Kelimeler arşivi içinde; sonunda "istil" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu istil ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında istil olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde istil olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
İSTİL
ince traş bıçağını bilemeye yarayan araç.
PİSTİL
Çiçeğin en iç halkasında yer alan dişi organ.
ÇİSTİL
Arpa ekmeği.
Bu bölümde tanımı içerisinde İSTİL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İSTİLACILIK
İstilacı olma durumu.
GEREKTİRME
Gerektirmek işi, istilzam. Verilen önermelerden elde edilen önerme. Verilen p, q önermeleri için, doğruluk çizelgesi aşağıda verilen ve ile gösterilen bileşik önerme :Anlamdaş. koşullu önerme, koşullu.
SALGIN
Kısa zamanda çevredeki insan, hayvan veya bitkilerin büyük bir bölümüne bulaşan, müstevli. Bir hastalığın veya başka bir durumun yaygınlaşması ve birçok kimseye birden bulaşması, epidemi. Gereğinde herkesten para veya mal olarak toplanan geçici vergi. Belli bir hareketin, davranışın, sözün toplumda yaygınlaşması. Bir şeyin bir yere girip her yanı kaplaması, istila.
STİGMA
Bazı tek hücreli hayvanlarda görülen göz noktası. Eklem bacaklı hayvanların trakea sistemlerinin hava ile temas ettiği açıklıklar. Kelebeklerin ve diğer bazı böceklerin renkli kanatlarındaki göz şeklindeki leke. 4.Çiçekte polenin alındığı pistilin uç kısmı. 5.Tunikatlarda solungaç yarığı. Fotosentez yapan kamçılılarda kamçının dibine yakın bulunan pigmentli nokta. Eklembacaklılarda, trake sisteminin havayla temas ettiği açıklıklar. Çiçeklerde, dişi üreme organının poleni aldığı uç kısmı. Kelebek ve bazı böceklerin kanatlarında buluınan göz biçimindeki leke. Tunikatlarda solungaç yarığı. Eklem bacaklılarda solunum sisteminin dışarı açıldığı delik. Trematodlarda Schistosoma mirasidyumunun yumurta kabuğundan çıktığı kapak benzeri alan. Yanık nişanı, leke. (karşılık: göz noktası), Yun. stigma = nokta), Bazı birgözeli hayvanlarda bulunan göz noktası. Eklembacaklı hayvanlarda trakea sistemlerinin hava ile temas ettiği açıklıklar.
MÜSTEVLİ
Bir yeri istila eden, yönetimi altına alan (kimse, devlet, ordu vb.). Salgın.
DUTMAK
Tutmak (bk. tutmak). Bekletmek, bakmak. Tutmak, yakalamak. Bir iş yapmak için para karşılığında anlaşmak. Rahatsız etmek, zehirlemek. Tutmak. Sabit kılmak. Farzetmek. Yapmak, amel etmek. Saklamak, muhafaza etmek, gizlemek. İstilâ etmek, zaptetmek, kaplamak. Bir hayvan çiftleştiği erkekten yavruya yüklü kalmak. Kapamak, seddetmek. Elde etmek, iltizam etmek, ihtiyar etmek. Alıkoymak, gitmeğe bırakmamak; mâni olmak. 1. Kullanmak. 1. Saymak, addetmek, kabul etmek. 1. Karşısına koymak.
BÜRÜMEK
Sarmak, kaplamak, örtmek, basmak, istila etmek. Çok, güçlü etkilemek.
KOLONİLEŞME
Bir türün yeni bir habitatı istila etmesi. Boş arazinin tohumlarla işgali. 3.Bağırsakta bakteri florası oluşması. Kolonizasyon.
KAPLAMAK
Her yanını örtmek, istila etmek. Doldurmak. Bir madeni bir başka madenle kimyasal bir yöntemle örtmek. Kaplama adı verilen ince ağaç levhaları, değişik yöntemlerle hazırlanmış yüzeylere yapıştırmak. Doldurmak. Bir kimsenin veya bir şeyin nitelikleri herkesçe bilinir olmak. Yayılıp doldurmak, etkisinde bırakmak. Bir kabın, bir kılıfın, bir örtünün içine almak. Bir yüzeyi döşemek, başka bir nesne ile örtmek. Çepeçevre sarmak, kuşatmak.
MONOKLİN
Her çiçekte stamenlerin ve pistilin bulunması. Aynı hifa üzerinde gelişen anteridyum ve oogonyuma sahip olma.
İSTİLACI
İstila eden (kimse, devlet).
GEREKME
Gerekmek işi, iktiza, istilzam.
GEREKTİRMEK
Gerekli kılmak, icap ettirmek, istilzam etmek.
İNVAZYON
Vücudun patojen mikroorganizmaların saldırısına uğraması, hastalık etkeninin organizmaya girerek dokulara yayılması. Kötü huylu tümörün komşu doku ve oluşumlara yayılması. Vücudun patojen mikroorganizmaların hücumuna uğraması, hastalık etkeninin organizmaya girerek dokulara yayılması. Kötücül tümörün komşu doku ve oluşumlara yayılması. Helmint türlerinin oluşturduğu ve enfeksiyon yerine kullanılan terim. İstila, akın, saldırı.
KEMOTERAPOTİK
Vücudu istila eden mikroorganizmaları ve parazitleri vücuda zarar vermeksizin öldüren ilaçlar.
MEROKİST
Belirli hemosporoidelerde görülen konak hücrelerini istila eden, merezoitlerin oluşumundan sorumlu büyük şizont.
SPOROZOİT
Bir hücreli sporozoonlarda sporosisten çıkan sporlar. Sıtma (Malarya) hastalığında, konak sivrisineğin tükrük bezlerinde oluşan ve insanlara taşınan evre. Haploit hücrelerden oluşan parazitik protozoonların zigotlarının mayoz bölünmesi sonucunda oluşan yapı. Bu enfektif hücreler konak dokularını istila ederek aseksüel üreme sonucunda merezoitleri ve sonuç olarak gametositleri oluştururlar. Sporogoni sonucunda oluşan kız hücre. Gregarine ve koksidiyan protozoonların sporogoni sonucunda oluşan uzun, hareketli ve enfektif evreleri. Koksidiya sporokistlerinin içerisindeki muz biçimindeki hareketli yapılar. Haploit hücrelerden oluşan paraziter protozoonların zigotlarının mayotik bölünmesi sonucunda oluşan yapı.
OECİACUS
Kuşlar üzerinde ve kuş yuvalarında bulunan, tahtakurularıyla ilişkili, tüylü ipek benzeri vücut örtüsüne sahip, bazen evleri istila edebilen ve insan derisinde irritasyona neden olan böcek cinsi.
SÜRKILMAK
Arka arkaya gelip kaplamak, basmak, istila etmek.
GİNEKEUM
Pistillerin meydana getirdiği, bir çiçekte bulunan dişi organların tümü. Sadece dişi organı olma. Ginosiyum.