Kelimeler arşivi içinde; başında "şebe" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. şebe ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu şebe ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde şebe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ŞEBEKLEŞMEK
ŞEBEKLEŞME
ŞEBEKLER, ŞEBEKLİK
ŞEBEKÇİ, ŞEBELEK
ŞEBEKE, ŞEBEYH
ŞEBEK, ŞEBEL, ŞEBER, ŞEBEŞ
ŞEBE
ŞEBE
Fırtınanın oluşturduğu kar yığını.
ŞEBEKÇİ
Şebek oynatan kimse.
ŞEBEŞ
Bir çeşit gem. Bahşiş, düğünde toplanan para. Gem. (Çukurhisar Eskişehir; Gerze Sinop; Bor, Yenikent Aksaray Niğde). Atlara vurulan hafif gem.
ŞEBEKLEŞME
Şebekleşmek işi.
ŞEBEKE
Ülke çapında yaygınlaştırılmış ulaşım ve iletişim örgüsü, ağ. Üniversite öğrencilerinin kimlik kartı. Birbiriyle bağlantılı ve gizli çalışan kimselerin tümü.
ŞEBER
Tepeli, ak kuyruklu, karnının altı kara tüylü bir çeşit güvercin.
ŞEBEKLİK
Şebek olma durumu.
ŞEBEKLEŞMEK
Şebek durumuna gelmek.
ŞEBEL
Kara, iftira.
ŞEBEYH
Soytarı; herkesi güldüren; şaklaban.
ŞEBELEK
Çok çirkin yüzlü. Maskara. 1.Maymun, şebek.
ŞEBEK
Genellikle Afrika'nın dağlık bölgelerinde sürüler hâlinde yaşayan, değişik renklerde olan, uzun veya kısa kuyruklu türleri bulunan maymun. Çirkin ve arsız (kimse).
ŞEBEKLER
Primatların alt takımı.
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞEBE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
RETE
Ağ, şebeke, örtü.
SPEKTROGRAF
Giriş yarığı, merceği, prizması(veya şebekesi) ve dedektörü (fotoğrafik, termal veya iyonik) olan, spektrumları fotoğraf plağına veya kağıdına kaydeden optik cihaz.
VARYANT
Bir yol şebekesi üzerinde, belli bir noktadan ayrılarak başka bir noktadan aynı yolla birleşen ikinci derecedeki yol. Bir dil içindeki her türlü çeşitlenme. Masal, efsane, bilmece, oyun, gelenek vb. bir metnin, bir eserin, bir olayın aslından az çok ayrılan değişik biçimli olanı, değişke.
KOFRA
Bina girişlerinde elektrik şebeke hattını sigorta sistemi ile düzenleyen kutu.
KANALİZASYON
Pis ve atık suların özel kanallar aracılığıyla belli merkezlerde toplanıp atılmasını sağlayan sistem, lağım döşemi, şebeke.
İNTERKONEKSİYON
Birçok elektrik şebekesi arasında bağlantı kurma.
MAZGAL
Kale duvarlarında iç yanı geniş, dış yanı dar delik. Yağmur sularını kanalizasyon şebekesine çekmek için kullanılan üzeri parmaklıklı demirle kapatılmış delik.
ŞADI
Şebek gibi, çirkin (kişi). Sıska. Korkuluk. Bir çeşit maymun.
PLEKSUS
Örgü, ağ, şebeke. Sinir veya damar ağı.
TRAFO
Dönüştürücü. Yüksek gerilim hattından aldığı elektriği şehrin şebekesinde kullanılabilecek seviyeye düşüren dönüştürücünün bulunduğu yer.
NÖROPİL
Akson, dendrit ve sinapsların meydana getirdiği ağ sistemi. Toprak solucanlarının gangliyonlarındaki gibi motor ve duygu nöronlarının uzantılarından oluşan ağ sistemi. Beyinde gri maddede ince gliyal oluşumlar ve fibrillerden oluşan şebeke.