Kelimeler arşivi içinde; sonunda "şeleme" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu şeleme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında şeleme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde şeleme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DEŞELEME, KAŞELEME, KÖŞELEME, ŞİŞELEME
EŞELEME
ŞELEME
ŞELEME
Tiyatro konuşmasında, "s" harfinin yerine "ş" ve "u" harflerini söyleme.
ŞİŞELEME
Şişelemek işi.
EŞELEME
Eşelemek işi.
DEŞELEME
Deşelemek işi.
KAŞELEME
Kaşelemek işi.
KÖŞELEME
Köşelemek işi. Köşeye çapraz gelecek bir biçimde.
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞELEME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KAŞELENMEK
Kaşeleme işi yapılmak.
KIYGAÇ
Çapraz, köşeleme, eğri : Tahtayı kıygacına kes. Büyük süt ve su bakracı: Bir kıygaç süt sağdım. Üçgen biçimi. İğne, kalın yorgan iğnesi. Yel tutmayan, güneş gören, kuytu yer.
EŞELENMEK
Eşeleme işi yapılmak. Bulunduğu yeri kendi kendine eşelemek.
DEŞMELEMEK
Deşelemek.
KURCALAMAK
Ellemek, karıştırarak bakmak. Sivri bir şey sokup karıştırarak zorlamak. Bir konuyu araştırmak, üstünde durmak, eşelemek. Meşgul ve rahatsız etmek. Karıştırıp azdırmak, tahriş etmek.
DÖRMEK
Yaramazlık yapmak, etrafındakileri rahatsız etmek. Dolaşıp durmak. Toplamak, devşirmek: Ortalığı dördüm. Domuz burnu ile yeri kazımak. Tavuk yeri eşelemek. Biçmek: Ekin dördüm. Karıştırmak.
KUZGAÇ
Köşeleme.
KÖŞELEMESİYE
Köşelemesine, köşesine doğru.
DEŞELEYİŞ
Deşeleme işi.
ÜŞELEMEK
Ufalamak, parçalamak. Kişelemek, kış diye koğmak.
KÖŞELEMEÇ
Köşelemesine, köşesine doğru.
AHTARMAK
Karıştırmak, altüst etmek, çevirmek. Dolu olan bir şeyi boşaltmak. Baştan sonuna kadar okuyup bitirmek, hatmetmek. Aramak, araştırmak, soruşturmak. Arayıp bulmak. Devirmek, yıkmak. Yenmek. Tavuk veya horoz toprak, çöp eşelemek. Mide bulanmak. Tohum ekmeden, tarlayı sürüp nadasa bırakmak. 1. Beslemek, yiyip içeceğini vermek.
DERİNMEK
Bir şeyi karıştırıp dağıtmak, eşelemek.