Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ıkılmak" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ıkılmak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ıkılmak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ıkılmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ACIKILMAK
BIKILMAK, ÇIKILMAK, SIKILMAK, TIKILMAK, YIKILMAK, DIKILMAK
IKILMAK
IKILMAK
Yorgunluktan, hastalıktan ya da sıkıntıdan sık sık nefes almak, inlemek.
TIKILMAK
Tıkma işi yapılmak. Dar, sıkıntılı bir yerde bulunmak, sıkışmak. Hapsedilmek.
BIKILMAK
Usanılmak.
ACIKILMAK
Acıkma işine konu olmak.
DIKILMAK
Girmek, sokulmak. Hücum etmek, saldırmak: Çoban köpekleri öyle bir dıkıldılar ki zor kurtuldum. Düşüncesini söylemek isteyip de söyleyememek: Dıkıldım dıkıldım söyleyemedim. İçeri girmek, sokulmak. Girmek. Bir şeyin içine girmek, dolmak.
SIKILMAK
Sıkma işi yapılmak. Sıkıntıya düşmek. Utanıp çekinmek. Can sıkıntısı duymak.
YIKILMAK
Yıkma işi yapılmak veya yıkma işine konu olmak. Devrilmek, yığılmak. Yok olmak, mahvolmak. Yenilmek. Yüklenmek. İstenmeyen biri çekilip gitmek, defolmak. Herhangi bir sebeple çökmek, göçmek.
ÇIKILMAK
Çıkma işine konu olmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde IKILMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İNMEK
Yüksekten veya yukarıdan aşağıya doğru gelmek. Alçalıp eski durumuna dönmek. Bir yeri kaplamak, basmak veya bir yerden akmak, kaymak. Sayısı azalmak. Fiyatı düşürmek. Ağmak. Uzamak, ulaşmak. Bir yerden başka bir yere gitmek, varmak. Değeri düşmek. Bir taşıt veya binek hayvanından yere basmak. İnme gelmek. Dağ, tepe vb. yüksek bir yerden gelmek. Konaklamak. Vurmak. Yıkılmak.
PAYANDALAMAK
Çökmek, yıkılmak, devrilmek üzere olan bir yeri veya şeyi payandalarla sağlamlaştırmak.
ÇIKILMA
Çıkılmak işi.
GÖLERMEK
Göl durumuna gelmek. Hayvanın ipi ayağına ve boynuna dolaşarak kalkamayacak biçimde yere yıkılmak.
YIĞILMAK
Yığma işine konu olmak veya yığma işi yapılmak. Düşmek, yıkılmak, kendini tutamayıp çökmek. Çok sayıda birikmek, toplanmak.
ISIRILMAK
Dişleri arasında sıkılmak veya koparılmak.
ACIKILMA
Acıkılmak işi.
BUNALMAK
Soluk alması güçleşmek. Çok sıkılmak, çok tedirgin olmak.
PATLAMAK
Nesneler, iç basıncın etkisiyle ve çoğunlukla büyük ses çıkararak dağılmak, infilak etmek. Herhangi bir durum veya bir değerin yitirilmesine yol açmak, mal olmak. Görünür duruma gelmek, ortaya çıkmak, yeşermek. Yarılmak. Çok sıkılmak, sıkıntı ve sabırsızlığını belli etmek. Top, taşıt lastiği vb. şeyler değişik nedenlerle havası inmek. Yırtılıp açılmak. Aşırı tepki göstermek. Ansızın tehlikeli bir şey meydana gelmek. Ansızın bir gürültü duyulmak.
BATMAK
Bir sıvının üstündeyken içine gömülmek. Yıkılmak, egemenliği sona ermek. Saplanmak. Çökmek. Yok olmak. Dünya'nın dönüşü dolayısıyla Güneş, Ay ve yıldız ufkun altına inmek. Tedirgin etmemesi gereken şeyler tedirgin etmek. Hoşa gitmeyen bir duruma uğramak. Kirlenmek. İflas etmek. Daha kötü bir duruma uğramak. Dokunmak, incitmek.
KARARMAK
Rengi karaya dönmek, siyahlaşmak. Niteliğini yitirmek. Kederlenmek, canı sıkılmak. Işık sönmek, kısılmak veya gücü azalmak. Ateş sönmeye yüz tutmak.
ERİMEK
Katı cisim sıvı içine karışarak sıvı durumuna geçmek. Utancından çok sıkılmak. Dokumalar aşınıp incelerek dağılmak. Yok olmak, bitmek, tükenmek. Katı cisim ısı etkisiyle sıvı duruma gelmek. Çok zayıflamak.
YIKILMA
Yıkılmak işi.
UTANMAK
Onursuz sayılacak veya gülünç olacak bir duruma düşmekten üzüntü duymak, mahcup olmak. Çekinmek. Sıkılmak.
TIKILMA
Tıkılmak işi.
ÇÖKMEK
Bulunduğu düzeyden aşağı inmek, çukurlaşmak. Şakak, avurt vb. içeri doğru girmek, çukurlaşmak. Çömelmek. Basmak, yayılmak. Oturmak, birdenbire oturmak. Yoğun bir biçimde duymak. Son bulmak, yıkılıp dağılmak. Sarsılıp dinçliğini yitirmek. Deve, sığır vb. olduğu yere oturmak. Üzerinde bulunduğu yere yıkılmak. Sis, duman vb. inerek kaplamak. Tortu dibe inmek.
GÖÇÜCÜ
Göçme işini yapan. Ölümü yakın olan. Genellikle şiddetli deprem sonrasında ağır hasara uğramış ve yıkılmak üzere olan (bina). Mevsimine göre yer değiştiren (hayvan).
BIKILMA
Bıkılmak işi.
TIKIŞMAK
Birlikte bir yere tıkılmak.
KEPMEK
Çökmek, yıkılmak.