Sonu ŞİFA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "şifa" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu şifa ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında şifa olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde şifa olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ŞİFA

Bedensel veya ruhsal bir hastalığın son bulması, hastalıktan kurtulma, onma.

DARÜŞŞİFA

Sağlık yurdu.

  -   -   -  

Anlamında ŞİFA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ŞİFA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ŞİFASIZ

Şifası olmayan.

NEKAHETHANE

Şifa yurdu, dinlenme yurdu.

NEFES

Soluk. Şifa amacıyla hastaya okunan dua. Bektaşi ve Alevilerin görüş ve düşüncelerini belirtmek için yazılmış şiir. Sigara, pipo içilirken içe çekilen duman. Canlılık, hayat belirtisi.

ONMAK

Daha iyi bir duruma girmek, salah bulmak. Hastalıktan, dertten kurtulmak, şifa bulmak, felah bulmak, iflah olmak. Eksiği kalmayıp gönül ferahlığına ermek, mutlu olmak, mesut olmak.

TERSDEYİ

(Söz sanatı terimi) Bir kelimeyi, bir deyimi veya bir cümleyi ters anlamını kastederek kulanma, ki çoğu alay için yapılır. Hastalanmak anlamına "Şifayı bulmak" deyimi gibi.

İÇMA

İçme, şifalı kaynak suyu.

TAHRİRİ

Yazılı, yazı ile, şifahi karşıtı. yazılı. -şekil: yazılı biçim.

YAVŞA

Yavşan otu, yavşağan; Ateş düşürücü, iştah açıcı şifalı bir ot.

İME

Çukur ve kuytu yer. Karınca yuvası. Asma ya da fidan dikmek için açılan çukur. Boynuzları düz, dik ve birbirine paralel davar ya da geyik. Dik. Dağ keçisi. Çukur, kuytu yer. Bir tür dağ keçisi veya geyik. İlaç, çare, şifa, deva.

ŞERİK

Ortak. ortak. ortak. şifahi: sözlü.

ŞAFİ

Suçlunun bağışlanması için aracı olan kimse. İyileştiren, şifa veren.

ŞAFİYE

İyileştiren, iyi eden, şifa veren.

CÖHER

Güç, kuvvet. Evliya ve ermişlerin mezarlarından şifa için alınmış toprak. Limon tuzu. Öz, yaradılış. Kuvvetli ses.

SÖZLÜ

Sözle, konuşma biçiminde yapılan, şifahi, yazılı karşıtı. Evlenmek için birbirine söz vermiş olan kimse, yavuklu.

HİDROTERMAL

Şifalı sıcak su kaynağı.

SULUTKA

Peynirden süzülen su : Sulutkanın içilişi şifalıdır.

DERAMET

Kuvvet, kudret, güç: Bağa gitmeye derametim yok. Çare, şifa. Hazırlık, sağlama, toplama. Yardım.

KALKINMA

Kalkınmak işi. İyileşme, şifa bulma.

CÖFER

Güç, kuvvet. Çalışkan. Evliya ve ermişlerin mezarlarından şifa için alınmış toprak. Öz, yaradılış.

KÜR

İyi bakım ve ilaç tedavisi. Özel tedavi yöntemi. İnatçı, hırslı (adam). İnatçı, hırslı adam. Böğürtlen. İçine girilemeyecek kadar sık orman, çalılık, fundalık yer. Bataklık. Tedavi etme, iyileştirme, şifa verme, sağaltım. İleride kullanılacak maddeleri muhafaza etmek için kurutma, kimyasal koruyucular kullanma, tütsüleme, tuzlama ve benzerleri işlemlerin yapılması. Aksi, dik başlı.