Kelimeler arşivi içinde; başında "şaha" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. şaha ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu şaha ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde şaha olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ŞAHABETTİNKÖY
ŞAHANKANADI
ŞAHABETTİN
ŞAHANELİK
ŞAHANLIK
ŞAHADET, ŞAHALAK, ŞAHAPLI
ŞAHANE, ŞAHATA, ŞAHANA
ŞAHAP, ŞAHAN, ŞAHAR, ŞAHAT, ŞAHAB
ŞAHA
ŞAHA
Balık tutmakta kullanılan, üç ağaç arasına geçirilmiş ağ. Çocukların oyunda kullandıkları iri aşık.
ŞAHANA
Öşür toplayıcı.
ŞAHANKANADI
Bir namazlık deseni. (Saçıkara İslahiye Gaziantep).
ŞAHANLIK
İnsan ayağının basmadığı, sarp, dağlık yer.
ŞAHABETTİN
Dinin yıldızı.
ŞAHAPLI
Elâzığ şehrinde, Baskil ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Elâzığ kenti, Hankendi nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Osmaniye ilinde, Kadirli ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
ŞAHAN
Şahin. Ağacın orta sürgünü. Güçlü ve güzel anlamında sevgi belirtmek için söylenir: Aslanım, sahanım, oğlum.
ŞAHABETTİNKÖY
Erzurum ili, Hınıs ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
ŞAHANE
Hükümdarla ilgili, hükümdara özgü olan. Hükümdara yakışacak durumda olan. Çok güzel, mükemmel, üstün nitelikli.
ŞAHANELİK
Odalardaki küçük odunluk.
ŞAHAR
Sarılarak uzayan bitkilere dayak olan sırık. Kent. Tırmanıcı bitkilerin yanlarına vurulan sırık; fasulye sırığı.
ŞAHAT
Tanık. İki kaya arasındaki boşluk. Şahit. Güçlü, güzel cins at, atların şahı.
ŞAHATA
Taş yontmaya yarayan iki ağızlı gereç.
ŞAHAP
Akan yıldız.
ŞAHALAK
Uzun boylu.
ŞAHADET
tanıklık. şahıs: kişi. şâhid: tanık.
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞAHA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KELMEYŞAHADET
Arapça kökenli kelime-i şahâdet: kelimeişahadet.
ŞAHLANMAK
At, ön ayaklarını yerden keserek arka ayakları üstünde durmak, şaha kalkmak. Parlamak, ışıldamak. Taşkınlık göstermek, coşmak, kükremek.
ŞADELEME
Şahadetname.
İÇHAZİNE
Osmanlı sarayında padişaha özgü para, süs eşyası ve değerli eşyanın saklandığı yedek hazine.
KALGIMAK
Sıçramak, fırlamak, şaha kalkmak. Öfkeyle kalkmak. Çapkınlık, serserilik yapmak.
MUARREF
Padişaha dua görevini gerçekleştiren kişi.
TELHİSÇİ
Padişaha sunulacak işlerin özetini çıkarmakla görevli kimse.
ÇABALAK
Şaha kalkan, daima sıçrayan (at).
TELHİS
Özet, özetleme, kısaltma. Sadrazamın bir sorunu kendi düşünceleriyle birlikte özet olarak yazıp padişaha sunduğu kâğıt.
PADİŞAHİ
Padişah ile ilgili, padişaha ait.
ARZAĞALARI
Hasoda görevlilerinden padişaha arz iletmeye yetkili en kıdemli dördü: hasodabaşı, silahtarağa, çuhadar, rikâbdar.
ŞEHEDET
Arapça kökenli şahâdet: şahadet; şehit olma; şahit olma.
BEĞŞENE
Şahane, beycesine, sultani.
ŞAHLAN
"Şaha kalk; coş, kükre; parla, ışılda" anlamlarında kullanılan bir isim".
BAŞAHARI
Yokuş: Başaharı gitti.
ŞAANE
Şahane.
MÜKEMMEL
Kusursuz. Eksiksiz. Eksiksiz, kusursuz, tam, yetkin, şahane bir biçimde. Çok güzel, harikulade, şahane. Tam, tamamlanmış. Olgunlaşmış.