ŞİDDET ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "şiddet" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. şiddet ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu şiddet ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde şiddet olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

ŞİDDETLENDİRMEK

14 harfli kelimeler

ŞİDDETLENDİRME

12 harfli kelimeler

ŞİDDETLENMEK

11 harfli kelimeler

ŞİDDETLENME

8 harfli kelimeler

ŞİDDETLE, ŞİDDETLİ

6 harfli kelimeler

ŞİDDET

Bazı kelimelerin anlamları

ŞİDDET

Bir hareketin, bir gücün derecesi, yeğinlik, sertlik. Duygu ya da davranışta aşırılık. Hız. Kaba güç. Bir hareketten doğan güç. Karşıt görüşte olanlara kaba kuvvet kullanma.

ŞİDDETLENME

Şiddetlenmek işi.

ŞİDDETLENDİRME

Şiddetlendirmek işi.

ŞİDDETLENDİRMEK

Şiddetini giderek artırmak.

ŞİDDETLE

Güçlü bir biçimde.

ŞİDDETLENMEK

Şiddeti giderek artmak, hızlanmak, azışmak.

ŞİDDETLİ

Etkisi çok olan, zorlu. Aşırı. Hızlı. Aşırı bir biçimde.

  -   -   -  

Anlamında ŞİDDET bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ŞİDDET geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CAYIRTI

Şiddetli yanma, yırtılma sırasında çıkan sesin adı.

ATEŞLENMEK

Ateşleme işine konu olmak. Vücut ısısı artmak. Coşmak, kızışmak, şiddetlenmek.

DALKIRAN

Kabuk böcekleri familyasından, fındık ağaçlarında yaşayan kın kanatlı böcek (Anisandrus dispar). Şiddetli esen rüzgâr.

ALEVLENMEK

Yanmaya başlamak. Sıcaklığı artmak. Öfkelenmek. Şiddeti artmak. Heyecanlanmak.

BEL

İşaret. İnsan bedeninde göğüsle karın, sırtla kalçalar arasında daralmış bölüm. Bardak, şişe, vazo vb.nin ortasındaki dar bölüm. Hayvanlarda omuz başı ile sağrı arası. Toprağı aktarmaya veya işlemeye yarayan, uzun saplı, ayakla basılacak yeri tahta, ucu sivri kürek veya çatal biçiminde bir tarım aracı. Dağ sırtlarında geçit veren çukur yer. Bu bölümün, sırtın altına rastlayan bölgesi. Ses şiddetiyle ilgili birim. Geminin orta bölümü. Meni.

AYAKLANMAK

Çocuk yürümeye başlamak. Hasta iyileşip yürüyebilir duruma gelmek. Ayağa kalkıp gitmeye davranmak. Toplu bir biçimde zor ve şiddet kullanarak devlet güçlerine karşı gelmek, başkaldırmak, isyan etmek. Uyanmak, uyanıp kalkmak.

DENK

Yük hayvanlarının sağ ve soluna konulan iki yük parçasından her biri. Uygun, nitelik yönünden eşit. Destekleri paralel, yönleri aynı, şiddetleri eşit bulunan güçler. Yatak, yorgan, kumaş vb. eşyanın sarılıp bağlanmış biçimi, balya. Ağırlık bakımından eşit olan. 0,80175 gram olan ağırlık ölçü birimi.

AMPER

Elektrik akımında şiddet birimi.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

ALEVLİ

Alevi olan, alevlenmiş. Şiddetli, hararetli.

ATEŞLENDİRMEK

Coşturmak, kışkırtmak, şiddetlendirmek.

AKIMÖLÇER

Bir elektrik akımının şiddetini ölçmeye yarayan aygıt, amperölçer, ampermetre.

BÜYÜMEK

Organizmanın bütününde veya bu bütünün bir bölümünde, boyutlar artmak, irileşmek, eskisinden büyük duruma gelmek. Genişlemek. Yaşı artmak, yaşlanmak. Yetişmek. Sayıca artmak. Önem ve değer kazanmak. Artmak, güçlenmek, şiddeti artmak.

ALEVLENDİRMEK

Alevlenmesini sağlamak, tutuşturmak. Etkisini, şiddetini artırmak, çoğaltmak.

AKUR

Azgın, şiddetli. Kudurmuş, kuduz, kuduruk.

BURGAÇ

Beklenen hızından farklı bir biçimde ve beklenmeyen yönlerden gelen şiddetli hava akımı, türbülans.

AĞRI

Vücudun herhangi bir yerinde duyulan şiddetli acı. Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

AZILI

Gözü bir şeyden yılmayan, azgın. Çok şiddetli, korkunç.

DEPREMYAZAR

Depremlerin yerini, süresini, şiddetini tespit eden çok duyarlı cihaz, sismograf.

AZIŞMAK

Gittikçe kızışmak, şiddetlenmek.