ISIRIN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ısırın" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. ısırın ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ısırın ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ısırın olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ISIRIN

Saçta pişirilen doğranmış yufka üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek yapılan yemek.

  -   -   -  

Anlamında ISIRIN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ISIRIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CIVIL

Sır saklayamayan kişi. Mısırın koçanları koparılmadan kesilerek yapılan yığın.

KAŞEL

Yeni yeşermiş mısırın sap ve yaprakları, mısır fidesi.

GOGOROZ

Mısırın başak tutmuş durumu.

PÜLÇEK

Sebzelerde tohumları sapa bağlayan püsküller : Mısırın pülçekleri. Mısır püskülü.

İKİLEK

Mısırın ikinci kez otunun ayıklanması.

HALAK

Yavan, tatsız: Halak mısırın unundan iyi ekmek olmaz. Mahalle.

KURSELİ

Mısırın köklü sapı, gövdesi.

DANABAĞIRDAN

İri karıncaya benzeyen ve ısırınca çok acıtan bir çeşit böcek. İnsanın bir yerine çarpınca çok acıtan bir hayvan, deniz yıldızı. Çalıların büyük dikenleri.

GASMUK

Çam ağacının kabuğu ile gövdesi arasındaki tatlı ve sulu kısım. Kir, pislik. Hayvanın burnundaki sümük birikintisi. Burnu çökük olan kişi. Mısırın öğütüldükten sonra çıkan kabuğu.

KOREK

Mısırın biçildikten sonra tarlada alan sapı.

GAŞAL

Mısırın kuru dalları. Rüzgârla uçmayan iri sap parçaları.

KEVRUK

Mısırın kalın sapı.

HOÇAN

Mısırın taneleri ayıklandıktan sonra geriye kalan koçanı.

FIDIK

Fidan. Pişirilmek üzere soyulan taze mısırın dış yaprağı. Çocukların oynadığı bir çeşit oyuncak, bilye. Tahsildar makbuzu. Başparmakla ortaparmak uçlarının birbirine sürülmesiyle çıkan ses, şıkırtı.

KOÇAN

Marul, lahana vb. sebzelerde yaprakların çıktığı sert gövde. Mısırın tanelerini taşıyan, üzeri yaprakla sarılı, püsküllü meyvesi. Belge, izin belgesi. Defter biçimindeki makbuz ve biletlerin zımbalı bölümü koparıldıktan sonra cilde bağlı kalan parçası. Mısırın taneleri atıldıktan sonra kalan sert bölüm. Tapu senedi.

ÇÖR

Bir çeşit hayvan hastalığı, sığır vebası. Tuzlu. Küçük yara, bere. Mısır sapı. Şeytan. Yabani ahlatın dikeni. Mısırın biçildikten sonra toprakta kalan kısmı.

PUŞU

Başa sarılan, çevresi saçaklı, ipek örtü. Çarşaf giyen kadınların yüzlerine örttükleri peçe. Bele sarılan kuşak. Başörtüsü. Mısırın koçanını saran yapraklar.

GARGIN

Su yollarındaki engeller dolayısıyle kabarıp durgunlaşan su. Tıkanan su yolundan geri vuran su. Karların erimesiyle fazlalaşan su. Sık, sürekli ve fazla miktarda yağan yağmur. Gebe. Yemden doymuş (hayvan için). Bu yıl ekinler çok gargın, bilmem ki, nasıl biçeceğiz. Çok zengin (kimse için). İşi çok fazla olan kimse: Bugün çok gargınım, yanıma gelmeyin. Gövdeleri fazla gelişip odunlaşmış bitkiler. Sazlık. Üstü pişmiş, içi çiğ kalmış ekmek. Mısırın, fırında kururken yanma derecesine gelmesini anlatır.

KAVSAL

Mısırın yeşil yaprağı. İçi boş, kof : Buğday başakları bütün kavsal. Tam yanmamış, kurumuş, gevremiş şeyler.

KAZAL

Sonbaharda dökülen yapraklar, gazel. Mısırın sap ve yaprakları. Kapçık. Kesilmiş ve kurumuş yapraklı dal.