Kelimeler arşivinde; içinde "inleme" olan, toplam 60 tane kelime bulunuyor. İçerisinde inleme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu inleme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında inleme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DERİNLEMESİNE, NAFTALİNLEMEK
NAFTALİNLEME, JELATİNLEMEK, VAZELİNLEMEK
YEFTİNLEMEK, PERÇİNLEMEK, VAZELİNLEME, JELATİNLEME, TAPŞİNLEMEK, YEFKİNLEMEK, VİTRİNLEMEK, DİZGİNLEMEK, ZENGİNLEMEK, BERÇİNLEMEK, BENZİNLEMEK
DİZGİNLEME, BENZİNLEME, ÇEPİNLEMEK, BERİNLEMEK, BELGİNLEME, DİZİNLEMEK, EŞKİNLEMEK, KESİNLEMEK, ŞİRİNLEMEK, TERSİNLEME, YEGİNLEMEK, YEĞİNLEMEK, YELİNLEMEK, YİĞİNLEMEK, ZENGİNLEME, AHBİNLEMEK, BELİNLEMEK, ERGİNLEMEK, PERÇİNLEME, SAKİNLEMEK, SERİNLEMEK, VİTRİNLEME, SEZİNLEMEK
SEZİNLEME, BELİNLEME, ERGİNLEME, ESİNLEMEK, SAKİNLEME, KESİNLEME, İÇİNLEMEK, ETKİNLEME, SERİNLEME, DİZİNLEME, DİNLEMECE
SİNLEMEG, SİNLEMEK, ŞİNLEMEK, CİNLEMEK, ESİNLEME, ÇİNLEMEK, DİNLEMEK
İNLEMEK, DİNLEME
İNLEME
İNLEME
İnlemek işi.
BERÇİNLEMEK
Perçinlemek.
NAFTALİNLEME
Naftalinlemek işi.
YEFTİNLEMEK
Yeğnilmek, ağırlığını üstünden atmak.
VAZELİNLEME
Vazelinlemek işi.
ZENGİNLEMEK
Zengin duruma gelmek.
NAFTALİNLEMEK
Güveden korumak için yünlüler üzerine, arasına naftalin serpmek veya atmak.
JELATİNLEMEK
Bir yeri veya şeyi jelatin ile kaplamak.
VİTRİNLEMEK
Vitrin durumuna getirmek.
YEFKİNLEMEK
Zayıflamak.
PERÇİNLEMEK
Bir bağıntıyı perçinle tutturmak. İki veya daha çok parçayı, karşılıklı bölümlerini birbiri üzerinde ezerek birleştirmek. Sağlamlaştırmak, güçlendirmek.
DERİNLEMESİNE
Ayrıntılı olarak, derinliğine.
VAZELİNLEMEK
Vazelin sürmek.
TAPŞİNLEMEK
Candan el çırpmak, alkışlamak ya da bir müziğe tempo tutmak.
JELATİNLEME
Jelatinlemek işi.
DİZGİNLEMEK
Ata dizgin takmak veya atı yürütmek için dizginini oynatmak. Birinin aşırı davranışlarını önlemek.
Bu bölümde tanımı içerisinde İNLEME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇALMAK
Başkasının malını gizlice almak, hırsızlık etmek, aşırmak. Bir müziği dinlemeyi sağlayan aleti çalıştırmak. Benzemek, andırmak. Bozmak, zarar vermek. Üzerine sürmek. Kumaşın bir parçasını kesmek. Vurarak ya da sürterek ses çıkartmak. Ses çıkarmak, ses vermek. Zamanı boşa harcatmak, ziyan edilmesine yol açmak. Süpürmek, temizlemek. Atmak, çarpmak, vurmak. Madeni oymak, kalemle işlemek.
DİNLENMEK
Güç kazanmak için çalışmaya ara vermek, yorgunluğunu gidermek, soluklanmak, istirahat etmek. Dinleme işine konu olmak. Bazı yiyecek ve içecekleri, tadını arttırma, kolay pişmesini sağlama vb. sebeplerle bir süre bekletmek. Önemsenmek, öğüdü yerine getirilmek.
DİKBAŞLI
İnatçı, bildiğinden dönmeyen, büyüklerinin sözünü dinlemeyen, boyun eğmeyen (kimse), dikkafalı. Kurumlu (II).
ETRAFLICA
Derinlemesine, ayrıntılı olarak, etraflı.
FİGAN
Bağırarak ağlama, inleme.
DİNLEYİŞ
Dinleme işi.
DALINÇ
Kendinden geçercesine sessiz bir coşkuya dalma, istiğrak, meditasyon. Günlük hayatın sıkıntılarından sıyrılmak amacıyla bağdaş kurarak sessiz ve hareketsiz bir biçimde düşüncelerden uzaklaşma, kendini dinleme, istiğrak, meditasyon.
BENİLDEMEK
Belinlemek.
DERİNLİĞİNE
Derinlemesine.
DİNLEME
Dinlemek işi.
DİNLETMEK
Dinlemesini sağlamak, söz geçirmek.
GİYMEK
Örtünüp korunmak için bir şeyi vücuduna geçirmek. Ağır söz veya hakareti, küçültücü davranışı ses çıkarmadan dinlemek.
ERGİNLEME
Erginlemek işi.
GİRENLEMEK
Hava bulutlanmak, serinlemek.
ÇAKMAK
Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. Vurarak sokup yerleştirmek. Anlamak, bilmek. Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni. Sınavda başarısız olmak. Vurmak. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti. İçki içmek. Saplamak. Parıldamak, ışık vermek. Sezinlemek, anlamak, farkına varmak. Kazık çakıp hayvan bağlamak. Kuruduğunda kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak. Çivi ile tutturmak. Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak.
DİZGİNLENMEK
Dizginleme işi yapılmak veya dizginleme işine konu olmak.
DİNLEMEK
İşitmek için kulak vermek. Uymak, baş eğmek, itaat etmek. Birinin sözünü, öğüdünü kabul edip gereğince davranmak. Kulakla veya dinleme aletiyle hastayı muayene etmek.
FERAHLAMAK
Genişlemek, açılmak. Sıkıntısı, tasası dağılmak. İç açıcı duruma gelmek. Serinlemek.
BELİNLEME
Belinlemek işi.
ESİNLEME
Esinlemek işi.