Kelimeler arşivi içinde; başında "ürüye" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. ürüye ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ürüye ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ürüye olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÜRÜYE
ÜRÜYE
Dişi tay.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÜRÜYE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
APIŞAK
Bacaklarını açarak yürüyen, ayrık bacaklı.
AYAKLANMAK
Çocuk yürümeye başlamak. Hasta iyileşip yürüyebilir duruma gelmek. Ayağa kalkıp gitmeye davranmak. Toplu bir biçimde zor ve şiddet kullanarak devlet güçlerine karşı gelmek, başkaldırmak, isyan etmek. Uyanmak, uyanıp kalkmak.
HECİN
Çift parmaklılar takımının devegiller familyasından, uzunluğu 3, yüksekliği 2 metre kadar olan, sırtında besin depo etmeye yarayan tek hörgücü bulunan, hızlı yürüyen bir tür memeli (Camellus dromedarius).
ÇÜŞ
Yürüyen eşeği durdurmak için söylenen söz. Yakışıksız bir davranış karşısında söylenen kaba bir söz.
EŞKİN
Atın dörtnal ile tırıs arasındaki hızlı yürüyüşü. Böyle bir yürüyüşle. Böyle yürüyen (at). Filiz.
KÖTÜRÜM
Yaşlılık veya sakatlık sebebiyle yürüyemeyen, ayağa kalkamayan (kimse), oturak. Yürüyemeyecek derecede sakat (bacak). İşleyemeyen, iş yapamayan.
ÇIKIŞ
Çıkma işi. Bir yerden çıkmak için kullanılan nokta. Güreşte cazgırın alana çıkardığı pehlivanların izleyicilere doğru yürüyerek çalım yapmaya başlaması. Yokuş. Verilen bir işaretle yarışa başlama, depar. Uçağın bir havaalanından başka bir havaalanına gitme süreci, sorti. Çıktı. Mezuniyet, okul bitirme. Beklenilmeyen bir sırada yapılmış olan sert konuşma. Kuşatılmış bir bölgedeki birliklerin yaptığı saldırı. Çıkış belgesi.
KAPLUMBAĞA
Kaplumbağalardan, çok sert ve kemiksi bir kabuk içinde yaşayan, ağır ağır yürüyen, dört ayaklı, sürüngen hayvan (Testudo).
BAZOFOBİ
Sinirsel veya ruhsal bozukluktan ileri gelen yürüyememe hastalığı. Yürürken düşme korkusu.
MAYMUN
Dört ayaklı, iki ayağı üzerinde de yürüyebilen, ormanda toplu olarak yaşayan, kuyruklu hayvan, primat. Çirkin ve gülünç. Taklitçi.
KOF
Kuruyarak veya çürüyerek içi boşalmış olan. Güçsüz, dermansız. Boş, değersiz, bilgisiz, yetkisiz (kimse).
KABARMAK
Ağırlığı artmadan hacmi büyümek. Deniz dalgalanmak, büyük dalgalar oluşmak. Kumaş üzerinde tüyler oluşmak, havlanmak. Öfke, sevgi vb. duygular gittikçe güçlenmek. Böbürlenmek, gururlanmak. Şişmek, genişlemek. Kafa tutmak, öfkelenip üstüne yürüyecek gibi davranmak. Niceliği artmak, büyümek. Yağışlardan ya da kaynamaktan taşmaya yüz tutmak. Hayvanların tüyleri dikilmek. Bulanmak. Islanıp veya ısınıp yerinden kurtulmak.
REVAN
Giden, yürüyen.
KÜFELİK
Küfeyi dolduracak miktarda olan. Kendi kendine yürüyemeyecek derecede sarhoş kimse.
APIŞTIRMAK
Hayvanı çok yorarak yürüyecek güç bırakmamak. Çifte demir atarak döndükçe geminin bir alan içinde kalmasını sağlamak.
KURBAĞA
Kurbağalardan, yumurta ile üreyen, yavruları gelişimlerini durgun sularda tamamladıktan sonra kuyruğu ve solungacı körelerek karada yaşayabilen, sıçrayarak yürüyen ve suda iyi yüzen küçük hayvan.
EFENDİ
Günümüzde bey unvanından farklı olarak özel adlardan sonra kullanılan ikinci derecede bir unvan. Koca. Eğitim görmüş kişiler için özel adlardan sonra kullanılan unvan. (efe'ndi) Erkekler için kullanılan bir seslenme sözü. (efe'ndi) Hizmetlilere seslenilirken kullanılan bir söz. Buyruğu yürüyen, sözü geçen kimse. Görgülü, nazik, kibar.
FERMUAR
Giysi, çanta vb. yerlerde kullanılan, karşılıklı dişler ve bunların üzerinde yürüyen kapatıcıdan oluşan düzenek, cırcır, carcur.
AYI
Memelilerin etobur takımından, beş parmaklı, tabanlarına basarak yürüyen, yurdumuzda boz türü bulunan, iri gövdeli hayvan, kocaoğlan (Ursus arctos). Kaba saba olan insanlar için kullanılan bir seslenme sözü.
EMİK
Emmekten çürüyen yer, emme izi. İnsan beyni.