Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ıska" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ıska ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ıska olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ıska olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SARITISKA
KAPISKA, LIBISKA, TANISKA
AHISKA
KISKA, SISKA, FISKA, GISKA, TISKA
ISKA
ISKA
Üzerinde durmama, önem vermeme. Boşa çıkarma, rast getirememe. Hedefi tutturamama, amaca ulaşamama.
SISKA
Çok zayıf ve kuru, kaknem, çelimsiz, arık. Karın boşluğuna su dolmuş olan.
TISKA
Soğan tohumu. Sarı benizli, sıska, zayıf. Fiske. Soluk benizli, kansız, zayıf. Parmak ucuyla vuruş, fiske.
AHISKA
Gürcistan topraklarında bir kale.
FISKA
Tohumluk küçük soğan, arpacık soğanı. Olmamış incir. Ayakkabıların ucuna konulan sert kösele.
SARITISKA
Renksiz, sağlıksız adam.
TANISKA
En iyi : Tarlanın tanıskası. En iyi.
KISKA
Arpacık soğanı.
LIBISKA
Lepiska (saç için).
KAPISKA
Büyük ve küçük çivi.
GISKA
Tohumluk küçük soğan.
Bu bölümde tanımı içerisinde ISKA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BÖCEK
Eklem bacaklıların, altı bacaklı, çoğu kanatlı ve vücutları baş, göğüs, karın olarak eklemlerden oluşmuş hayvan sınıfı, haşere. Istakoza benzer, uzunluğu 30-40 santimetre kadar olan, sarı renkli, kısa kıskaçlı, yenilen bir deniz hayvanı. Kelebek, kurt ve tırtılın dışında kalan küçük hayvancıklar.
ÇEKEMEMEK
Çekme işini yapamamak. Kıskanmak. Katlanamamak.
GÜNÜLEMEK
Kıskanmak, çekememek, haset etmek.
HASET
Kıskançlık, çekememezlik, günü. Kıskanç.
ÇATLAMAK
Parçaları ayrılıp dağılmayacak bir biçimde yarılmak. Ses pürüzlü, bozuk çıkmak. Aşırı yemekten, içmekten, yorgunluktan, ağlamaktan ölecek duruma gelmek veya ölmek. Sıkıntı, sevinç, yalnızlık, heyecan, sabırsızlık, kıskançlık vb. ruhsal durumları aşırı derecede duymak. Bir yüzeyde kırışıklar, çizgiler oluşmak.
ÇEKEMEMEZLİK
Çekememe durumu veya çekememekten, kıskançlıktan doğan davranış, çekemezlik.
DÖKÜNTÜ
Dökülmüş, saçılmış şeyler. Değersiz, bayağı, ayaktakımından olan kimse. Kâğıtçılıkta üretimin herhangi bir safhasında ıskartaya çıkan, genellikle tekrar hamur durumuna getirilen, yaş ve kuru biçimleri olan kâğıt veya karton artığı. Bazı hastalıklarda görülen çıban, leke, uçuk, kızarıklık vb. belirti. Deniz yüzüne yakın, üzerinde dalgaların çatladığı kaya kümesi. Parçalanan taşların yamaç aşağı kayması, yuvarlanması, etekte birikmesiyle oluşan yer. İşe yaramayan, değersiz, kötü, berbat. Bir topluluktan geri kalmış kimseler. Bozuntu.
HASETLİ
Kıskanç.
HASETÇİ
Kıskanç.
HASUT
Kıskanç.
HEYECAN
Sevinç, korku, kızgınlık, üzüntü, kıskançlık, sevgi vb. sebeplerle ortaya çıkan güçlü ve geçici duygu durumu. Coşku.
GÜNÜCÜ
Kıskanç.
GÜNÜCÜLÜK
Kıskançlık.
ÇEKEMEZ
Kıskanç kimse.
ARIKLIK
Zayıflık, sıskalık.
HASETLENMEK
Kıskanmak.
HASETLİK
Kıskançlık.
BURUNDURUK
Hayvanları nallarken ısırmaması için dudaklarını kıstırmaya yarayan kıskaç, yavaşa.
ARIK
Ark. Fide ya da fidan dikilen yer. Zayıf, cılız, kuru, sıska.
HASETÇİLİK
Kıskançlık.