Sonu ŞAKTA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "şakta" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu şakta ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında şakta olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde şakta olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ŞAKTA

Soğuk, don: Domatese şakta vurdu.

  -   -   -  

Anlamında ŞAKTA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ŞAKTA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BOŞİNANÇ

Korku, umarsızlık, çağrışım gibi ruhsal nedenlerle beliren; geleceği bilmek isteğiyle kimi rastlantısal benzerlikleri iyilik ya da kötülüğün önbelirtileri olarak değerlendiren; bilimin ve geçerli bir dinin kabullenmediği doğaüstü güçlerin varlığını tasarımlayan, kuşaktan kuşağa geçen yanlış inanmalar. Kaynakları bilimsel ve dinsel bir temele dayanmayan, tarihin derinliklerinden gelerek çağımıza ulaşan, bugünkü anlayışa ters düşmelerine karşın, halkın bilinçsizce kullandığı kalıpsal inançlar dizgesi, bk. sözlü boşinanç, boşinançsal süreklilik, boşinançsal katman, boşinançsal gerileme, boşinançsal çevre. Kimi sözlerin, eylemlerin, sayıların, davranışların... istenen ya da istenmeyen sonuçlar doğuracağına değin yanlış inanış.

KOKOLİZ

Kavrulmuş başaktan çıkan taneler.

LEMMA

Buğdaygillerde başakta bulunan tek bir çiçeği saran iki alt pul. Alt glumella.

ATACILIK

Uzaklarda bulunan ve birçok kuşaktan beri görünmeyen birtakım özelliklerin yeni bir kuşakta birden ortaya çıkması, ataya çekme, atavizm.

KALITIM

Çevre etkileriyle köklü olarak değiştirilemeyen özelliklerin, döllenme sırasında, dişi ve erkeğin kromozomları aracılığıyla bir kuşaktan ötekine geçmesi, soya çekim, irs, irsiyet, veraset.

MENDELCİLİK

Mendel tarafından bulunan ve bitki ve hayvanlarda karakterlerin kalıtımının Mendel yasalarına (alellerin ayrılması ve bağımsız dağılım yasası) göre açıklanması. Mendelizm. Kalıtımsal niteliklerin genler yoluyla bir kuşaktan ötekine ne oranda ve ne biçimde geçtiğini belirten görüş, ya da bu görüşü benimseme eğilimi. (karşılık: Mendelizm), (G. L. Mendel; Avusturyalı rahip) Mendel tarafından bulunan ve bitki ve hayvanlarda karakterlerin kalıtımını Mendel yasalarına göre yöneten ve açıklayan kurallar.

GEN

Geniş. Bir süre sürülmeyerek boş bırakılmış (tarla). İçinde bulunduğu hücre veya organizmaya özel bir etkisi olan, kuşaktan kuşağa ve hücreden hücreye geçen kalıtımsal öge. Üçgen, dörtgen vb. geometri terimlerinde "kenarlı" anlamıyla kullanılan bir söz.

BUĞDAY

Buğdaygillerin örnek bitkisi (Triticum). Bu bitkinin başaktan ayrılıp öğütülmesiyle elde edilen tanesi.

SÜKSİNİLKOLİN

Nöro-musküler kavşaktaki sinir iletimini yarışmasız olarak engelleyerek kas gevşemesine ve sonuçta kas felcine yol açabilen bir ilaç.

OCAK

Ateş yakmaya yarayan, pişirme, ısıtma, ısınma vb. amaçlarla kullanılan yer. Bahçelerde veya bostanlarda her tür meyve ve sebze tohumu veya fidesinin dikimi için ayrılmış toprak çukuru. Yer üstünde veya yer altında cevher çıkarılan yer. Şömine. Isı vererek üzerine veya içine konulan maddeleri ısıtan, pişiren, kaynatan, eriten araç veya alet. Aynı amaç ve düşünceyi paylaşanların kurdukları kuruluş veya toplandıkları, görev yaptıkları yer. Ev, aile, soy. Yeniçeri teşkilatını oluşturan odalardan her biri. Kahvelerde, kuruluşlarda çay, kahve vb.nin yapıldığı yer. Halk hekimliğinde bir önceki kuşaktan el verme suretiyle aktarılan bilgileri kullanarak belirli bir şikâyeti veya hastalığı iyileştirdiğine inanılan aile. Yılın birinci ayı, kânunusani.

İÇKOŞAK

Sol yanı koşu yolu kıyısına bitişik, sağ yanı ikinci koşaktan 5 cm. genişliğinde bir çizgi ile ayrılmış, koşu yolunun en içte kalan koşağı.

PALEA

Buğdaygillerde başakta bulunan tek bir çiçeği saran iki üst pul. Papatyagillerde (Compositae) bazı çiçeklerin tabanında bulunan dilsi çıkıntı.

GELENEK

Bir toplumda, bir toplulukta eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen, yaptırım gücü olan kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar, anane, tradisyon.

LAMARCKÇILIK

Canlı bir varlığın, yaşadığı sürece örgenlerinden birini kullanmasından ya da kullanmamasından doğan değişmelerin bir kuşaktan ötekine geçtiğini savunan bir evrim kuramı.