ŞİRET ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "şiret" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. şiret ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu şiret ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde şiret olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ŞİRET

Kötü, kavgacı (kişi).

  -   -   -  

Anlamında ŞİRET bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ŞİRET geçen kelimeler listesi verilmiştir.

OYMAH

Odunlukta odun yığılan bölüm. Samanlıkta saman yığılan bölüm. Oymak, aşiret.

GÖÇERİL

Göçebe halk, aşiret.

YABANNI

Yabanlı (aşiret).

GICIRDAK

Tahterevalli ya da tahterevalliye benzeyen bir oyun aracı. Çocukların uç kısımlarına asılarak döndükleri, yere çakılan bir kazık üzerine oturtulmuş sırıktan yapılmış oyun aracı. (Saçıkaralı ve Sarıkeçili aşiretleri Adana). Salıncak.

GAZVE

Arap aşiretleri arasında yapılmış olan savaş. Din uğruna yapılmış olan savaş.

KERGİN

Karmakarışık durumda olan aşiret ve kabileler.

OYMAK

Aşiret. Keskin, sivri uçlu bir cisimle bir şeyi yontarak veya delerek çukur oluşturmak. Bıçaklayarak yaralamak. Kazıklamak. Hemen hemen benzer veya aynı tür yıldızlardan oluşmuş, Samanyolu'nun seyrek yapılı genç kümelerinden her biri. İzcilikte küçük birlik. Kumaş vb.ni girintili bir biçimde kesmek.

GABİLE

Kabile, aşiret, karşılığı gabine.

EL

Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümü. Ülke, yurt, il. Kez, defa. Halk, ahali. İskambil oyunlarında her bir tur. Bazı nesne ve araçların tutmaya yarayan bölümü. Yakınların dışında kalan kimse, yabancı. Oba, aşiret. Sahiplik, mülkiyet. İskambil oyunlarında oynama sırası.

KONARGÖÇER

Göçebe bir hayat süren, bir yere sürekli yerleşmeyen (aşiret, oba vb.), göçerkonar.

YAMURLU

Yağmurlu (köy ve aşiret), karşılığı yamırlı.

ŞEYH

Tarikat kurucusu, bir tarikatta en yüksek dereceye ulaşmış olan kimse. Arap kabile ve aşireti başkanı. Tarikat büyüğü veya tarikat kollarından birinin başında bulunan kimse.

ELBAŞI

Oyunda ilk oynayan kişi. Bir soyun başı ya da aşiret beyi. Bingöl ili, Solhan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Kayseri ilinde, Elbaşı nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

ÇOMÇA

Kırlarda pınarlardan su içmek için çamdan oyulmuş saplı su kabı, çömçe, susak. Sarmısak dövülen bir çeşit havan. Kepçe, büyük tahta kaşık. Yayıktan yağ almak için kullanılan tahta kaşık. (Sarıkeçili ve Saçıkaralı aşiretleri Kayseri ve Adana arası). (bk).çömçe.

HAYTA

Osmanlıların ilk dönemlerinde eyalet askerlerinin uç boylarında görevli sınıflarından biri. Toroslarda yaşayan bir Yörük aşireti. Başıboş, bir baltaya sap olamamış, apaş, serseri.

GANAT

Kağnının direklerini birbirine bağlayan ağaçlar. Kanaat. Merdiven. (Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta). Çark adı verilen ip bükme aracının dönen kısmı. (Ötkünlü aşireti, Gedikli Şarkikaraağaç Isparta).

AŞAYIR

Aşireti olan, geniş aile mensubu kimse.

KÖÇEKLİ

Köy ve aşiret. Kastamonu şehri, Taşköprü ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

ÇARPANA

Sahan kapağını andıran ve birbirine vurularak çalınan büyük zil. Zilli def. Zilli maşa. Eski ayakkabı. Eski deri parçası. Deri kırıntıları. Dört beş metre uzunluğunda yün kuşak. Araba tekerleğine konulan sert bir tabla. Serseri, avare. Tavukların kaçmasını önlemek için ayaklarına takılan şey. Dokuma tezgahının bir parçası olan dört delikli kare biçiminde bir tahta. (Yenikent Aksaray Niğde; Saçıkaralı ve Sarıkeçeli aşiretleri Adana).

AŞIRAT

Aşırı. Aşiret.