ŞAK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "şak" olan, toplam 110 adet kelime bulunmaktadır. şak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu şak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde şak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

ŞAKALAŞABİLMEK

13 harfli kelimeler

ŞAKALAŞABİLME, ŞAKAYIKGİLLER

11 harfli kelimeler

ŞAKIBETAYAK, ŞAKIRDATMAK, ŞAKKILDAMAK, ŞAKLABANLIK, ŞAKŞAKÇILIK, ŞAKŞAKHELVA

10 harfli kelimeler

ŞAKACIKTAN, ŞAKALANMAK, ŞAKALAŞMAK, ŞAKGALAMAH, ŞAKILDAMAK, ŞAKIRDAMAK, ŞAKIRDATMA, ŞAKIRTISIZ, ŞAKKILAMAK, ŞAKULLEMEK

9 harfli kelimeler

ŞAKACILIK, ŞAKALAMAK, ŞAKALAŞMA, ŞAKALOĞLU, ŞAKGALHAM, ŞAKILAMAK, ŞAKIRADAK, ŞAKIRDAMA, ŞAKIRTILI, ŞAKKALGAN, ŞAKKALHAM, ŞAKKALHAN, ŞAKKETMEK, ŞAKLATMAK, ŞAKRAKLIK, ŞAKULLEME

8 harfli kelimeler

ŞAKILDAK, ŞAKINMAK, ŞAKIRDAK, ŞAKITMAK, ŞAKİRBEY, ŞAKİRKÖY, ŞAKKABAN, ŞAKKADAK, ŞAKKARAK, ŞAKKETME, ŞAKKIRAK, ŞAKLABAN, ŞAKLAMAK, ŞAKLATMA, ŞAKLAVAK, ŞAKLAYAN, ŞAKRABAN, ŞAKRAMAK, ŞAKŞAKÇI

7 harfli kelimeler

ŞAKADAN, ŞAKAKUL, ŞAKALAK, ŞAKAMAN, ŞAKASIZ, ŞAKATUR, ŞAKAYIK, ŞAKIMAK, ŞAKIMAN, ŞAKIRTI, ŞAKIYIŞ, ŞAKİLİK, ŞAKLAMA, ŞAKRAMA, ŞAKŞAĞI, ŞAKŞAKA, ŞAKŞAKI, ŞAKŞAKO

6 harfli kelimeler

ŞAKACI, ŞAKAMA, ŞAKATA, ŞAKIDA, ŞAKIMA, ŞAKİRE, ŞAKİRT, ŞAKKAN, ŞAKLAK, ŞAKLAM, ŞAKLAT, ŞAKMAK, ŞAKMAN, ŞAKRAK, ŞAKSAK, ŞAKŞAK, ŞAKŞIR, ŞAKUKA, ŞAKUKE, ŞAKULİ

5 harfli kelimeler

ŞAKAK, ŞAKAR, ŞAKGA, ŞAKIK, ŞAKİR, ŞAKKA, ŞAKLA, ŞAKLI, ŞAKOK, ŞAKOZ, ŞAKTA, ŞAKUF, ŞAKUK, ŞAKUL

4 harfli kelimeler

ŞAKA, ŞAKI, ŞAKİ

3 harfli kelimeler

ŞAK

Bazı kelimelerin anlamları

ŞAK

Eni geniş bir şeyle vurulduğunda çıkan ses. Yarma, yarılma. Yarık, çatlak. Bölük, parça, dilim. Orta : Alnının şakına vurmuşlar değneği. 1.İri ve güzel aşık. 2.Dik duran aşık. Parça, bölük. Dayak: Şak yemiş. Tekme. ''Şak'' sesi. Uşak. Güreş donu kasnağının tam göbek altına gelen bölümü. Halk dilinde Etelerin tuzlanması işleminde, tuzun etin içerisine geçmesi ve su kaybını kolaylaştırmak için et yüzeyine bıçak ucu ile yapılan kesit. Düvenin yukarı kalkık olan ön kısmı. (Gücünkaya Aksaray, Beyağıl Ulukışla Niğde). Bir kilimi oluşturan iki parçadan herbiri. (Halkaçayır Pınarbaşı Kayseri).

ŞAKACIKTAN

Şakadan.

ŞAKALANMAK

İkiye ayrılmak, parçalanmak.

ŞAKKILDAMAK

Sesli gülmek, kahkaha atmak. Şakırdamak, gürültü yapmak.

ŞAKAYIKGİLLER

Yaprakları bileşik ve almaşlı dizilişli, çanak ve taç yaprakları beş parçalı, erkek organları çok sayıda ve sarmal dizilişli, meyve kabuğu etli olan, ülkemizde 6 türü bulunan, çok yıllık, otsu ya da çalımsı bitkiler.

ŞAKŞAKÇILIK

Şakşakçı olma durumu.

ŞAKIRDAMAK

"Şakır" diye ses çıkarmak. Yağmur hızlı, sesli yağmak. Şen şakrak ötmek. Hoppalık yapmak. Yağmur çok ve sesli yağmak.

ŞAKILDAMAK

Gök gürlemek. Şakırdamak.

ŞAKIBETAYAK

Halılarda bir kıyı motifi. (Yeşilova Aksaray Niğde).

ŞAKALAŞABİLMEK

Şakalaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.

ŞAKŞAKHELVA

Susamhelvası.

ŞAKGALAMAH

Kesilmiş koyunu parçalara ayırmak.

ŞAKIRDATMAK

Şakır şakır ses çıkartmak.

ŞAKALAŞABİLME

Şakalaşabilmek işi.

ŞAKLABANLIK

Şaklaban olma durumu.

ŞAKALAŞMAK

Karşılıklı olarak şaka etmek, şaka yapmak.

  -   -   -  

Anlamında ŞAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ŞAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ANIT

Önemli bir olayın veya büyük bir kişinin gelecek kuşaklarca tarih boyunca anılması için yapılan, göze çarpacak büyüklükte, sembol niteliğinde yapı, abide. Önemi ve değeri çok olan eser veya kişi.

BANAZ

Uşak iline bağlı ilçelerden biri.

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

ALKIŞÇI

Alkışlayan kimse. Şakşakçı, dalkavuk, yüze gülücü, yağcı kimse.

ARMUT

Gülgillerden, çiçekleri beyaz, Türkiye'nin her yerinde yetişen bir ağaç (Pirus communis). Çok bön, çok aptal. Bu ağacın tatlı ve sulu, yumuşak, ufak çekirdekli meyvesi.

AKCİĞERLİLER

Karından bacaklı yumuşakçaların tek ciğerle soluk alan bir takımı.

AYVAZ

Koca, erkek, eş. Savaş gemilerinde çalışan cerrah yardımcısı. Büyük konaklarda mutfak ve yemek hizmetlerinde çalıştırılan uşak.

BALDIR

Bacağın dizden ayak bileğine kadar olan bölümü, incik. Bu bölümün yumuşak ve şişkin olan arka tarafı.

AĞIZSIZ

Ağzı olmayan. Yumuşak huylu, sessiz.

AĞIRŞAKLANMAK

Ergenlik döneminde çıbanda veya memede ağırşak biçiminde bir tümsek oluşmak.

ALPAKA

Çift parmaklılar takımının devegiller sınıfından, Güney Amerika'da yaşayan, uzun tüylü, memeli bir hayvan (Lama glama pacos). Bu yünden dokunan kumaş. Alman gümüşü. Bu hayvanın yumuşak, hafif, dayanıklı ve parlak olan yünü.

ADA

Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.

AĞIRŞAKLANMA

Ağırşaklanmak durumu.

BAŞAKÇI

Tarlalarda kalmış başakları veya bağlarda dökülmüş meyveleri toplayan kimse.

ARKIT

Köy evlerinde kapıların arkasına konulan kalın kuşak.

ATACILIK

Uzaklarda bulunan ve birçok kuşaktan beri görünmeyen birtakım özelliklerin yeni bir kuşakta birden ortaya çıkması, ataya çekme, atavizm.

BAMBUL

Kurtçuk evresinde ekinlerin kökünü, ergin evrede başakları kemiren, kahverengi, kın kanatlı böcek (Anisoplia austriaca).

ASLAN

Kedigillerden, Afrika'da ve Asya'da yaşayan, erkekleri yeleli, yırtıcı, uzunluğu 160, kuyruğu 70 santimetre ve ucu püsküllü, çok koyu sarı renkli güçlü bir tür memeli, arslan. Zodyak üzerinde Yengeç ile Başak arasında yer alan takımyıldızın adı. Gürbüz, cesur ve yiğit adam.

AFFETTUOSO

Bir parça yumuşak ve duygulu bir biçimde çalınarak.

ANSIZIN

Hatıra gelmeyen bir sırada, ani, anide, aniden, ansız, apansız, apansızın, birden, birdenbire, dangadak, defaten, durup dururken, fücceten, gürpedek, larp, larpadak, patadak, pattadak, rappadak, şakkadak, şapadanak, şappadak, şırakkadak, bedaheten, fücceten, nagehan, vehleten.