Kelimeler arşivi içinde; sonunda "şeref" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu şeref ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında şeref olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde şeref olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ŞEREF
Başkasının, birine gösterdiği saygının dayandığı kişisel değer, onur. Toplumca benimsenmiş iyi şöhret.
GÜLŞEREF
Gül gibi ünlü olan.
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞEREF geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EŞREF
Çok onurlu, çok şerefli.
ONURLANMAK
Onur duymak, şereflenmek, teşerrüf etmek.
ONURSUZ
Onuru olmayan veya onura aykırı davranışlarda bulunan, şerefsiz, haysiyetsiz.
ALİCENAP
Cömert. Onurlu, şerefli. Onurlu, şerefli bir biçimde.
ONURLU
Onuru olan veya onurunu üstün tutan, şerefli, gururlu.
DİTİRAMP
Eski Yunanların Dionysos şerefine okudukları tören şarkısı. Lirik şiir.
MASKARALIK
Soytarılık. Şerefsizce, haysiyetsizce davranış, rezalet.
ONURLANMA
Onurlanmak işi, şereflenme, teşerrüf.
MASKARALANMAK
Maskaralık etmek. Şerefsiz, haysiyetsiz ve gülünç davranışlarda bulunup herkesin eğlencesi olmak.
MİNARE
Camilerde müezzinin ezan okuduğu, sela verdiği, şerefesi olan, çoğunlukla taştan, yüksek ve ince yapı.
MASKARA
Eğlendirici, sevimli, güldürücü, soytarı, hoş. Karnaval maskesi. Rimel. Şerefsiz, onursuz, haysiyetsiz, rezil (kimse).
ŞEREFLENDİRME
Şereflendirmek işi, onurlandırma.
PETEK
Arıların yumurtalarını bırakmak ve bal depo etmek için yaptığı, düzgün altıgen ağızlı bal mumu yuvacıklar topluluğu. Isıtma tesisatında ısı dağıtımını, içinden sıcak su geçerek sağlayan dilim, radyatör. Balçıktan yapılmış olan ve dikine duran sandık biçimindeki tahıl ambarı. Arı kovanı. Bu yuvacıklar topluluğunun bal olmayanı. Minarelerde külah ile şerefe arasındaki bölüm.
EKSELANS
Bakanlık ve elçilikten başlayarak cumhurbaşkanlığına kadar yükselen, yüksek makam sahibi yabancılara verilen şeref unvanı. Bu unvanı taşıyan kimse.
ALTES
Prens ve prenseslere verilen şeref unvanı. Bu unvanı taşıyan kimse.
ŞEREFLİLİK
Şerefli olma durumu.
ONURSUZLUK
Onursuz olma durumu, şerefsizlik.
ŞEREFLENME
Şereflenmek işi, onurlanma, teşerrüf.
ONURLANDIRMAK
Kendisine saygı duyulan bir kimse, bir yere gelerek oradakileri mutlu etmek, onur kazandırmak, onurunu artırmak, şereflendirmek, şeref vermek.
ONUR
İnsanın kendine karşı duyduğu saygı, şeref, öz saygı, haysiyet, izzetinefis. Başkalarının gösterdiği saygının dayandığı kişisel değer, şeref, itibar.