Kelimeler arşivi içinde; sonunda "şemsi" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu şemsi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında şemsi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde şemsi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ŞEMSİ
ŞEMSİ
İçki dağıtan. Şemsiye. Güneşle ilgili. Güneşle ilgili, güneşe özgü.
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞEMSİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ŞEMSİYECİ
Şemsiye yapan, satan veya onaran kimse.
COVUK
Şemsiye teli.
GÜNCEK
Şemsiye.
BÜRÜM
Arapların başlarına koydukları poşu üzerine geçirilen halka şeklinde kalın ip. Giyim eşyası. Şemsiye. Bir eğriler takımının ya da yüzeyler takımının her bir öğesine teğet olan eğri ya da yüzey. Kastamonu kenti, Küre ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Sinop şehri, Boyabat ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
GACABURGA
Kunduracıların ayakkabıların alt kısmına ağaç çivi çakabilmek için kullandıkları ucunda şemsiye telinden yapılmış bir cm. kadar sivri kısmı bulunan, fındık ağacından yapılmış bir araç. (Cihangazi Bozüyük Bilecik).
GÜNNÜK
Şemsiye. Balkon, seren. Mevlitte tütsü olarak kullanılan bir çeşit ot. Beş vakit namaz. Ücret, yevmiye. Gündelik. Yevmiye.
DALDIR
İnce sicimden örülmüş şemsiye biçiminde balık ağı.
MAYDANOZGİLLER
Ayrı çanak yapraklı iki çeneklilerden, çiçekleri şemsiye biçiminde olan, anason, kereviz, maydanoz, kimyon vb. bitkileri içine alan bir familya.
GUNLÜK
Şemsiye.
NERGİS
Nergisgillerden, bazı türlerinde beyaz, bazılarında sarı renkte olan çiçekleri ayrı veya bir kök sap üzerinde şemsiye durumunda, açılmadan önce bir yenle örtülü bulunan, 20-80 santimetre yüksekliğinde, soğanlı bir süs bitkisi (Narcissus).
KATIRKUYRUĞU
Baklagillerden, çiçekleri sarı ve şemsiye durumunda olan acı bir bitki (Equisetum pasturel).
CİMNİK
Şemsiye.
DULDALIK
Yağmur, güneş ve rüzgârın etki yapamadığı gizli, kuytu yer, kenar, saklanılacak yer, ağaç, bina gölgesi, gölge. Siper. Şemsiye.
ÇİLTE
Şemsiye teli. Çuval. Semerlerin iki tarafına yük bağlamak için takılan urgan. Urgandan ince, çarık bağından kalın ip. Abadan yapılmış geniş şalvar. Yemenilerin yüz kenarını dikerken kullanılan bir tarafı çatal ağaç. Semere yük vurmak için kullanılan ucu çatallı sopa. Mısır kuruduktan sonra koçanlarından tanelerini ayırmak için kullanılan sopa. Seyrek dokunmuş ince, beyaz astarlık bez. Şilte, minder. Şilte. Semer ipi. (Kamanlar, Çağa Güdül Ankara). Sap urganı. (Üreyil Kütahya). Minder. (Tavşanlı Kütahya; Öveçler Kırkağaç Manisa). Çapıtlardan yapılan yol sergisi. (Akçaşar Yalvaç Isparta).
ÇADIR
Keçe, deri, kıl dokuma, sık dokunmuş kalın bez veya plastik maddelerden yapılarak direklerle tutturulan, taşınabilir barınak, çerge, oba, otağ. Gölgelik olarak kullanılan tente veya şemsiye.
COĞ
Lavabo, banyo. Şemsiye teli. Ceket.
ŞEMSİYECİLİK
Şemsiyecinin işi veya mesleği.
CİMLA
Göz çapağı. Başı şemsiye şeklinde olmayan mantar.
CİMİNNİK
Şemsiye.
ŞEMSİYELİK
Şemsiye koymaya yarayan, altında şemsiyelerden sızan suyun toplanması için özel kutusu olan, girişte bulunan mobilya. Şemsiye yapmaya elverişli olan.