ŞİRKET ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "şirket" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. şirket ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu şirket ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde şirket olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

ŞİRKETLEŞTİRMEK

14 harfli kelimeler

ŞİRKETLEŞTİRME

12 harfli kelimeler

ŞİRKETLEŞMEK

11 harfli kelimeler

ŞİRKETLEŞME

6 harfli kelimeler

ŞİRKET

Bazı kelimelerin anlamları

ŞİRKET

Ortaklık.

ŞİRKETLEŞTİRMEK

Şirketleşme işini yaptırmak.

ŞİRKETLEŞTİRME

Şirketleştirmek işi.

ŞİRKETLEŞME

Şirketleşmek işi.

ŞİRKETLEŞMEK

Şirket durumunu almak.

  -   -   -  

Anlamında ŞİRKET bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ŞİRKET geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ORTAKLIK

Ortak olma durumu, iştirak, müşareket, şeriklik. İki veya daha çok kimsenin iş yaparak kazanç elde etmek için birleşmeleri, şirket.

SİGORTA

Bir şeyin veya bir kimsenin herhangi bir yönden ileride karşılaşabileceği zararı gidermek için önceden ödenen prim karşılığında bu işle uğraşan kuruluşla yapılmış olan iki taraflı bağlantı sözleşmesi. Bu tür sözleşmeleri yapan şirket. Özellikle elektrik devresinde, akım çok güçlü olduğunda eriyerek güvenliği sağlayan, kazayı önleyen nesne veya düzen.

KEİRETSU

Japon iş geleneğinde, büyük bir şirket veya banka etrafında yatay ve dikey olarak bütünleşmiş birçok şirketin bir araya gelmesiyle oluşan, genellikle devlet ve özel kesimin ortaklığına dayanan, ana şirket aile şirketi olsa bile uzman yöneticilerce yönetilen dev holdinglere verilen ad.

MUDAREBE

Bir yandan sermaye, öte yandan emek konularak kurulan şirket.

GUBAŞ

Ortaklık, şirket. Değişik, takas.

APOR

Şirketlere konulan her türlü sermaye.

KONSORSİYUM

Şirketler birliği.

KOMANDİTE

Komandit şirkette sınırsız sorumlu olan ortak.

KARGO

Yük taşıyan uçak ya da gemi. Bu şirketin taşıdığı yük veya posta. Uçak, gemi vb. bir taşıtla taşınan eşya, yük. Bir yerden bir yere yük veya posta taşıyan şirket.

İZAHNAME

(explanation note) Uyumlaştırılmış tarife sınıflandırma sisteminin eki olup, bu sınıflandırma sistemine göre düzenlenen ve eşyanın görünümü, özellikleri, üretim yöntemi ve kullanım alanları gibi bilgileri içeren belge. (prospectus) Sermaye piyasası araçlarının halka sunulmasında, şirketle ilgili finansal durumu dahil bir çok konuda ayrıntılı bilgi vermek amacıyla düzenlenmesi gerekli olan belge.

KOMANDİTER

Komandit şirkette ancak kendi koyduğu para kadar sorumlu olan ortak.

KOTASYON

Geçer değer. Bir şirkete ait taşınır değerlerin borsada işlem görmesine izin verilmesi. Belirli bir tarihte döviz veya taşınır değerler borsalarında aracıların belirleyerek ilan ettikleri döviz ya da taşınır değerin alış ve satış fiyatı.

MİLLİLEŞTİRME

Millileştirmek işi. Bir ülkede yabancılara ait bir şirket veya taşınmazın hükümet tarafından bedeli ödenip satın alınarak devlet mülkiyetine geçirilmesi. karşılığı kamulaştırma.

BİLGİLEŞİM

Kuruluşlar, şirketler arasında bilgi satma, bilsat.

ÖDÜLLENDİRİM

Bankalarda tasfiyeye uğramış alacaklar arasında, ödemelerini düzenli yapmış, ancak borçları ödeyememezlik durumuna düşmüş iyi niyetli borçlulara uygulanan taksit kolaylığı ile faiz ve komisyon indirimi. Vergi bağışıklığı, bir verginin kaldırılması veya dışsatımı özendirmek amacıyla bazı dışsatım mallarının vergi dışı bırakılması. Alıcıların uğrayabileceği zararı karşılamak amacıyla ya da fazla miktarda mal satınalanlara satıcının ilave olarak bedelsiz verdiği mal ya da yaptığı fiyat indirimi. Sigorta şirketinin hesap dönemlerinde, acenteden alacağı bedelin bir kısmını indirmesi.

TUTAM

Avuç içi veya parmak uçlarıyla tutulabilen miktarda olan. Bankacılıkta kullanılan, borsada kota alabilmek için gerekli asgari şirket sermayesi veya pay, hisse, parti, lot.

AYAKÇI

Ayak işlerinde kullanılan kimse. Bir iş süresince tutulan hizmetçi. Otobüs terminallerinde yolcuyu kendi şirketinden bilet almaya yönlendiren kimse. Gezici satıcı, çerçi.

AKLANMAK

Ak olmak, temizlenmek. Hakkında dava açılan sanık, yargılama sonunda suçsuz bulunmak, temize çıkmak, beraat etmek. Kooperatif, şirket, dernek vb. kuruluşların faaliyetleri ve harcamaları genel kurulca uygun bulunmak.

DERECELENDİRME

Derecelendirmek işi. Şirketlerin, taşınır değerlerinin ticari riskine, ülkelerin de siyasi risklerine göre güvenilirliğinin derecelendirme kuruluşları tarafından belirlenip sıralanması.

KATILIMCI

Herhangi bir etkinliğe katılan kimse, şirket vb., iştirakçi. Herhangi bir toplantıda yöneticiden söz alıp konuşmaya katılan kişi.