Sonu ISLAK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ıslak" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ıslak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ıslak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ıslak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

CIMCISLAK, FIRKISLAK

8 harfli kelimeler

TANISLAK

7 harfli kelimeler

IPISLAK

6 harfli kelimeler

FISLAK, PISLAK, TISLAK

5 harfli kelimeler

ISLAK

Bazı kelimelerin anlamları

ISLAK

Suya batırılmış, üzerine su dökülmüş veya yağmurdan ıslanmış olan. Herhangi bir nedenle yaşarmış, sulanmış.

IPISLAK

Çok ıslak, her yanı ıslak.

PISLAK

Bir çeşit peynir. mantara benzer bir çeşit bitki.

TANISLAK

Dazlak.

FIRKISLAK

Sırılsıklam.

TISLAK

Kısmi gırtlak felci.

CIMCISLAK

Çırılçıplak.

FISLAK

Fıstık tatlısı.

  -   -   -  

Anlamında ISLAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ISLAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

TAKUNYA

Genellikle hamam vb. ıslak tabanlı yerlerde kullanılan, yüksek ökçeli, ağaçtan yapılmış bir tür ayak giysisi, nalın.

KAYMAK

Sütün ya da yoğurdun yüzünde zar durumunda toplanan, açık sarı renkli, koyu yağlı katman, krema. Kaygan bir yüzey üzerinde birdenbire dengesini yitirmek. Yağmur ve selden sonra toprağın üzerinde kalan özlü tabaka. Anlamı değişmek. Bir şeyin en iyi ve seçkin bölümü. Durum değiştirmek. Düz, ıslak, donmuş veya kaygan bir yüzey üzerinde sürtünerek kolayca yer değiştirmek. Cinsel ilişkide bulunmak. Kurtulmak. Sütü yayvan kaplar içinde ve hafif ateşte tutarak elde edilen koyu, yağlı öz. Yağışların etkisiyle toprağın alt tabakasının gevşemesi sonucu üst tabaka oynamak. Görüş, düşünce veya tutumunu değiştirmek.

SİLMEK

Bir şeyin ıslaklığını gidererek kuru duruma getirmek. Tahta malzemeyi makineyle düzgün ve pürüzsüz hâle getirmek. Bir yazı, çizgi vb.ni kazıyarak veya sürterek yok etmek. Üstünlük göstererek o alanda üstün olanları ikinci plana atmak. Üzerine genellikle bir bez sürterek tozlarını, kirlerini almak veya parlatmak. İlişkisini koparmak, yok saymak. Üzerini çizerek atmak, yok etmek. Ortadan kaldırmak, yok etmek veya gidermek.

SIRSIKLAM

Büsbütün ıslak, çok ıslak, sırılsıklam.

ISLAKLIK

Islak olma durumu.

KURUTMAK

Suyunu ve ıslaklığını giderip kuru duruma getirmek. Bitki canlılığını yitirmek. Bazı sebze ve meyvelerin buharlaştırılmasıyla kuru bir durum almasını sağlamak. Uğursuzluk getirmek, yok etmek. Cılız duruma getirmek, zayıflatmak. Yiyecek ve içecekleri yiyip bitirmek.

ISLANMAK

Islak duruma gelmek.

NEMLİ

Nemi olan, az ıslak, rutubetli, kuru karşıtı. Yaşlı (göz).

KAYGAN

Islak veya düz olduğundan kaydırıcı özelliği bulunan veya üzerinde kayılan, zıypak.

KURUMAK

Islaklığını, nemini yitirerek kuru duruma gelmek. Çok susamak. Akarsu, göl vb.nin suyu kalmamak. Bazı nesneler yumuşaklığını yitirmek, sertleşmek. Cılızlaşmak, sıskalaşmak, zayıflamak. Bitki, suyu çekilip cansız duruma gelmek.

MERMERCİ

Mermer çıkaran, işleyen, satan, mermer vb. taşlardan yapılarda ıslak zemin işleri, mutfak döşemesi, eviye veya mezar taşları yapan kimse.

MİZANPLİ

Islak saçın sarılıp sıcak hava yardımıyla kurutulmasından sonra fırça ve tarakla yapılmış olan tarama biçimi.

ISLATILMAK

Islatma işi yapılmak, ıslak duruma getirilmek.

KURULAMAK

Bir şeyin üzerindeki ıslaklığı gidermek.

ISLATMAK

Islak duruma getirmek. Dayak atmak veya ağır hakarette bulunmak. Mutlu bir olayı yeme içme ile kutlamak.

SIRILSIKLAM

Büsbütün ıslak, çok ıslak, sırsıklam.

MESH

Bir şeyi elle sıvazlama. Abdest alırken ıslak eli başa ve meste sürme.

BORDÜR

Kaldırımların kenarlarında bulunan taşlar. Cilt kapağındaki kalın çizgiler. Genellikle giyim kuşam malzemesindeki kenar süsü. Banyo, tuvalet, mutfak vb. ıslak zeminlerde duvar döşemeleri arasına konan motifli bir fayans türü.

NEM

Havada bulunan su buharı. Hafif ıslaklık, rutubet.

KIZIŞMAK

Yüksek bir dereceyi bulmak, çok ısınmak. Hızlanmak, hareketlenmek. Zorlu, sert, kızışık bir durum almak, şiddetlenmek, artmak. Hayvan, eş isteme zamanı gelmek, kösnümek. Bitkiler, ıslaklık ve mikropların etkisi altında çürürken ısınmak.