Kelimeler arşivi içinde; başında "ılg" olan, toplam 42 adet kelime bulunmaktadır. ılg ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ılg ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ılg olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ILGITIRINLIK
ILGINGİLLER, ILGIMSALGIM, ILGIRDIRDIR
ILGINCABER, ILGAZLAMAK, ILGARLAMAK
ILGARTMAK, ILGARLAMA, ILGARDERE, ILGALAMAK
ILGINCAR, ILGARLEN, ILGARMAK, ILGIDIRA, ILGATMAK, ILGAZCAN, ILGIRDIR
ILGARLA, ILGITIR, ILGIDIR, ILGIDIK, ILGAMAK, ILGAZER, ILGIRTI, ILGARLI, ILGARCI
ILGIDI, ILGAMA, ILGARA
ILGIT, ILGIZ, ILGIR, ILGIN, ILGIM, ILGID, ILGAZ, ILGAR, ILGAM
ILGI, ILGA
ILG
ILG
Kuvvet, güç.
ILGIRDIRDIR
İpliği çile yapmaya yarayan iki ucu çengelli tahta araç.
ILGINCABER
İzmir şehrinde, Göçbeyli bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
ILGARLAMAK
Bir ülkeye ılgarla saldırmak.
ILGAZLAMAK
Akın etmek.
ILGIMSALGIM
Serap.
ILGALAMAK
Damarına basmak, kışkırtmak.
ILGARTMAK
Kavgayı kışkırtmak.
ILGARMAK
Ekin filizlenmek. Güneş yeni doğmak. Yaklaşmak.
ILGINGİLLER
Örnek bitkisi ılgın olan, ayrı taç yapraklı, iki çenekli bitkiler familyası.
ILGARDERE
Çanakkale kenti, Gelibolu ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
ILGARLEN
Birdenbire.
ILGITIRINLIK
İnce ve eğri bacaklı kişi.
ILGIDIRA
İpliği çile yapmaya yarayan iki ucu çengelli tahta araç.
ILGINCAR
Kuş kirazı.
ILGARLAMA
Ilgarlamak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ILG geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BOAGİLLER
Avlarını yutmadan önce uzun gövdeleriyle sarıp sıkarak boğan ve ezen sarılgan yılanları kapsayan zehirsiz yılanlar familyası.
ÇILGINLAŞMAK
Çılgınca davranışlarda bulunmak.
ÇILGINLAŞMA
Çılgınlaşmak işi.
ÇILDIRASIYA
Çılgınca.
ALACABALIKÇIL
Balıkçılgiller familyasından, uzunluğu 50 santimetre, kül rengi, sazlıklarda yaşayan bir tür kuş (Ardeola ralloides).
CESARETLENMEK
Yılgınlığı gitmek, yüreklenmek, yiğitlenmek.
ANAKRONİZM
Tarih yanılgısı.
DELİ
Aklını yitirmiş olan, akli dengesi bozulmuş olan, mecnun. Coşkun, azgın (hayvan, duygu vb.). Davranışları aşırı ve taşkın olan (kimse), çılgın.
ANAKRONİK
Çağı geçmiş, çağa uymaz, eskimiş. Tarihlendirmede yanılgı içinde bulunan.
ÇILGINCASINA
Çılgınca.
ATILGANLIK
Atılgan olma durumu, cesaret.
APIŞIK
Yorgun, güçsüz. Şaşkın. Kuyruğunu apış arasına alarak yılgın yılgın giden (hayvan).
ARLI
Namuslu, utangaç, sıkılgan.
BİZMUT
Atom numarası 83, atom ağırlığı 209, yoğunluğu 9,8 olan, 271,3 °C'de eriyen, kızılımsı beyaz renkli, kırılgan ve katı bir element (simgesi Bi). Bu elementten yapılmış olan ve ilaç olarak kullanılan karışım.
ÇILGINCA
Deli gibi, delicesine, çılgıncasına. Aşırı bir biçimde.
ACAR
Atılgan. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik. Yeni. Güneybatı Kafkasya'nın Türkiye sınırına yakın bölgesinde yaşayan bir halk, Acara.
CESARET
Güç veya tehlikeli bir işe girişirken kişinin kendinde bulduğu güven. Cüret. Yüreklilik, yiğitlik, yürek ve göz pekliği. Atılganlık.
DEHŞET
Bir tehlike veya korkunç bir şey karşısında duyulan ürküntü, yılgı. Olağanüstü. Olağanüstü şeyler karşısında şaşma anlatan bir söz.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
BOZGUN
Bir toplulukta karşılıklı güvenin bozulması ile beliren karışıklık. Yenilgi. Morali bozulmuş, çökmüş, yılgın. Bozulmuş, dağılmış.