Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ılt" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ılt ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ılt olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ılt olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ILT
Enfeksiyöz larengotrakeitis.
SARGILT
Sarkık.
GILT
Yatağın baş tarafı. Uç, taraf; baş gılti, ayah gılti.
KILT
Yatağın baş ya da ayakucu.
HILT
Karışık. Tortu: Yağı erittim, fakat hıltı çok çıktı. Harmanda tam saman haline gelmemiş ekin. Kışın el ve ayak parmaklarının soğuktan kızararak şişmiş durumu. Hile: İşin içine hılt karıştırma. Dürüst olmayan, bencil, düzmeci kişi. Can sıkıntısı. Bol, geniş, gevşek. Şişman ve uyuşuk kişi. İyi yoğrulmamış, çiğ. Humor.
BAŞKILT
Yatağın baş tarafı.
Bu bölümde tanımı içerisinde ILT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HARLAK
Harıltı ile akan su, çağlayan.
ALDATMAK
Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.
BÜVE
Genellikle sığırlara saldıran, onların kanını emen, vızıltılarıyla tedirginlik yaratan sokucu sinek, büğelek, dızdız (Hypoderma bovis).
CIZIRTI
Cızırdama sırasında çıkan sesin adı, cızıltı.
BAYILTMA
Bayıltmak işi.
BLÖF
İskambil oyunlarında elindeki kâğıtları olduğundan başka gösterme davranışı. Kazanda yoğunlaşan suyu dışarı atma. Karşısında kişiyi yanıltarak veya yıldırarak bir işten caydırmak için söylenen asılsız söz veya takınılan aldatıcı tavır, kurusıkı.
CIZIRTILI
Cızırdayan, cızırtısı olan, cızıltılı.
FISIRTI
Fısıltı.
FISILDANMAK
Fısıltı hâlinde söylenmek.
BİLGİCİLİK
Antik Yunan felsefesinde eleştiri akımı, sofizm. Başkasını yanıltmak için doğru olmadığı bilinerek yapılmış olan uslamlama ve çıkarsama, safsatacılık.
FLAŞ
Fotoğraf çekiminde ışık yeterli olmadığında bir görüntüyü net almak için kullanılan çok kısa süreli ve güçlü parıltı. İletişimde üstünlüğü, önceliği olan, önemli (haber). Fotoğraf çekiminde güçlü parıltıya gereksinim duyulduğunda kullanılan lamba. Gösterişe, ilgiye düşkün. Televizyon yayınlarında görüntüyü net almak için kullanılan çok kısa süreli ve güçlü ışıltı. Ünlü, gözde.
BAYILTTIRMA
Bayılttırmak işi.
FOYA
Parıltısını artırmak için elmas taşlarının altlarına konan ince metal yaprak.
DARILTMA
Darıltmak işi.
GÜMÜŞSERVİ
Ayın suya yansımasıyla oluşan parıltılı görünüm.
AYILTMA
Ayıltmak işi.
FALSO
Yanlış davranış. Yanlışlık, hata. Bir parça çalınır veya söylenirken yapılmış olan nota yanlışlığı. Topun rakip oyuncuları yanıltacak biçimde eğri gitmesi.
ÇAĞILTILI
Çağıltısı olan.
CIVILTILI
Cıvıltısı olan.
BALKIR
Parıltı. Şimşek.