ILG ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ılg" olan, toplam 42 adet kelime bulunmaktadır. ılg ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ılg ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ılg olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

ILGITIRINLIK

11 harfli kelimeler

ILGINGİLLER, ILGIMSALGIM, ILGIRDIRDIR

10 harfli kelimeler

ILGINCABER, ILGAZLAMAK, ILGARLAMAK

9 harfli kelimeler

ILGARTMAK, ILGARLAMA, ILGARDERE, ILGALAMAK

8 harfli kelimeler

ILGINCAR, ILGARLEN, ILGARMAK, ILGIDIRA, ILGATMAK, ILGAZCAN, ILGIRDIR

7 harfli kelimeler

ILGARLA, ILGITIR, ILGIDIR, ILGIDIK, ILGAMAK, ILGAZER, ILGIRTI, ILGARLI, ILGARCI

6 harfli kelimeler

ILGIDI, ILGAMA, ILGARA

5 harfli kelimeler

ILGIT, ILGIZ, ILGIR, ILGIN, ILGIM, ILGID, ILGAZ, ILGAR, ILGAM

4 harfli kelimeler

ILGI, ILGA

3 harfli kelimeler

ILG

Bazı kelimelerin anlamları

ILG

Kuvvet, güç.

ILGIRDIRDIR

İpliği çile yapmaya yarayan iki ucu çengelli tahta araç.

ILGINCABER

İzmir şehrinde, Göçbeyli bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

ILGARLAMAK

Bir ülkeye ılgarla saldırmak.

ILGAZLAMAK

Akın etmek.

ILGIMSALGIM

Serap.

ILGALAMAK

Damarına basmak, kışkırtmak.

ILGARTMAK

Kavgayı kışkırtmak.

ILGARMAK

Ekin filizlenmek. Güneş yeni doğmak. Yaklaşmak.

ILGINGİLLER

Örnek bitkisi ılgın olan, ayrı taç yapraklı, iki çenekli bitkiler familyası.

ILGARDERE

Çanakkale kenti, Gelibolu ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

ILGARLEN

Birdenbire.

ILGITIRINLIK

İnce ve eğri bacaklı kişi.

ILGIDIRA

İpliği çile yapmaya yarayan iki ucu çengelli tahta araç.

ILGINCAR

Kuş kirazı.

ILGARLAMA

Ilgarlamak işi.

  -   -   -  

Anlamında ILG bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ILG geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BOAGİLLER

Avlarını yutmadan önce uzun gövdeleriyle sarıp sıkarak boğan ve ezen sarılgan yılanları kapsayan zehirsiz yılanlar familyası.

ÇILGINLAŞMAK

Çılgınca davranışlarda bulunmak.

ÇILGINLAŞMA

Çılgınlaşmak işi.

ÇILDIRASIYA

Çılgınca.

ALACABALIKÇIL

Balıkçılgiller familyasından, uzunluğu 50 santimetre, kül rengi, sazlıklarda yaşayan bir tür kuş (Ardeola ralloides).

CESARETLENMEK

Yılgınlığı gitmek, yüreklenmek, yiğitlenmek.

ANAKRONİZM

Tarih yanılgısı.

DELİ

Aklını yitirmiş olan, akli dengesi bozulmuş olan, mecnun. Coşkun, azgın (hayvan, duygu vb.). Davranışları aşırı ve taşkın olan (kimse), çılgın.

ANAKRONİK

Çağı geçmiş, çağa uymaz, eskimiş. Tarihlendirmede yanılgı içinde bulunan.

ÇILGINCASINA

Çılgınca.

ATILGANLIK

Atılgan olma durumu, cesaret.

APIŞIK

Yorgun, güçsüz. Şaşkın. Kuyruğunu apış arasına alarak yılgın yılgın giden (hayvan).

ARLI

Namuslu, utangaç, sıkılgan.

BİZMUT

Atom numarası 83, atom ağırlığı 209, yoğunluğu 9,8 olan, 271,3 °C'de eriyen, kızılımsı beyaz renkli, kırılgan ve katı bir element (simgesi Bi). Bu elementten yapılmış olan ve ilaç olarak kullanılan karışım.

ÇILGINCA

Deli gibi, delicesine, çılgıncasına. Aşırı bir biçimde.

ACAR

Atılgan. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik. Yeni. Güneybatı Kafkasya'nın Türkiye sınırına yakın bölgesinde yaşayan bir halk, Acara.

CESARET

Güç veya tehlikeli bir işe girişirken kişinin kendinde bulduğu güven. Cüret. Yüreklilik, yiğitlik, yürek ve göz pekliği. Atılganlık.

DEHŞET

Bir tehlike veya korkunç bir şey karşısında duyulan ürküntü, yılgı. Olağanüstü. Olağanüstü şeyler karşısında şaşma anlatan bir söz.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

BOZGUN

Bir toplulukta karşılıklı güvenin bozulması ile beliren karışıklık. Yenilgi. Morali bozulmuş, çökmüş, yılgın. Bozulmuş, dağılmış.