ÜÇLÜK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "üçlük" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. üçlük ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu üçlük ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde üçlük olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ÜÇLÜK

Üç tanesi bir arada bulunan, üç tane alabilen, üç taneden oluşmuş. Basketbolda ceza alanı dışından atılan topun potaya geçirilmesi sonucu kazanılan üç sayı değerindeki atış.

  -   -   -  

Anlamında ÜÇLÜK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÜÇLÜK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ATILGAN

Çekinip korkmadan kendini tehlike veya güçlüklere atan, acar. Girişken.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

KOPARMAK

Kopmasını sağlamak, kopmasına yol açmak. Daldan, ağaçtan alıp toplamak. Güçlükle elde etmek. Zor kullanarak almak. Birlikte koşan yarışçıyı üstün bir çaba ile hızlanıp geçmek. Birden ve güçlü bir biçimde başlamak veya başlatmak.

KISIK

Kısılmış olan. Hafifçe aralanmış, yumulmuş olan (göz kapağı). Kanyon. Boğuk, güçlükle çıkan (ses).

DAR

İçine alacağı şeye oranla ölçüleri yetersiz olan, geniş ve bol karşıtı. İdam mahkûmlarını asmak için dikilen direk. Yetersiz. Yurt. Güçlükle, ucu ucuna, ancak. Genişliği az veya yetersiz olan, ensiz, mikro. Sıkıntılı. Az, elverişsiz, sınırlı. Ev.

KOLAYLIKLA

Sıkıntı çekmeden, güçlüklere uğramadan, kolayca.

GÜCÜN

Dara dar. Güçlükle, ancak, zorla.

IKLAMAK

Yük altında güçlükle solumak. Ağlarken bunalır ve soluğu kesilir gibi iç çekmek.

ANCAK

"Yalnızca" anlamında, sınırlama bildiren bir söz, bir. "Lakin, ama, fakat, yalnız" sözleri gibi bir düşünceye karşıt ikinci bir düşünceyi anlatan bir söz. "Olsa olsa, en çok, daha çok, güçlükle" anlamlarında, bir şeyin daha çoğunun, ilerisinin olmadığını gösteren bir söz, dar, gücün. En erken.

DİDİNTİ

Güçlük içinde ve sürekli olarak çalışıp çabalama, didişme.

EZİYET

Zulüm. Sıkıntı ya da güçlük.

GEDİK

Bir düzey üstündeki yıkık, çatlak veya aralık, rahne. Güçlük, güç durum. Boşluk, eksiklik. Yarma saldırısında düşman mevzilerinde açılan yer. Eksik dişli. Bir işi yapmak, bir şeyden yararlanmak yolunda verilen hak, imtiyaz. Dağ geçidi.

KOLAYLAŞMAK

Kolay duruma gelmek. Engel ve güçlükler ortadan kalkmak.

DİDİNMEK

Çok güçlük çekerek sürekli çalışmak.

BALÇIK

İçinde çeşitli organik maddeler bulunan, genellikle killi, koyu, yapışkan çamur, mil. Güçlük çıkartan. İçindeki kil oranı yüksek, yağlı, su geçirmez, koyu toprak.

ANTRASİT

Güçlükle tutuşan, koku, duman çıkarmadan büyük bir ısı vererek yanan bir taş kömürü türü.

FAKİR

Geçimini güçlükle sağlayan, yoksul, fukara, zengin karşıtı. Kişinin alçak gönüllülük göstermek için kendisine verdiği san. Olması gerekenden az. Zavallı, kimsesiz. Hindistan'da yokluğa, eziyete kendini alıştırmış derviş.

İNTİBAKSIZ

Yaşadığı çevreye veya duruma uymakta güçlük çeken.

KARARSIZ

Kararı olmayan. Dengesiz. Karar vermekte güçlük çeken, duruksun, tereddütlü, bikarar, mütereddit.

FISILTI

Fısıldarken çıkan, güçlükle duyulan sesin adı.