Kelimeler arşivi içinde; sonunda "üstüste" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu üstüste ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında üstüste olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde üstüste olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ÜSTÜSTE
ÜSTÜSTE
Ortalama.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÜSTÜSTE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DÖĞMEÇ
Yıkamak için ıslatılmış ve üstüste yığılmış çamaşır. Döğülüp kabuğu çıkartılmış buğday, yarma. Ceviz, dut kurusu, fındık, pestil, şekeri birlikte döğerek yapılan yiyecek. Doğranmış ekmek ya da yufkayı yumurta ile yağda kızartarak yapılan yiyecek. Sade yağ içine mısır ekmeğini ya da taze ekmeği doğrayarak yapılan yiyecek. Yufka ekmeği, peynir, soğanı yağda kızartarak yapılan yiyecek. Yumurta salatası. Sıcak ekmek içini tuzsuz yağ ve şekerle karıştırarak yapılan yemek. Kavrulmuş fındığı şekerle döverek yapılan tatlı. Üstüne yağ sürülüp şeker dökülmüş ekmek.
MASTAFA
Bayır yerlere ağaç dikmek için yapılan set,seki : Akşama kadar mastafaya ağaç diktim. Üstüste yapılmış basamaklı evlek.
AVGAŞMAK
Boğuşmak, didişmek, altalta üstüste gelmek.
AVKALAŞMAK
Boğuşmak, didişmek, altalta üstüste gelmek.
KOZLAK
Harçsız duvar, taşları kuru kuru üstüste koyarak yapılan adi duvar.
GAYILMAK
Yığılmak, üstüste binmek.
ÇİĞSİREMEK
Sıcakken üstüste konan ekmek bozulmağa, kokmağa başlamak: Bu ekmekler biraz çiğsiremiş.
DÖĞGEÇ
Çamaşırı döğerek yıkamaya yarayan ağaç tokaç. Yıkamak için ıslatılmış ve üstüste yığılmış çamaşır.
GELEP
İp çilesi, kelep. Üstüste düzgünce dizilmiş asma yaprağı demeti.
ENANTİYOMER
Birbirinin ayna görüntüsü olup üstüste çakıştırılamayan optikçe aktif moleküller.
DABANCA
Tabanca. Etrafı hasırla örtülü cam fıçı. Çinicilikte fırındaki, malları düz ünce ve üstüste yığmak için kullanılan destek. Tabanca (silah).
HOYUK
Bostan korkuluğu. Görüntü, hayal. Çobanların, dağ tepelerinde üstüste koydukları taşlardan meydana getirdikleri kuleler. Tarlaların sınırını belirtmek için dikilen taşlar, nişan taşı. Tarlayı sürerken doğru çizgi yapmak için karşı tarafa dikilen taş ve toprak yığını. Aptal, serseri. İğne. Bostan korkuluğu. (Gürün Sivas). Pullukla sürülme sırasında tarlanın ayrıldığı kısımdır. (Yenikent Aksaray Niğde).
CİMCİM
Çocukların ellerini üstüste koyarak oynadıkları bir çeşit oyun. Sarı renkte yabani arı. Cimri.