Kelimeler arşivi içinde; başında "şak" olan, toplam 110 adet kelime bulunmaktadır. şak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu şak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde şak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ŞAKALAŞABİLMEK
ŞAKALAŞABİLME, ŞAKAYIKGİLLER
ŞAKIBETAYAK, ŞAKIRDATMAK, ŞAKKILDAMAK, ŞAKLABANLIK, ŞAKŞAKÇILIK, ŞAKŞAKHELVA
ŞAKACIKTAN, ŞAKALANMAK, ŞAKALAŞMAK, ŞAKGALAMAH, ŞAKILDAMAK, ŞAKIRDAMAK, ŞAKIRDATMA, ŞAKIRTISIZ, ŞAKKILAMAK, ŞAKULLEMEK
ŞAKACILIK, ŞAKALAMAK, ŞAKALAŞMA, ŞAKALOĞLU, ŞAKGALHAM, ŞAKILAMAK, ŞAKIRADAK, ŞAKIRDAMA, ŞAKIRTILI, ŞAKKALGAN, ŞAKKALHAM, ŞAKKALHAN, ŞAKKETMEK, ŞAKLATMAK, ŞAKRAKLIK, ŞAKULLEME
ŞAKILDAK, ŞAKINMAK, ŞAKIRDAK, ŞAKITMAK, ŞAKİRBEY, ŞAKİRKÖY, ŞAKKABAN, ŞAKKADAK, ŞAKKARAK, ŞAKKETME, ŞAKKIRAK, ŞAKLABAN, ŞAKLAMAK, ŞAKLATMA, ŞAKLAVAK, ŞAKLAYAN, ŞAKRABAN, ŞAKRAMAK, ŞAKŞAKÇI
ŞAKADAN, ŞAKAKUL, ŞAKALAK, ŞAKAMAN, ŞAKASIZ, ŞAKATUR, ŞAKAYIK, ŞAKIMAK, ŞAKIMAN, ŞAKIRTI, ŞAKIYIŞ, ŞAKİLİK, ŞAKLAMA, ŞAKRAMA, ŞAKŞAĞI, ŞAKŞAKA, ŞAKŞAKI, ŞAKŞAKO
ŞAKACI, ŞAKAMA, ŞAKATA, ŞAKIDA, ŞAKIMA, ŞAKİRE, ŞAKİRT, ŞAKKAN, ŞAKLAK, ŞAKLAM, ŞAKLAT, ŞAKMAK, ŞAKMAN, ŞAKRAK, ŞAKSAK, ŞAKŞAK, ŞAKŞIR, ŞAKUKA, ŞAKUKE, ŞAKULİ
ŞAKAK, ŞAKAR, ŞAKGA, ŞAKIK, ŞAKİR, ŞAKKA, ŞAKLA, ŞAKLI, ŞAKOK, ŞAKOZ, ŞAKTA, ŞAKUF, ŞAKUK, ŞAKUL
ŞAKA, ŞAKI, ŞAKİ
ŞAK
ŞAK
Eni geniş bir şeyle vurulduğunda çıkan ses. Yarma, yarılma. Yarık, çatlak. Bölük, parça, dilim. Orta : Alnının şakına vurmuşlar değneği. 1.İri ve güzel aşık. 2.Dik duran aşık. Parça, bölük. Dayak: Şak yemiş. Tekme. ''Şak'' sesi. Uşak. Güreş donu kasnağının tam göbek altına gelen bölümü. Halk dilinde Etelerin tuzlanması işleminde, tuzun etin içerisine geçmesi ve su kaybını kolaylaştırmak için et yüzeyine bıçak ucu ile yapılan kesit. Düvenin yukarı kalkık olan ön kısmı. (Gücünkaya Aksaray, Beyağıl Ulukışla Niğde). Bir kilimi oluşturan iki parçadan herbiri. (Halkaçayır Pınarbaşı Kayseri).
ŞAKACIKTAN
Şakadan.
ŞAKALANMAK
İkiye ayrılmak, parçalanmak.
ŞAKKILDAMAK
Sesli gülmek, kahkaha atmak. Şakırdamak, gürültü yapmak.
ŞAKAYIKGİLLER
Yaprakları bileşik ve almaşlı dizilişli, çanak ve taç yaprakları beş parçalı, erkek organları çok sayıda ve sarmal dizilişli, meyve kabuğu etli olan, ülkemizde 6 türü bulunan, çok yıllık, otsu ya da çalımsı bitkiler.
ŞAKŞAKÇILIK
Şakşakçı olma durumu.
ŞAKIRDAMAK
"Şakır" diye ses çıkarmak. Yağmur hızlı, sesli yağmak. Şen şakrak ötmek. Hoppalık yapmak. Yağmur çok ve sesli yağmak.
ŞAKILDAMAK
Gök gürlemek. Şakırdamak.
ŞAKIBETAYAK
Halılarda bir kıyı motifi. (Yeşilova Aksaray Niğde).
ŞAKALAŞABİLMEK
Şakalaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ŞAKŞAKHELVA
Susamhelvası.
ŞAKGALAMAH
Kesilmiş koyunu parçalara ayırmak.
ŞAKIRDATMAK
Şakır şakır ses çıkartmak.
ŞAKALAŞABİLME
Şakalaşabilmek işi.
ŞAKLABANLIK
Şaklaban olma durumu.
ŞAKALAŞMAK
Karşılıklı olarak şaka etmek, şaka yapmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANIT
Önemli bir olayın veya büyük bir kişinin gelecek kuşaklarca tarih boyunca anılması için yapılan, göze çarpacak büyüklükte, sembol niteliğinde yapı, abide. Önemi ve değeri çok olan eser veya kişi.
BANAZ
Uşak iline bağlı ilçelerden biri.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
ALKIŞÇI
Alkışlayan kimse. Şakşakçı, dalkavuk, yüze gülücü, yağcı kimse.
ARMUT
Gülgillerden, çiçekleri beyaz, Türkiye'nin her yerinde yetişen bir ağaç (Pirus communis). Çok bön, çok aptal. Bu ağacın tatlı ve sulu, yumuşak, ufak çekirdekli meyvesi.
AKCİĞERLİLER
Karından bacaklı yumuşakçaların tek ciğerle soluk alan bir takımı.
AYVAZ
Koca, erkek, eş. Savaş gemilerinde çalışan cerrah yardımcısı. Büyük konaklarda mutfak ve yemek hizmetlerinde çalıştırılan uşak.
BALDIR
Bacağın dizden ayak bileğine kadar olan bölümü, incik. Bu bölümün yumuşak ve şişkin olan arka tarafı.
AĞIZSIZ
Ağzı olmayan. Yumuşak huylu, sessiz.
AĞIRŞAKLANMAK
Ergenlik döneminde çıbanda veya memede ağırşak biçiminde bir tümsek oluşmak.
ALPAKA
Çift parmaklılar takımının devegiller sınıfından, Güney Amerika'da yaşayan, uzun tüylü, memeli bir hayvan (Lama glama pacos). Bu yünden dokunan kumaş. Alman gümüşü. Bu hayvanın yumuşak, hafif, dayanıklı ve parlak olan yünü.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
AĞIRŞAKLANMA
Ağırşaklanmak durumu.
BAŞAKÇI
Tarlalarda kalmış başakları veya bağlarda dökülmüş meyveleri toplayan kimse.
ARKIT
Köy evlerinde kapıların arkasına konulan kalın kuşak.
ATACILIK
Uzaklarda bulunan ve birçok kuşaktan beri görünmeyen birtakım özelliklerin yeni bir kuşakta birden ortaya çıkması, ataya çekme, atavizm.
BAMBUL
Kurtçuk evresinde ekinlerin kökünü, ergin evrede başakları kemiren, kahverengi, kın kanatlı böcek (Anisoplia austriaca).
ASLAN
Kedigillerden, Afrika'da ve Asya'da yaşayan, erkekleri yeleli, yırtıcı, uzunluğu 160, kuyruğu 70 santimetre ve ucu püsküllü, çok koyu sarı renkli güçlü bir tür memeli, arslan. Zodyak üzerinde Yengeç ile Başak arasında yer alan takımyıldızın adı. Gürbüz, cesur ve yiğit adam.
AFFETTUOSO
Bir parça yumuşak ve duygulu bir biçimde çalınarak.
ANSIZIN
Hatıra gelmeyen bir sırada, ani, anide, aniden, ansız, apansız, apansızın, birden, birdenbire, dangadak, defaten, durup dururken, fücceten, gürpedek, larp, larpadak, patadak, pattadak, rappadak, şakkadak, şapadanak, şappadak, şırakkadak, bedaheten, fücceten, nagehan, vehleten.