Kelimeler arşivi içinde; sonunda "istif" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu istif ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında istif olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde istif olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
İSTİF
İSTİF
Eşya veya başka nesnelerin düzgün bir biçimde üst üste konulmasıyla oluşan yığın. Kereste, tahta vb. ağaç ürünlerini kurutmak veya bekletmek amacı ile belirli düzenlerde üst üste dizerek yapılmış olan yığın.
Bu bölümde tanımı içerisinde İSTİF geçen kelimeler listesi verilmiştir.
STOKÇULUK
Stokçu olma durumu, istifçilik.
YARARLANMAK
Kendine yarar sağlamak, faydalanmak, istifade etmek.
STOKÇU
Stok yapan kimse, istifçi.
AMPA
İstifade edilecek şey, yarar, çıkar. Sürek avcılığında avları yandan kollıyan ve bekleme yeri üzerine süren kimse.
ÇEKİLME
Çekilmek işi. Yerin yükselmesiyle bu yeri örten deniz sularının gerilemesi, basma karşıtı. Bir boksörün veya güreşçinin herhangi bir sebeple karşılaşmayı bırakması. Savaşta, bir ordunun veya bir birliğin düşmandan ayrılmak için yaptığı davranış, ricat. Bir görevden, bir işten kendi isteği ile ayrılma, istifa.
İSTİFÇİ
Malları, eşyayı istif eden görevli. Stokçu.
MÜSTAFİ
Kendi isteğiyle işinden çekilmiş, istifa etmiş.
İSTİFÇİLİK
İstifçinin yaptığı iş. İleride bulunmayacağı veya pahalılaşacağı düşüncesiyle çok mal yığarak piyasada sıkıntıya yol açma, stokçuluk.
İSTİFANAME
Bir görevden kendi isteğiyle ayrıldığını belirten dilekçe, istifa.
KUSMAK
Midenin içindekini basınçla ağızdan dışarı atmak, çıkarmak, kay etmek, istifra etmek. Reddetmek. Boyanan ve temizlenen şeyler yeniden ortaya çıkmak. İçinde birikmiş kinini, öfkesini söyleyerek açığa vurmak.
KASA
Para veya değerli eşya saklamaya yarayan çelik dolap. Birbiri üzerine istif edilerek yüksekliği ayarlanabilen atlama aracı. Ticarethanelerde para alınıp verilen yer. Basımcılıkta dizgi harflerinin konulduğu gözlerden oluşan tabla. Bazı oyunlarda oyunu yönetme veya para karşılığında fiş verme işi. Kapı ve pencerelerin sabit olarak tutturulduğu asıl çerçeve. Varlıklı kişinin harcamalarını yapan kimse. Tahta veya sentetik maddelerden yapılmış, dört köşe, sağlam ambalaj parçası, sandık. Vagon, kamyon veya traktörün yük taşımak için şasiye bağlanmış üst bölümünü oluşturan parça.
GİRİFT
Birbirinin içine girip karışmış, girişik, çapraşık. Güzel yazı sanatında boş yer bırakmayacak biçimde iç içe istif edilmiş (yazı). Klasik Türk müziğinde kullanılmış, neye benzer bir çalgı.
ÇEKİLMEK
Çekme işi yapılmak. Tartılmak. Bir işten, bir görevden kendi isteğiyle ayrılmak, istifa etmek. Katlanmak, üstlenmek, tahammül etmek. Geri gitmek, ricat etmek. Katılmamak, vazgeçmek. Azalmak. Uzaklaşmak, araya mesafe koymak. Kendini geriye veya bir yana çekmek. Yok olmak. Parça hâlindeki et kıyma biçimine getirilmek. Bir yerden uzaklaşmak, bir yere uğramamak.
ÇITIR
Diken, çalı. Hububat ölçüsü, kile. Gevretilmiş ekmek veya simit. Kibrit. Mısır biçildikten sonra istiflenmiş şekli: Bugün onbeş çıtırlık yer biçtim. Çamaşır kili. Kısa boylu, ufak kişi. Kavrulmuş kabak çekirdeği. Karışık, birbirine girmiş, dolaşık. İskambil oyununda koz. İnce çalı.
İSTİFLENMEK
İstifleme işi yapılmak.
EDİNMECİLİK
Kimi canlıların, besinleri ya da başka türlü nesneleri edinmek ve bunların istifçiliğini yapmak için gösterdikleri davranışlar.
KUSMA
Kusmak işi, istifra. Üzerine bir boya uygulandığında alttaki rengin üste çıkması.
EHLİYYET
yetenek, istifâde ~i: hak yeteneği (Rechtsfae higkeit). kullanma (fi'l) -i: eylem yeteneği (Handlungsfaehigkeit).
İSTİFLEME
İstiflemek işi.
DARBE
Vuruş, çarpış. Birini kötü duruma düşüren, sarsan olay. Bir ülkede baskı kurarak, zor kullanarak veya demokratik yollardan yararlanarak hükûmeti istifa ettirme veya rejimi değiştirecek biçimde yönetimi devirme işi.