Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ıldır" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ıldır ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ıldır olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ıldır olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
CÖLÇILDIR
ÇAVILDIR
BILDIR, ÇILDIR, FILDIR, CILDIR, DILDIR, GILDIR, KILDIR, ŞILDIR, YILDIR, ZILDIR
ILDIR
ILDIR
Alacakaranlık. Parıltı, parlayış. Alaca karanlık. Ege Denizi kıyısında Karaburun yarımadasının batısında arkeolojik nitelikte bir köy. İzmir şehrinde, Alaçatı bucağına bağlı bir bölge.
DILDIR
Hoppa, şımarık. Yüzsüz.
GILDIR
Zayıf, kuvvetsiz, cdız: Bu sene buğdaylar gıldır. Gelinlik elbise. Kadınların giydiği salta biçiminde hırka. Çok konuşan. El değirmeni. Kirli, çürük ipek kozası. Güveç kapağı. Patiska. (Gürağaç Kütahya).
KILDIR
Sürekli, arka arkaya : Kıldır kıldır sürüdü. Patiska. Bir çeşit kadın gömleği. Hırka. Domates. Yeşil domates. Küçük domates. Zayıf, iyi gelişmemiş. Aksi. Hoppa, oynak, hafif (kadın). Yaramaz, afacan. Çok konuşan. Sivas şehrinde, Yıldızeli belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
ÇAVILDIR
Namuslu.
ÇILDIR
Ardahan iline bağlı ilçelerden biri.
ŞILDIR
Işıklı, aydınlık, parlak. Göz. Renkli zıpzıp. Köylerde, gençlerin oynadığı bir çeşit mendil oyunu.
CÖLÇILDIR
Yalçın.
FILDIR
Çabuk, hızlı, telaşlı.
CILDIR
Dilsiz, kekeme, peltek konuşan kişi. Az akan su. Dönek adam. Azalan su.
BILDIR
Geçen yıl, bir yıl önce.
YILDIR
İğne gözü. Parlak, parlayan, ışıklı, ışık.
ZILDIR
Çıplak, aç, yoksul. Zayıf, dayanıksız. Başıboş, işsiz.
Bu bölümde tanımı içerisinde ILDIR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KILDIRMA
Kıldırmak işi.
ALACA
Birkaç rengin karışımından oluşan renk, ala. Birkaç renkli iplikten yapılmış dokuma. Meyvelere, genellikle üzüme düşen ben. Keklik, bıldırcın vb. kuşları avlamak için kullanılan iki renkli bez. Ağaçta ilk olgunlaşan meyve. İki ya da daha çok renkli. Çorum iline bağlı ilçelerden biri.
SİPERİSAİKA
Yıldırımsavar.
AKIN
Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.
CURNATA
Bıldırcın sökünü.
ÇILDIRMA
Çıldırmak işi.
KOMÜNİZM
Bütün malların ortaklaşa kullanıldığı ve özel mülkiyetin olmadığı toplum düzeni, komünistlik. Böyle bir düzenin kurulmasını amaçlayan siyasi, ekonomik ve toplumsal öğreti, komünistlik Komünizm, komünistliği tüm dünyaya yayılmasını hedefler. Bu amaçla Lenin'in mantığıyla yola çıkarak bir adım ileri, iki adım geri taktiği uygular. Yani komünizm'in gelişmesi için gerekirse geri adım atmış gibi davranır veya görüşlerinde değişiklikler yapmış gibi gözükür. Ülkemizde son 40 yıldır terör eylemi gerçekleştiren sol örgütlerin tamamına yakını Komünizm'den etkilenen ateist, marksist, leninist örgütlerdir. Bunlara örnek olarak PKK, DHKP-C ve MLKP verilebilir..
METEOR
Atmosfer içinde oluşan sıcaklık değişmeleri, rüzgâr, yıldırım, yağmur, dolu vb. olaylara verilen genel ad. Gök taşı.
ÇILDIRTMA
Çıldırtmak işi.
DELİRMEK
Deli olmak, aklını yitirmek, çıldırmak.
DELİRTMEK
Deli etmek, çıldırtmak.
İMAM
Cemaate namaz kıldıran kimse. Hz. Muhammed'den sonra onun vekilliği görevini üzerine alan halifelere verilen unvan. Bazı küçük İslam devletlerinde devlet başkanı. En önde bulunan kimse, önder. Müslümanlıkta mezhep kuran kimse.
SÜHEYL
Güney yarım kürede bulunan parlak yıldız, Yıldırak.
SAİKA
Yıldırım. Sebep.
BLÖF
İskambil oyunlarında elindeki kâğıtları olduğundan başka gösterme davranışı. Kazanda yoğunlaşan suyu dışarı atma. Karşısında kişiyi yanıltarak veya yıldırarak bir işten caydırmak için söylenen asılsız söz veya takınılan aldatıcı tavır, kurusıkı.
PARATONER
Yıldırımsavar.
ŞİMŞEK
Bir bulutun tabanı ile yer arasında, iki bulut arasında veya bir bulut içinde elektrik boşalırken oluşan kırık çizgi biçimindeki geçici ışık, balkır, çakım, çakın, yalabık, yıldırak. Parıltı.
ÇILDIRTMAK
Çıldırmasına sebep olmak.
ÇILDIRIŞ
Çıldırma işi.
GÖZDAĞI
Sonradan verilecek bir ceza ile korkutma, yıldırma, tehdit.