Kelimeler arşivi içinde; başında "üyümek" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. üyümek ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu üyümek ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde üyümek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÜYÜMEK
ÜYÜMEK
Uyumak, yatmak. Uyumak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÜYÜMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PALAZLAŞMAK
İrileşmek, gelişmek, büyümek.
ŞİŞMEK
İçi hava veya gazlarla dolarak gerilmek. Yorularak koşuyu veya müsabakayı sürdüremez olmak. Vücudun bir yeri içine yabancı bir maddenin girmesiyle veya başka bir etkiyle gerilmek, kabarmak. Gururlanmak, büyüklenmek. Utanmak, mahcup olmak. Çok yemek yiyerek rahatsız olacak kadar doymak. Bir şey emerek hacmi büyümek, genişlemek.
ÇIKMAK
İçeriden dışarıya varmak, gitmek. Süresi dolduğunda ayrılmak. Gerçekleşmek. Yayılmak, duyulmak. Yerinden oynamak. Görünür ya da belli bir durumda bulunmak. Bir iddia ile ortalıkta görünmek. Belirmek, tanınmak. Meydana gelmek. Yayılmak. Niteliği sonradan anlaşılmak. Gelmek. Giderilmek, yok olmak. Yetkili birinin makamına iş için gitmek. Bir şeyin yukarısına doğru yürümek. Artırmak, fiyatı yükseltmek. Bir konu yetkililerce karara bağlanmak. Mal olmak. Bir durumla ilgili niteliklerini yitirmek, bir durumdan başka bir duruma geçmek. Büyük abdest bozmak. Karaya ayak basmak. Oyunda herhangi bir rolü oynamak. Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek. Yükselmek, artmak. Herhangi bir durumda olduğu anlaşılmak. Yetişecek ölçüde olmak. Harcamak zorunda kalmak. Eksilmek. Ay veya mevsim geçmek. Bir inceleme, bir araştırma sonucu bulmak. Binaya kat eklemek. Erişmek, görmek. Bulunduğu yerden fırlamak, kopmak. Sıyrılmak, ayrılmak. Olmak, bulunmak, var olmak. Bulunduğu yeri bırakıp başka yere geçmek, taşınmak, ayrılmak, ilgisini kesmek. Yapılmak, yürümek. Bitmek, büyümek, sürmek. Karşı gelebilmek, boy ölçüşmek. Bir yere ulaşmak, varmak. Bir sebeple bulunulan yerden ayrılmak. Talihine veya payına düşmek, isabet etmek, vurmak. Piyasaya sürülmek. Oluşmak, olmak. Sesini yükseltmek. Bir şeyin düzeni bozulmak, eskisinden daha değişik, kötü bir duruma girmek. Bulaşmak. Ay, Güneş görünmek. Bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmek, mezun olmak. Verilmek. Vermeye katlanmak. Flört etmek. Davranışta herhangi bir niteliği bulunmak. Unutmak. Yayımlanmak. Yeni yetişip satışa sunulmak.
GENLEŞMEK
Bir cisim birleşimi ve yapısı değişmeden ısı etkisiyle hacimce büyümek.
APRANMAK
Gelişmek, büyümek. Otlamak, yayılmak.
GENİŞLEMEK
Geniş duruma gelmek, büyümek. Yaygın duruma gelmek. Bollaşmak. Rahat bir duruma gelmek, açılmak, ferahlamak.
KABARMAK
Ağırlığı artmadan hacmi büyümek. Deniz dalgalanmak, büyük dalgalar oluşmak. Kumaş üzerinde tüyler oluşmak, havlanmak. Öfke, sevgi vb. duygular gittikçe güçlenmek. Böbürlenmek, gururlanmak. Şişmek, genişlemek. Kafa tutmak, öfkelenip üstüne yürüyecek gibi davranmak. Niceliği artmak, büyümek. Yağışlardan ya da kaynamaktan taşmaya yüz tutmak. Hayvanların tüyleri dikilmek. Bulanmak. Islanıp veya ısınıp yerinden kurtulmak.
PALAZLANMAK
Gelişmek, iri duruma gelmek, büyümek. Varlığı artmak, zenginleşmek.
AYNIMAK
Büyümek, gelişmek, sağlığı düzelmek: Bizim çocuk aynımadı gitti.
BAYIMAK
Zengin olmak: Cingan göçmeyince bayımaz. Büyümek. Zengin olmak.
YAYILMAK
Yayma işine konu olmak veya yayma işi yapılmak. Genelleşmek. Genişlemek, büyümek. Rahat bir biçimde, sere serpe oturmak. Serilmek, döşenmek. Ayrıntıya girmek, açılmak. Koyun, inek vb. otlamak. Kaynağından çıkan ışık, doğru çizgiler hâlinde türlü yönlere dağılmak. Hastalık, pek çok kimseye geçmek veya bulaşmak. Herkes tarafından duyulmak.
UZAMAK
Uzun duruma gelmek, boyu büyümek. Çok zaman tutmak, uzun sürmek.
AZMAK
Küçük su birikintisi, gölcük. Çamaşır artık ağartılamaz duruma gelmek. Hayvanlar iki ayrı ırktan doğmak. Yara, hastalık etkili, tehlikeli duruma gelmek. Cinsel duyguları artmak. Bitkiler, aşırı büyümek. Bataklık. Deniz, ırmak vb. kabarmak, taşmak. Taşkınlıkta ileri gitmek.
ATIKMAK
Kötü ünü çıkmak. Ün kazanmak. Gürbüzleşmek, büyümek.
ŞENELMEK
Boş bir yer, insanların yerleşmesiyle yurt durumuna gelmek, meskûn olmak. Sevinmek, keyiflenmek, neşelenmek. Bitki gelişmek, büyümek, serpilmek.
BÜYÜME
Büyümek işi.
SERPİLMEK
Serpme işine konu olmak. Gelişmek, büyümek. Yayılmak.
DEVLEŞMEK
Çok büyümek, irileşmek. Aşırı bir gelişme göstermek.
YETİŞMEK
Ulaşmak, ermek, varmak, vasıl olmak. Vaktinde tamam olmak, bitmek, hazırlanmak, hazır olmak. Üremek, büyümek, olmak. Vakit bulmak, yapabilmek. Vaktinde varmak, vaktinde bulunmak. Yardım etmek, yardımına koşmak. Yetmek, yeter olmak, kâfi gelmek. Bir işe başlamış olanlara veya gidenlere sonradan katılmak. Bir zamanda yaşamış olmak, bir zamanı veya kimseyi görmüş olmak. Değmek, uzanıp dokunabilmek. Ortaya çıkmak. Eğitim görmüş olmak, öğrenmek, gelişmek. İş görebilecek yaşa gelmek, büyümek.
ASARMAK
Yetişmek, büyümek. İyi kullanmak, saklamak. Beslemek, büyütmek, yetiştirmek, korumak. Budamak, bakmak. Bakmak, göz kulak olmak, iyi kullanmak. Muhafaza etmek, sakınmak, esirgemek, korumak.