Kelimeler arşivi içinde; sonunda "şunda" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu şunda ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında şunda olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde şunda olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ŞUNDA
Şurada, burada, şuracıkta.
BURŞUNDA
Kavrulmuş buğday unu.
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞUNDA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MAVRUKA
Kurşundan dökülmüş uzun ve yuvarlak, iki ucu delikli, mazgallanıp cıvayla parlatılmış veya sarı madenden döküm yapılıp nikelajlanmış, 80-130 gr ağırlığında bir av aleti.
ODABAŞI
Hanlarda çalışan uşakların başı. Yeniçeri kuruluşunda görevi alaylarda selam törenlerini düzenlemek ve yönetmek olan subay.
ONTOGENEZ
Birey oluş. Organizmanın varoluşundaki genetik kodlarına dayanan gelişimi.
ÇÜNKÜ
Şundan dolayı, şu sebeple, zira.
İTFAİYECİ
Yangın söndürme kuruluşunda görevli kimse, yangıncı.
TELEVİZYONCU
Televizyon satan kimse. Televizyon onarıcısı. Televizyon kuruluşunda çalışan görevli kimse.
ŞEHNAMECİ
Şehname yazarı. Osmanlılarda vakanüvisliğin kuruluşundan önce devletin resmî tarih yazarı.
İNDİYUM
Atom numarası 49, atom ağırlığı 114,8 olan, gümüş parlaklığında, kurşundan daha kolay ezilen yumuşak bir element (simgesi In).
LEKECİLİK
Doğa biçimlerini değil, boya biçimlerini değerlendiren ve boya vuruşundan doğan görüntünün, insanın iç coşkusunu anlatmaya yeter olduğunu savunan soyut resim anlayışı, taşizm.
ÇACKANA
Kurşundan yapılmış yuvarlak ok.
BEBİRLENMEK
Faydalanmak, birisinin sırtından geçinmek. Geçimini sağlamak, geçinip gitmek: Ahmet şundan bundan aldığı para ile bebirleniyor. Böbürlenmek, gururlanmak. Mırıldanmak: Ne bebirlenip durursun?. Doyar gibi olmak: Karnım yenice bebirlendi. Gelişigüzel yere çömelmek, oturmak: Ne bebirlenip oturuyorsun, işin yok mu?.
İKOR
Kritik sıcaklığın üstünde, pagmatit ya da aplit özelliğinde magmasal kayacın oluşunda etkili olan gaz ve buharlardan bileşik özsu.
DOLOMİTLEŞME
Bir kireçtaşının çökeltilme süresinde ya da ara oluşundan sonra kalsiyum, magnezyum asit karbon tuzunun, kalsiyum asit karbon tuzunun yerini alması.
BAŞSPİKER
Bir yayın kuruluşunda spiker ve sunucuların yayın sırasında başarımlarını denetleyen, gerektiğinde söyleyiş eğitimi veren kimse.
TİPO
Kurşundan dökülmüş harflerin bir araya getirilmesiyle yapılmış olan bir baskı türü.
ÇEŞANA
İçi yivsiz tüfek namlusu. Uzun namlulu eski tip av tüfeği. Kurşundan yapılmış yuvarlak ok.
CONTA
Geçirmezliği sağlamak için sıkıştırılmış iki yüzey arasına yerleştirilen, genel olarak kauçuk ve kurşundan yapılmış olan ince parça.
ÇEKİLEK
Kısa: Bizim çocuğun boyu sizinkinden azcık çekilek. Küçük: Bu sahan şundan çekilek.
DALGALANMA
Dalgalanmak işi. Pek çok kimsede bir anda yaratılan güçlü heyecan, sansasyon. Bir toplumda uyumsuzluktan doğan karışıklık. Mal fiyatlarının türlü sebeplerle inişi veya çıkışı. Koşu duruşunda, dizlerin hafif bükülmesinden ve kolların gevşek olarak öne yukarı doğru kaldırılmasından sonra, dizlerin gerilerek gövdenin doğrulmasıyla vücudun diz, kalça, bel, sırt, baş ve kollarda geliştirdiği bir dalga hareketi.
İKİZANLAM
(Söz sanatı terimi) Bir ifadenin, kuruluşundan veya içinde iki anlama gelen kelime bulunmasından dolayı iki fikir verebilmesi hali. (İKİZANLAMLI, Amphibologique).