Kelimeler arşivi içinde; sonunda "şelem" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu şelem ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında şelem olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde şelem olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ŞELEM
ŞELEM
Şalgam. Beklenilenden çok alınan ürün. Gerdan, sakak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞELEM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KAŞELENMEK
Kaşeleme işi yapılmak.
KAŞELEME
Kaşelemek işi.
EŞELENMEK
Eşeleme işi yapılmak. Bulunduğu yeri kendi kendine eşelemek.
DEŞMELEMEK
Deşelemek.
DÖRMEK
Yaramazlık yapmak, etrafındakileri rahatsız etmek. Dolaşıp durmak. Toplamak, devşirmek: Ortalığı dördüm. Domuz burnu ile yeri kazımak. Tavuk yeri eşelemek. Biçmek: Ekin dördüm. Karıştırmak.
KÖŞELEME
Köşelemek işi. Köşeye çapraz gelecek bir biçimde.
DEŞELEME
Deşelemek işi.
AHTARMAK
Karıştırmak, altüst etmek, çevirmek. Dolu olan bir şeyi boşaltmak. Baştan sonuna kadar okuyup bitirmek, hatmetmek. Aramak, araştırmak, soruşturmak. Arayıp bulmak. Devirmek, yıkmak. Yenmek. Tavuk veya horoz toprak, çöp eşelemek. Mide bulanmak. Tohum ekmeden, tarlayı sürüp nadasa bırakmak. 1. Beslemek, yiyip içeceğini vermek.
KUZGAÇ
Köşeleme.
EŞELEME
Eşelemek işi.
KÖŞELEMESİYE
Köşelemesine, köşesine doğru.
DEŞELEYİŞ
Deşeleme işi.
KURCALAMAK
Ellemek, karıştırarak bakmak. Sivri bir şey sokup karıştırarak zorlamak. Bir konuyu araştırmak, üstünde durmak, eşelemek. Meşgul ve rahatsız etmek. Karıştırıp azdırmak, tahriş etmek.
ŞİŞELEME
Şişelemek işi.
DERİNMEK
Bir şeyi karıştırıp dağıtmak, eşelemek.
KIYGAÇ
Çapraz, köşeleme, eğri : Tahtayı kıygacına kes. Büyük süt ve su bakracı: Bir kıygaç süt sağdım. Üçgen biçimi. İğne, kalın yorgan iğnesi. Yel tutmayan, güneş gören, kuytu yer.
KÖŞELEMEÇ
Köşelemesine, köşesine doğru.
ÜŞELEMEK
Ufalamak, parçalamak. Kişelemek, kış diye koğmak.