Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ışlamak" olan, toplam 45 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ışlamak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ışlamak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ışlamak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
HIRTIŞLAMAK, ÇIRPIŞLAMAK, KARKIŞLAMAK, KARĞIŞLAMAK, KAYKIŞLAMAK, KINDIŞLAMAK, GARGIŞLAMAK, PIŞPIŞLAMAK, TAPPIŞLAMAK, KIŞKIŞLAMAK, KARGIŞLAMAK, TIRPIŞLAMAK, HINTIŞLAMAK
KAKIŞLAMAK, KAHIŞLAMAK, KAPIŞLAMAK, KIĞIŞLAMAK, KAYIŞLAMAK, YANIŞLAMAK, SAĞIŞLAMAK, TAKIŞLAMAK, TIKIŞLAMAK, YAĞIŞLAMAK, ALKIŞLAMAK, ALĞIŞLAMAK, BAĞIŞLAMAK, KARIŞLAMAK, NAKIŞLAMAK, TAPIŞLAMAK, TIPIŞLAMAK, BAGIŞLAMAK, ÇIĞIŞLAMAK, GAKIŞLAMAK, GIVIŞLAMAK
APIŞLAMAK, IKIŞLAMAK, ILIŞLAMAK
FIŞLAMAK, MIŞLAMAK, PIŞLAMAK, GIŞLAMAK, KIŞLAMAK, HIŞLAMAK, DIŞLAMAK
IŞLAMAK
IŞLAMAK
Parlamak.
KINDIŞLAMAK
Çok incelemek : Çok kındışlayan ya kele düşer ya köre.
HIRTIŞLAMAK
Kör bıçakla kesmeye çalışmak.
KARKIŞLAMAK
İlenmek.
KAKIŞLAMAK
İtelemek, sarsmak, sokuşturmak. Yapılan iyiliği başa kakmak.
KARĞIŞLAMAK
İlenmek.
KAHIŞLAMAK
İtelemek, sarsmak, sokuşturmak.
KARGIŞLAMAK
Kargımak.
HINTIŞLAMAK
Bir şeyi kör bıçakla düzensizce, gelişigüzel kesmek. Kakmak, dürtmek, zorlamak: Kızıp duruyorum, şimdi hıntışlarım ha!. Sürekli vurmak, dürtmek.
PIŞPIŞLAMAK
Bebeği kucakta yavaş yavaş sallayarak uyutmaya çalışmak. Teselli etmek, avutmak.
ÇIRPIŞLAMAK
Bir hayvanı, arkasına hızlı ve hafif vurmak suretiyle sürmek.
GARGIŞLAMAK
İlenmek.
TIRPIŞLAMAK
Dövmek.
KAYKIŞLAMAK
Tembel tembel oturmak.
TAPPIŞLAMAK
Birini beğenerek arkasını okşamak. Hamurun üstünü düzeltmek için hafif hafif vurarak elle sıvamak.
KIŞKIŞLAMAK
Genellikle kümes hayvanlarını "kış kış" diye kovalamak. Uzaklaştırmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde IŞLAMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PIŞPIŞLAMA
Pışpışlamak işi.
FIKRAMAK
Herhangi bir yiyecek ekşimek, fışlamak.
BAĞIŞLAMA
Bağışlamak işi, mağfiret, gufran. Hibe etme.
TAPIKLAMAK
Birini beğenerek arkasını okşamak, tapışlamak. Tıpışlamak.
AFFETMEK
Bağışlamak. Hoşgörü ile karşılamak, mazur görmek. Birinin sorumluluğundaki bir görevden veya işten çıkmasına izin vermek.
KARGIMAK
Birine, Tanrı'nın, insanların sevgi ve ilgisinden yoksun kalıp nefretlerine uğraması dileğinde bulunmak, ilenmek, kargışlamak, lanet etmek, lanetlemek.
UNUTMAK
Aklında kalmamak, hatırlamamak. Gereken önemi vermemek, üstünde durmamak. Bir şeyi dalgınlıkla bir yerde bırakmak. Bir şeyi yapamaz duruma gelmek. Bağışlamak. Hatırdan, gönülden çıkarmak.
VAKFETMEK
Mal ve mülkünü satılmamak şartıyla bir hayır kurumuna veya işine bağışlamak. Adamak, bir şeyin bütününü bir işe vermek.
TIPIŞLAMA
Tıpışlamak işi.
ŞAKŞAKÇI
Bir kimseyi veya onun yaptığı her şeyi doğru bularak öven ve başkalarına da kabul ettirmeye çalışan kimse, alkışçı, zilli bebek. Para karşılığında alkış tutan kimse, goygoycu. Özellikle tiyatroda oyunu alkışlamak için parayla tutulan kimse.
LÜTFETMEK
Vermek, ihsan etmek, bağışlamak. Söylemek, bildirmek. İzin vermek, müsaade etmek. Yüksek veya saygın bir kimse alçak gönüllülük göstermek.
KIŞLAMA
Kışlamak işi.
TAPIŞLAMA
Tapışlamak işi.
BURUNLAMAK
Dışlamak. Sivriltmek. Aşağılamak.
KARIŞLAMA
Karışlamak işi.
VERMEK
Üzerinde, elinde ya da yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Sahip olmasını sağlamak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Herhangi bir duruma yol açmak. Tespit etmek. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Kazandırmak, katmak. Doğurmak. Ondan bilmek, atfetmek. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Ödemek. Ayırmak, harcamak. Bırakmak veya bağışlamak. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Yaymak. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Dayamak. Satmak. Hepsini herhangi bir duruma sokmak.
DIŞLAMA
Dışlamak işi.
HIŞLAMA
Hışlamak biçimi veya işi.
NAKIŞLAMA
Nakışlamak işi.
ALKIŞLAMA
Alkışlamak işi.