyuşurluk. İki çekim arasında hareket, anlam, ışık, dekor, donatım, oyun bakımlarından aykırılık olmama durumu.
AHACIĞINA
İşte, orada, hemen şurada, bu.
PELESENK
Türlü bitkilerden çıkarılan kokulu bir reçine. Konuşurken gereksiz tekrarlanan söz, persenk. Pelesenk ağacından elde edilen değerli kereste.
MABLAK
Hamur, merhem, boya vb. şeyleri ezip karıştırarak yoğurmak için kullanılan ve bir ucu ele alınacak biçimde saplı, öbür ucu yassı olan alet. Aşure kazanlarını karıştırmakta kullanılan, uzun saplı ve yayvan uçlu tahta kepçe.
VİŞNAP
Vişne şurubu.
DIĞDIĞI
Konuşurken "r" leri "ğ" gibi söyleyen (kimse).
MUHARREM
Ay takviminin birinci ayı, aşure ayı, matem ayı.
UNESCO
1946 yılında kurulan BM'ye ait özel bir kurum. 44 kurucu ülkeden oluşur. Bu kurumun merkezi Paris'tedir. UNESCO; dil, din, ırk gözetmeyen ve dünyanın barışı için, insan haklarına sahip çıkan bir kuruluştur.
AHACA
İşte, orada, hemen şurada, bu.
ABIŞ
Bacağın diz kapağından yukarısı. Adım: Şurayı abışla bakalım. Ahmak, budala, sersem, aptal.
AŞURELİK
Aşure yapmada kullanılan. Aşure dağıtmaya yarayan kap.
MANGIR
Bakırdan yapılmış, iki buçuk para değerinde sikke. Nargile lülesine konulmak için kömür tozundan yapılan, çabuk tutuşur, tavla pulu biçiminde bir tür yakacak. Para.
NEFT
Organik maddelerin ayrışmasından oluşan tutuşur sıvıların birçoğu. Çoğunlukla boyacılıkta kullanılan, petrol türevlerinden bir tür mineral yağ, neft yağı.
AHACANA
İşte, orada, hemen şurada, bu.
HEM
Bir kimseyi uyarmak, bir şeyi açıklamak veya anlamı güçlendirmek için "özellikle, zaten, bir de, şurası da var ki" anlamlarında kullanılan bir söz. Açıklayıcı nitelikte olan ikinci cümleyi birinciye bağlayan bir söz.
PRİZMA
Işınları saptıran ve ayrıştıran, saydam maddeden yapılmış üçgen cisim. Alt ve üst tabanları birbirine paralel ve eşit iki çokgenden, yanal yüzeyleri de eşit ve paralel doğrulardan oluşan çok düzlemli cisim, menşur, biçme.
GLİSERİN
Yağlı maddelerden, sabunlaştırma yoluyla çıkarılan, renksiz, tatlı şurup kıvamındaki sıvı (CH2 OH-CHOH-CH2 OH).
AHABAH
İşte, orada, hemen şurada, bu.