Sonu İLENME ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ilenme" olan, toplam 23 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ilenme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ilenme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ilenme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

TERAZİLENME, BEDEVİLENME, ÜZENGİLENME

10 harfli kelimeler

BİLGİLENME, İVEDİLENME, ÇİZGİLENME, ÇEŞNİLENME, SERGİLENME, MEVZİLENME

9 harfli kelimeler

İLGİLENME, SEKİLENME, YENİLENME, SEPİLENME, AKSİLENME, EZGİLENME, ETKİLENME, DELİLENME, ÇİVİLENME, ÇİTİLENME

8 harfli kelimeler

İKİLENME

7 harfli kelimeler

DİLENME, BİLENME

6 harfli kelimeler

İLENME

Bazı kelimelerin anlamları

İLENME

İlenmek işi.

MEVZİLENME

Mevzilenmek işi.

AKSİLENME

Aksilenmek işi.

BEDEVİLENME

İnsanlıktan çıkma.

ÇEŞNİLENME

Çeşnilenmek işi.

ÜZENGİLENME

Üzengilenmek işi.

BİLGİLENME

Bilgilenmek işi.

İVEDİLENME

İvedilenmek işi.

İLGİLENME

İlgilenmek işi, alakalanma.

EZGİLENME

Ezgilenmek durumu.

SEPİLENME

Sepilenmek işi.

SEKİLENME

Sekilenmek durumu, teraslanma.

TERAZİLENME

Terazilenmek durumu.

ÇİZGİLENME

Çizgilenmek işi veya durumu.

YENİLENME

Yenilenmek durumu.

SERGİLENME

Sergilenmek işi.

  -   -   -  

Anlamında İLENME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İLENME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DUYARLIK

Duyarlılık. Bir duyar katın ışıktan etkilenme yeteneği. Zayıf bir etkiye karşı, tepki gösterebilme yeteneği.

DİLENİŞ

Dilenme işi.

AĞIRSAMAK

Birine karşı soğuk davranarak sıkıntı verdiğini anlatmak. Bir işi ağır bulmak, yük saymak, yüksünmek. Bir işi yavaş yapmak, önemsememek, ilgilenmemek.

BİLENME

Bilenmek işi.

ADAMAK

Bir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kutsal olduğuna inanılan bir güce niyette bulunmak, nezretmek. İthaf etmek. Bir şeyle yoğun olarak ilgilenmek. Kutsal saydığı bir şey uğruna kendini feda etmek üzere söz vermek. Ayırmak, tahsis etmek.

ÇİVİSİZ

Çivisi olmayan veya çivilenmemiş olan.

DİLENME

Dilenmek işi.

ÇİTİLENME

Çitilenmek işi.

BEDDUA

Birinin kötü duruma düşmesini gönülden isteme, ilenme, ilenç, kargış.

ÇİVİLENME

Çivilenmek işi.

ALAKALANMA

Alakalanmak işi, ilgilenme.

DIŞLAMAK

Bir kimse veya bir toplum, bir kimse, bir durum, bir düşünce vb.ni yok saymak, ilgilenmemek.

DURMAK

Hareketsiz durumda olmak. Ara vermek. Varlığını sürdürmek. Birisinin malı olarak bulunmak ya da o malla ilişkisi olmak. İşlemez olmak, çalışmamak. Dinmek, kesilmek. Bir konuyla çok ilgilenmek, üstüne düşmek. Beklemek, dikilmek. Bir yerde olmak veya bulunmak. Yaşamak. Bir yerde bir süre oyalanmak, eğlenmek, eğleşmek, tevakkuf etmek. Kalmak. Belli bir durumda, bir görevde bulunmak. Var olmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: Çalışadurmak, bakadurmak, getiredurmak, yiyedurmak gibi.

DELİLENME

Delilenmek işi.

ALO

Telefon konuşmasına başlarken kullanılan bir seslenme sözü. (alooo) Kendisine bakmasını veya kendisiyle ilgilenmesini istediği kişiye karşı söylenen seslenme sözü.

ÇARPILMAK

Çarpma işine konu olmak. Çarpık duruma gelmek. Bir yankesici tarafından eşyaları el çabukluğuyla çalınmak, soyulmak. Bir şeye ederinden fazla para ödemek. Aldatılmak. Çekiciliğine kapılmak, etkilenmek.

ALAKALANMAK

İlgilenmek. Bir şeyden zevk almak. Bir şey çekici gelmek. Gönül bağlamak, yakınlık duymak.

BAKMAK

Bakışı bir şey üzerine çevirmek. Yoklamak, incelemek, denemek. Anlamak, farkına varmak. Gözetmek, korumak. İlgilenmek. Yapılabilmesi bir şeye bağlı bulunmak. Beslemek, geçindirmek. Bir şeyin gelişmesi veya iyi bir durumda kalması için emek vermek. Renklerde benzemek, andırmak. Bir iş birinden beklenmek. Hastayı muayene etmek. Bir şeyin yüzü bir yöne doğru olmak. Tedavi etmek için ilgilenmek. Bir işi yapmak, bir işi yapmakla görevli olmak. Aramak. Başka bir şeyle ilgilenmeyip elindeki veya önündeki işle uğraşır olmak. Uğraşmak, meşgul olmak.

ACYO

Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.

AH

İlenme, beddua. (a:h) Ağrı, acı duyulduğunda söylenen bir söz. (a:h) Sesin tonuna göre pişmanlık, öfke, özlem, beğenme, sevgi vb. duygular anlatan bir söz.