Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ilenme" olan, toplam 23 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ilenme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ilenme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ilenme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TERAZİLENME, BEDEVİLENME, ÜZENGİLENME
BİLGİLENME, İVEDİLENME, ÇİZGİLENME, ÇEŞNİLENME, SERGİLENME, MEVZİLENME
İLGİLENME, SEKİLENME, YENİLENME, SEPİLENME, AKSİLENME, EZGİLENME, ETKİLENME, DELİLENME, ÇİVİLENME, ÇİTİLENME
İKİLENME
DİLENME, BİLENME
İLENME
İLENME
İlenmek işi.
TERAZİLENME
Terazilenmek durumu.
EZGİLENME
Ezgilenmek durumu.
SEKİLENME
Sekilenmek durumu, teraslanma.
İVEDİLENME
İvedilenmek işi.
ÇEŞNİLENME
Çeşnilenmek işi.
SERGİLENME
Sergilenmek işi.
İLGİLENME
İlgilenmek işi, alakalanma.
AKSİLENME
Aksilenmek işi.
ÜZENGİLENME
Üzengilenmek işi.
YENİLENME
Yenilenmek durumu.
BEDEVİLENME
İnsanlıktan çıkma.
BİLGİLENME
Bilgilenmek işi.
SEPİLENME
Sepilenmek işi.
ÇİZGİLENME
Çizgilenmek işi veya durumu.
MEVZİLENME
Mevzilenmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde İLENME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BEDDUA
Birinin kötü duruma düşmesini gönülden isteme, ilenme, ilenç, kargış.
BİLENME
Bilenmek işi.
DELİLENME
Delilenmek işi.
ÇİTİLENME
Çitilenmek işi.
DİLENME
Dilenmek işi.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
ÇİVİLENME
Çivilenmek işi.
DIŞLAMAK
Bir kimse veya bir toplum, bir kimse, bir durum, bir düşünce vb.ni yok saymak, ilgilenmemek.
AH
İlenme, beddua. (a:h) Ağrı, acı duyulduğunda söylenen bir söz. (a:h) Sesin tonuna göre pişmanlık, öfke, özlem, beğenme, sevgi vb. duygular anlatan bir söz.
BAKMAK
Bakışı bir şey üzerine çevirmek. Yoklamak, incelemek, denemek. Anlamak, farkına varmak. Gözetmek, korumak. İlgilenmek. Yapılabilmesi bir şeye bağlı bulunmak. Beslemek, geçindirmek. Bir şeyin gelişmesi veya iyi bir durumda kalması için emek vermek. Renklerde benzemek, andırmak. Bir iş birinden beklenmek. Hastayı muayene etmek. Bir şeyin yüzü bir yöne doğru olmak. Tedavi etmek için ilgilenmek. Bir işi yapmak, bir işi yapmakla görevli olmak. Aramak. Başka bir şeyle ilgilenmeyip elindeki veya önündeki işle uğraşır olmak. Uğraşmak, meşgul olmak.
DUYARLIK
Duyarlılık. Bir duyar katın ışıktan etkilenme yeteneği. Zayıf bir etkiye karşı, tepki gösterebilme yeteneği.
ALAKALANMAK
İlgilenmek. Bir şeyden zevk almak. Bir şey çekici gelmek. Gönül bağlamak, yakınlık duymak.
ÇARPILMAK
Çarpma işine konu olmak. Çarpık duruma gelmek. Bir yankesici tarafından eşyaları el çabukluğuyla çalınmak, soyulmak. Bir şeye ederinden fazla para ödemek. Aldatılmak. Çekiciliğine kapılmak, etkilenmek.
ALO
Telefon konuşmasına başlarken kullanılan bir seslenme sözü. (alooo) Kendisine bakmasını veya kendisiyle ilgilenmesini istediği kişiye karşı söylenen seslenme sözü.
AĞIRSAMAK
Birine karşı soğuk davranarak sıkıntı verdiğini anlatmak. Bir işi ağır bulmak, yük saymak, yüksünmek. Bir işi yavaş yapmak, önemsememek, ilgilenmemek.
ÇİVİSİZ
Çivisi olmayan veya çivilenmemiş olan.
DURMAK
Hareketsiz durumda olmak. Ara vermek. Varlığını sürdürmek. Birisinin malı olarak bulunmak ya da o malla ilişkisi olmak. İşlemez olmak, çalışmamak. Dinmek, kesilmek. Bir konuyla çok ilgilenmek, üstüne düşmek. Beklemek, dikilmek. Bir yerde olmak veya bulunmak. Yaşamak. Bir yerde bir süre oyalanmak, eğlenmek, eğleşmek, tevakkuf etmek. Kalmak. Belli bir durumda, bir görevde bulunmak. Var olmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: Çalışadurmak, bakadurmak, getiredurmak, yiyedurmak gibi.
ADAMAK
Bir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kutsal olduğuna inanılan bir güce niyette bulunmak, nezretmek. İthaf etmek. Bir şeyle yoğun olarak ilgilenmek. Kutsal saydığı bir şey uğruna kendini feda etmek üzere söz vermek. Ayırmak, tahsis etmek.
ALAKALANMA
Alakalanmak işi, ilgilenme.
DİLENİŞ
Dilenme işi.