Sonu ÜREMEK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "üremek" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. Sonu üremek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında üremek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde üremek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

GÖĞÜMSÜREMEK

10 harfli kelimeler

GÜLDÜREMEK, HÖLDÜREMEK, TÖNĞÜREMEK

7 harfli kelimeler

KÜREMEK, TÜREMEK, DÜREMEK, GÜREMEK, YÜREMEK

6 harfli kelimeler

ÜREMEK

Bazı kelimelerin anlamları

ÜREMEK

Canlı, doğup çoğalmak. Yetişmek. Çoğalmak, artmak.

KÜREMEK

Kürekle atıp temizlemek, kürelemek, kürümek.

DÜREMEK

Doğmak, olmak, türemek, büyümeye başlamak. Türemek. Türemek, peyda olmak, zuhura gelmek.

GÖĞÜMSÜREMEK

Yeşilliğe ve ota özlem duymak: Bahar geç geldi, ayol hayvanlar da göğümsüredi, biz de.

YÜREMEK

Yadırgamak.

TÖNĞÜREMEK

Yuvarlanmak.

GÜREMEK

Beşiği ya da salıncağı sallamak. Dişi hayvan döllenmek. At ve eşek çiftleşmek istemek. Dişi tay, aygır istemek.

TÜREMEK

Oluşmak, ortaya çıkmak, meydana çıkmak. Bir kökten çıkmak. Çoğalmak. Parçalanıp çoğalmak, üremek.

GÜLDÜREMEK

Güldürdemek.

HÖLDÜREMEK

Zayıflıktan gözler çukura kaçmak.

  -   -   -  

Anlamında ÜREMEK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÜREMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HEMİPELAJİK

Hayatının büyük bir bölümünü serbest yüzerek geçiren sadece üreme veya beslenmek için zemine bağlı olan, meropelajik, yarı demersal, yarı pelajik. Hayatının büyük bir bölümünü serbest yüzerek geçiren sadece üremek ya da beslenmek için zemine bağlı olan balıklar. Meropelâjik, yarı pelâjik.

GELMEK

Ulaşmak, varmak. Kazanılmak, sağlanılmak. Akmak. Herhangi bir sırada bulunmak. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Dayanmak, tahammül etmek. İsabet etmek. Ortaya çıkmak, doğmak. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Kadar olmak. İzlemek, takip etmek. Katılmak, eklenmek. Oturmaya, ziyarete gitmek. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Mal olmak. Belli bir süre dolmak. Biriyle birlikte gitmek. Uymak. Getirmek. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Başlamak, ortaya çıkmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Türemek. Belli bir zamana ulaşmak. Görünmek, sanılmak. Düşmek, rast gelmek. Çıkmak, yönelmek. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Uygun düşmek. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Olmak, -e uğramak. Sonuç çıkmak.

DÜRÜMEK

Katlamak, katlayarak kaldırmak, sarmak, kıvırmak. Doğmak, olmak, türemek, büyümeye başlamak. Durulmak: Derenin suyu iyiden iyiye dürüdü.

SİRKELENMEK

Birçok sirke türemek. İçine sirke konmak.

YETİŞMEK

Ulaşmak, ermek, varmak, vasıl olmak. Vaktinde tamam olmak, bitmek, hazırlanmak, hazır olmak. Üremek, büyümek, olmak. Vakit bulmak, yapabilmek. Vaktinde varmak, vaktinde bulunmak. Yardım etmek, yardımına koşmak. Yetmek, yeter olmak, kâfi gelmek. Bir işe başlamış olanlara veya gidenlere sonradan katılmak. Bir zamanda yaşamış olmak, bir zamanı veya kimseyi görmüş olmak. Değmek, uzanıp dokunabilmek. Ortaya çıkmak. Eğitim görmüş olmak, öğrenmek, gelişmek. İş görebilecek yaşa gelmek, büyümek.

KATADROM

Hayatlarının çoğunu tatlı sularda geçirip her yıl yumurtlamak için denizlere göç eden balıklar ve diğer bazı hayvanlar. Hayatlarını tatlı sularda geçiren, üremek için denizlere göç eden. Her yıl yumurta bırakmak üzere tatlı sudan tuzlu suya göçeden balıklar ve diğer bazı hayvanlar.

ÜREME

Üremek işi. Canlıların cinsel hücrelerinin birleşmesinden ortaya çıkan tohumla veya doğrudan doğruya oluşturdukları sporlarla çoğalmaları, tenasül.

YUMURTLAMAK

Tavuk, kuş, balık vb. yumurta yapmak. Bazı hayvanlar, üremek. Uydurup söylemek veya söylenmemesi gereken şeyi açığa vurmak.

KURTLANMAK

İçinde ya da üzerinde kurt üremek. Rahat oturmayıp telaş ve sabırsızlık göstermek. Bir yerde çok oturmaktan bıkarak gezme gereği duymak. Sürekli kımıldanmak.

KUREKELEMEK

Silip süpürmek, küremek.

BİTLENMEK

Üzerinde bit üremek.

KURÜMEG

Kürekle atıp temizlemek, küremek, süpürmek, sıyırmak.

KÜRÜMEK

Küremek.

SIYIRGA

Harmanda sap toplamaya veya damlardan karı küremeye yarayan araç. Kar küremekte kullanılan büyük kürek.

KURÜMEK

Kürekle atıp temizlemek, küremek, süpürmek, sıyırmak: Güneş yükselmeden damların karını bi kurün.

KÜREME

Küremek işi.

BÖCEKLENMEK

İçinde veya üstünde böcek üremek.

KARMIK

Çay ağzında yapılmış olan balıkçı büğeti. Mersin balıklarının üremek için denizden nehirlere geçişleri sırasında avlanmalarında kullanılan ve nehir ağızlarına kurulan çok iğneli bir olta takımı.

TÜREME

Türemek işi. Aynı kökten çıkma, iştikak.

KARDEŞLENMEK

Ekin bir kökten birkaç sap birden üremek. Kardeş sahibi olmak.