Kelimeler arşivi içinde; sonunda "inleme" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. Sonu inleme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında inleme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde inleme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
NAFTALİNLEME
JELATİNLEME, VAZELİNLEME
ZENGİNLEME, TERSİNLEME, PERÇİNLEME, DİZGİNLEME, BENZİNLEME, VİTRİNLEME, BELGİNLEME
SEZİNLEME, KESİNLEME, ETKİNLEME, DİZİNLEME, BELİNLEME, SERİNLEME, SAKİNLEME, ERGİNLEME
ESİNLEME
DİNLEME
İNLEME
İNLEME
İnlemek işi.
TERSİNLEME
Etkiyi artırmak için tersini söyleyerek biriyle ya da bir olayla alay etme. Biriyle ya da bir olayla alay. Etkiyi çoğaltmak için, bir şeyin tersini söyleyerek alay etme; birini sözle vurma.
NAFTALİNLEME
Naftalinlemek işi.
BELİNLEME
Belinlemek işi.
ZENGİNLEME
Zenginlemek durumu.
JELATİNLEME
Jelatinlemek işi.
BENZİNLEME
Benzinlemek işi veya durumu.
SEZİNLEME
Sezinlemek işi, sezme.
VİTRİNLEME
Vitrinlemek işi.
DİZİNLEME
Dizinlemek işi. Mal ve faktör fiyatları veya vergi gelirleri gibi parasal yükümlülükler ile fiyatlar genel düzeyi arasında geriye veya ileriye yönelik bağlantı kurulması. karşılığı ayarlama koşulu. Birimleri bir sıra düzenine sokma.
BELGİNLEME
Gösterme zamir veya sıfatlarının bir şeyi kesinlikle ve üzerinde durarak işaret etme görevi (BELGİNLEYİCİ, Déictique, Epidéictique ou Epidictique; BELGİNLEME EDATI, Particule déictique).
KESİNLEME
Kesinlemek işi.
DİZGİNLEME
Dizginlemek işi.
ETKİNLEME
(aktifleme) Bir cismi ışınlama yoluyla radyoaktif duruma getirme.
VAZELİNLEME
Vazelinlemek işi.
PERÇİNLEME
Perçinlemek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde İNLEME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ERGİNLEME
Erginlemek işi.
FİGAN
Bağırarak ağlama, inleme.
DERİNLİĞİNE
Derinlemesine.
DİKBAŞLI
İnatçı, bildiğinden dönmeyen, büyüklerinin sözünü dinlemeyen, boyun eğmeyen (kimse), dikkafalı. Kurumlu (II).
DALINÇ
Kendinden geçercesine sessiz bir coşkuya dalma, istiğrak, meditasyon. Günlük hayatın sıkıntılarından sıyrılmak amacıyla bağdaş kurarak sessiz ve hareketsiz bir biçimde düşüncelerden uzaklaşma, kendini dinleme, istiğrak, meditasyon.
DİNLEYİŞ
Dinleme işi.
İNİLTİ
İnleme sırasında çıkan sesin adı.
DİNLEME
Dinlemek işi.
BENİLDEMEK
Belinlemek.
ÇAKMAK
Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. Vurarak sokup yerleştirmek. Anlamak, bilmek. Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni. Sınavda başarısız olmak. Vurmak. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti. İçki içmek. Saplamak. Parıldamak, ışık vermek. Sezinlemek, anlamak, farkına varmak. Kazık çakıp hayvan bağlamak. Kuruduğunda kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak. Çivi ile tutturmak. Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak.
DİZGİNLENMEK
Dizginleme işi yapılmak veya dizginleme işine konu olmak.
ÇALMAK
Başkasının malını gizlice almak, hırsızlık etmek, aşırmak. Bir müziği dinlemeyi sağlayan aleti çalıştırmak. Benzemek, andırmak. Bozmak, zarar vermek. Üzerine sürmek. Kumaşın bir parçasını kesmek. Vurarak ya da sürterek ses çıkartmak. Ses çıkarmak, ses vermek. Zamanı boşa harcatmak, ziyan edilmesine yol açmak. Süpürmek, temizlemek. Atmak, çarpmak, vurmak. Madeni oymak, kalemle işlemek.
ESİNLEME
Esinlemek işi.
GİRENLEMEK
Hava bulutlanmak, serinlemek.
GİYMEK
Örtünüp korunmak için bir şeyi vücuduna geçirmek. Ağır söz veya hakareti, küçültücü davranışı ses çıkarmadan dinlemek.
FERAHLAMAK
Genişlemek, açılmak. Sıkıntısı, tasası dağılmak. İç açıcı duruma gelmek. Serinlemek.
ETRAFLICA
Derinlemesine, ayrıntılı olarak, etraflı.
DİNLETMEK
Dinlemesini sağlamak, söz geçirmek.
DİNLENMEK
Güç kazanmak için çalışmaya ara vermek, yorgunluğunu gidermek, soluklanmak, istirahat etmek. Dinleme işine konu olmak. Bazı yiyecek ve içecekleri, tadını arttırma, kolay pişmesini sağlama vb. sebeplerle bir süre bekletmek. Önemsenmek, öğüdü yerine getirilmek.
DİNLEMEK
İşitmek için kulak vermek. Uymak, baş eğmek, itaat etmek. Birinin sözünü, öğüdünü kabul edip gereğince davranmak. Kulakla veya dinleme aletiyle hastayı muayene etmek.