Kelimeler arşivi içinde; başında "ıra" olan, toplam 73 adet kelime bulunmaktadır. ıra ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ıra ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ıra olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
IRAKLAŞTIRMAK
IRAKİLETİŞİM, IRAHATLAŞMAH
IRAMAZANNIH
IRAKLAŞMAK, IRAKLANMAK, IRAKSANMAK, IRAKSINMAK
IRAKSINMA, IRAKLAŞMA, IRAKGÖRÜR, IRAKSAMAK, IRAMETLİK, IRAKSIMAK, IRAHATLIH, IRANDIRAN, IRALANMAK, IRAFLAMAK, IRALAŞMAH
IRASAMAK, IRALAMAK, IRAĞIRAK, IRAKSAMA, IRAKLAMA
IRAKLIK, IRALAMA, IRASTİK, IRALMAK, IRAKSAK, IRAKSAY, IRASADA, IRAKICI, IRAŞMAK, IRAKÇIN, IRATMAG, IRAHVAN, IRAMPAS, IRAHMAH, IRAMBAS, IRATMAK, IRATSIZ, IRANGIÇ, IRAPATA
IRAMAZ, IRAKLI, IRAPAT, IRANSA, IRAMUS, IRAMAS, IRAMAK, IRAKÇA, IRAHMİ, IRAHIN, IRAHAT, IRAVAK, IRAFIK, IRAVIK, IRACUK, IRAZDA
IRAZI, IRAVA, IRAMA, IRAKI, IRAHI, IRAĞT, IRAAT
IRAN, IRAT, IRAK, IRAH, IRAG, IRAF
IRA
IRA
Karakter.
IRAKLAŞMA
Iraklaşmak işi.
IRAMAZANNIH
Ramazanlık, ramazan, oruç ayı.
IRAKSANMAK
Uzak sanmak.
IRAKGÖRÜR
Teleskop.
IRAHATLIH
Rahatlık.
IRAKLANMAK
Uzak olmak, ayrılmak, uzaklaşmak.
IRAKSINMA
Iraksınmak durumu.
IRAMETLİK
Rahmetli.
IRAKLAŞTIRMAK
Uzaklaştırmak.
IRAKSAMAK
Bir şeyin gerçekleşmesini uzak görmek, olacağına pek inanmamak, istibat etmek.
IRAKSINMAK
Uzak bulmak.
IRAHATLAŞMAH
Rahatlamak.
IRAKLAŞMAK
Uzaklaşmak. Uzaklaşmak, uzamak, ara açılmak.
IRAKİLETİŞİM
Çok uzak noktalar arasında elektromıknatısa dayanılarak telli ya da telsiz olarak sağlanan iletişim. (Telgraf, telefon, radyo, televizyon, teleks gibi aygıtlarla resim, ses, im gönderme bu iletişim alanına girer).
IRAKSIMAK
Uzak sanmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde IRA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADİ
Değersiz, kötü, sıradan, hiçbir özelliği olmayan. Bayağı. Aşağılık, alçak.
AFET
Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.
AÇIORTAY
Bir açıyı, ölçüleri birbirine eşit olan iki açısal bölgeye ayıran doğru parçası.
AĞDA
Kaynatılarak çok koyu ve yapışkan bir macun durumuna getirilen pekmez veya limonlu şeker eriyiği. Şekerle yapılmış olan ürünlerin hazırlanması veya beklemesi sırasında şekerin ulaştığı koyuluk.
AĞIT
Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.
ACIRAK
Az acı, acımtırak.
AÇIT
Bir duvarda kapı, pencere, kemerleme vb. bölümler için bırakılmış açıklık.
ADIMSAYAR
Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
ACIKLI
Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.
ACUR
Kabakgillerden, kabuğu çizgili ve tüylü, yeşil veya sarımtırak, üzeri yeşil lekeli, irice bir meyve (Cucumis flexuosus).
AĞAÇSI
Ağacı andıran, ağaca benzeyen, ağaç gibi, ağacımsı.
ACIKTIRMAK
Açlık duymasına sebep olmak. Aç bırakmak.
ACIMSI
Acıyı andıran, acıya benzeyen, acı gibi, acımtırak. Dokunaklı.
AÇILMA
Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.
ABANDONE
Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.
AFALLAŞTIRMAK
Şaşkınlık içinde bırakmak, birini şaşırıp bir şey yapamaz duruma sokmak.
AÇIKTAN
Bir yerin uzağından. Ayrıca, ek olarak. Sıra ve aşama gözetilmeden, dışarıdan atayarak. Önceden belirlenmiş bir bütçeye bağlı kalmaksızın.
AGANTA
Yısa veya laçka edilmekte olan bir halatın ve zincirin kısa bir süre elde tutulup bırakılmaması için verilen emir.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.