Sonu IĞDIR ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ığdır" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ığdır ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ığdır olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ığdır olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

IĞDIR

Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

DIĞDIR

Hasta ağacın ufak kalan, büyüyemeyen meyvesi.

  -   -   -  

Anlamında IĞDIR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde IĞDIR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

TUZLUCA

Tuzu gereğinden fazla olan. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri.

SIĞIŞTIRMAK

Güçlükle sığdırmak.

AKDEĞİRMEN

Afyon şehri, Sincanlı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Iğdır ilinde, Gaziler nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Kastamonu şehri, Taşköprü ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Sivas şehrinde, Zara ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

SIĞDIRMA

Sığdırmak işi.

ARALIK

Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.

SIĞDIRILMA

Sığdırılmak işi.

SIĞDIRILMAK

Sığdırma işi yapılmak.

SİNEMASKOP

Geniş bir sahnenin 55 milimetrelik film üzerindeki görüntüye sığdırılmasından sonra göstericiye takılan, ikinci bir merceğe sıkıştırılmış görüntüyü, asıl büyüklüğüne çevirmesi temeline dayanan geniş perde ve üç boyutlu sinema tekniği.

ABBASGÖL

Iğdır ilinde, Tuzluca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

ALDIRMAK

Alma işini yaptırmak. Sığdırmak. Vücuttan herhangi bir parçayı veya organı sağlık sebebiyle çıkarttırmak. Önem vermek, değer vermek. Başkasına kaptırmak. Getirtmek.

SIKIŞTIRMAK

Bir şeyi dar bir yere zorla sığdırmak, tıkmak. Bir nesneyi sıkıca duracak biçimde bir yere koymak, yerleştirmek veya orada tutmak. Gevşek veya seyrek olan şeyleri birbirine yaklaştırarak sıkı duruma getirmek. Sarkıntılık etmek. Kaçmayacak biçimde çembere almak, kıstırmak. Bir şeyin sıkışmasına, kısılmasına, ezilmesine sebep olmak. Ansızın, gizlice ve karşısındakinin isteyip istemediğine bakmadan bir şeyi vermek, tutuşturmak. Zorlamak.

İSTİAP

İçine alma, sığdırma.

KARAKOYUNLU

Iğdır iline bağlı ilçelerden biri.

KAPASİTE

Bir şeyi içine alma, sığdırma sınırı, kapsama gücü, sığa. Anlama, kavrama yeteneği. Bir işletmenin üretim miktarı. Bir kondansatörün elektrik yığma sınırı, sığa. Belli bir alana sığabilecek kişi veya nesne sayısı.

AKOLUK

Adana ilinde, Feke ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Antalya ilinde, Gazipaşa ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Iğdır kenti, Tuzluca ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Kayseri kenti, Sarız ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Kütahya şehri, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Ordu kenti, Ulubey belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Trabzon kenti, Çağlayan nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Yozgat şehrinde, Sorgun ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

AKDİZ

Iğdır ili, Tuzluca ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

SIĞDIRIŞ

Sığdırma işi.

ADETLİ

Iğdır şehri, Aralık belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

YIĞDIRMA

Yığdırmak işi.

SIKIŞMAK

Kalabalıktan dolayı birbirine çok yaklaşmak. İki şey arasında kalmak. Yerinden oynamamak. Sıkıntı ve darlık vermek, çarpıntı duymak. Dar bir yere zorla sığmak veya sığdırılmak. Zor bir durumda kalmak. Tuvalet ihtiyacı gelmek.