ÜNİTE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ünite" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. ünite ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ünite ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ünite olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ÜNİTE

Birlik, birleşmiş olma durumu. Bir görevi, işi sürekli olarak yapmak üzere oluşturulmuş birlik. Birim. Dersin bölümlerinden her biri. Bir kümenin her elemanı veya bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, birim.

ÜNİTER

Birlikçi, birlikten yana, birleştirici (siyaset). Merkeziyetçi.

  -   -   -  

Anlamında ÜNİTE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÜNİTE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

PARAKETA

Geminin saatteki hızını anlamak için kullanılan araç. Üzerinde yüzlerce iğneli köstek bulunan uzun balık oltası. Birden fazla balığın avcılığında durgun sularda kullanılan, su yüzeyi ile su zemin arasında uygun pozisyonlarda yerleştirilerek avcılık yapan, başı ve sonu şamandıralı, üçlü veya beşli yemli olta takımlarının bir araya gelmesinden oluşan pek çok üniteyi içeren, çok iğneli oltalar, barigat, paragat.

RENKULUS

Böbrekçik, böbreğin en küçük ünitesi.

LAMİNARİN

Esmer deniz alglerinde %0,5-33 düzeyinde bulunabilen ve kara bitkilerindeki nişastanın yerini alan, başlıca 20-B-D glikoprinoz ünitelerinden oluşan, bir karbonhidrat.

İU

İnternasyonal ünite.

MERKEZİYETÇİ

Merkeziyetçilik yanlısı olan (kimse), merkezci, üniter. Merkeziyetçiliğe uygun (iş, yönetim), merkezci, üniter.

KLİMAKS

Baskın türün çevre şartlarına tamamen uyduğu, peş peşe komüniteler serisinde olgunlaşmış durum.

ÇÖZÜMLEME

Çözümlemek işi. Bir cümledeki kelimelerin hangi kelime türünden olduklarını veya özne, tümleç, yüklem görevlerinden hangisinde bulunduklarını belirtme, tahlil. Kelimenin kökünü bulup eklerini gösterme. Bir metni belirli yöntemlere bağlı kalarak gözden geçirme, tahlil. Herhangi bir konunun, bir nesnenin düşüncede veya gerçeklikte kurucu parçalarına ayrılmak yoluyla yapısının, işleyişinin ve gelişim yasalarının ortaya konması işlemi. Bir maddenin birleşimindeki yalın cisimlerin niteliğini veya niceliğini anlamak için yapılan işlem, tahlil, analiz. 7. mat. Bir sayıyı onluk ve birliklerine ayırıp yazma. Bir dizgeyi, onu oluşturan altdizgelere ayırıp bunlar arasındaki işlevsel ilişkileri araştırarak inceleme, bu yolla dizgeyi tanımaya çalışma yöntemi, bk. dizge çözümleme. Bir söylemi meydana getiren kelimelerin çeşidini ve cümledeki rollerini belirtme işi. Çözümleme ya gramerin verdiği değerlere göre (GRAMATİKAL ÇÖZÜMLEME, An. grammatical), ya kelimelerin karşılıklı ilgi ve durumlarına göre (SÖZDİZIMCE ÇÖZÜMLEME, An. syntaxique) veya mantıkça çıkarılan hükümlere göre (MANTIKÇA ÇÖZÜMLEME, An. logique) olur. Bir bütünü oluşturan parçaları bilimsel bir amaçla birbirinden ayırma işi. Öğretimde bir konunun ya da birimin (ünite) bölümleri üzerinde ayrı ayrı durarak çalışma. Bir sorunu bir dizi daha ilkel soruna indirgeme. Bir özdeğin kimyasal bileşimini bulma. Karmaşık bir bütünü, yapısını anlamak amacıyla parçalarına, öğelerine, birleşenlerine ayırma. inceleme, irdeleme. Bir özdeğin kimyasal bileşimini nitel ve nicel olarak belirleme. Erey ve yakınsama olgularını dört işleme katarak işlev, türev, tümlev, dizi ve derneyleri inceleyen uzbilim dalı. Anlamdaş. uzbilimsel çözümleme. Bir yapının, bir dizge bileşenlerinin, niteliğini ya da niceliğini anlamak için yapılan işlem. (Yapısal ruhbilim) Anlık süreçlerini oluşturan temel öğeleri içebakış yolu ile ana öğelerine ayırma. Tahlil etime, inceleme. Herhangi bir konunun, bir nesnenin düşüncede ya da gerçeklikte kurucu parçalarına ayrılması yoluyla yapısının, işleyişinin ve gelişim yasalarının ortaya konması işlemi. Gözlem sonuçları ya da verileri uygun bir biçimde düzenleyerek yine uygun işlemler aracılığıyla anlamlandırma ve onlardan sonuçlar çıkarma. 2 Bireşik bir öğenin bileşenlerine ayrılması, bk. bireşim. Öykü, roman ve öbür türlerde, insan duygularını inceden inceye belirtme. Bir tümceyi, bir dizeyi, anlaşılması güç bir sözü birimlerine ayırarak açıklama.

KLUSTER

Süt sağım ünitesi montaj tablası.

IU

İnternasyonal ünite.

KUANTUM

Bir dalganın olası değerlerinin alt değer kümelerinden biri. Işık birimi. Foton. Bir nörotransmitterin salgılandığı en küçük birim. Enerjinin esas ünitesi.

REPLİKOM

Kromozomun bağımsız olarak çoğalabilen parçası. Replikasyon ünitesi.

RAFİNATÖR

Odun liflerini içinde bulunabilecek yabancı maddelerden arıtma ünitesi.

KAROTEN

Bitkilerde sentezlenen, sütte ve yumurta sarısında bulunan, A vitamininin öncüsü olan, sarı ve portakal renkli bir pigment, C40H56. Bazı bitkilerde sentezlenen, özellikle koyu yeşil, lifsi ve sarı sebzelerde, meyvelerde bulunan ve yağda çözünen, A vitamininin öncüsü olan, renkleri menekşeden turuncuya veya sarıya kadar değişen bir pigment. A vitamininin ön maddesi olarak bilinen ve hayvan vücudunda A vitamine dönüşen, bitkilerin yeşil yapraklarında ve diğer kısımlarında klorofille birlikte bulunan; beta karoten olarak tavuklarda. 6 mikrogramı, diğer çiftlik hayvanlarında 1-2 mikrogramı 1 internasyonal ünite A vitaminine eşit olan, hayvansal ürünlere renk veren bir pigment, karotin, A provitamini. Bitkilerin meydana getirdiği sarı-kırmızı renk maddesi. Sütte ve yumurta sarısında bulunur.

KAPSOMER

Virüslerde nükleik asidi saran, proteinden oluşmuş kapsidi meydana getiren ve tek bir gen ile kontrol edilen protein birimler. Virüsün kapsit yapısını oluşturan bireysel protein moleküllerinden oluşmuş alt üniteler.

PROSESİTİVİTE

Biyolojik bir polimerin üretimini katalize eden herhangi bir enzim için substrattan ayırmaksızın polimere çoklu subüniteler ekleme özelliği.

FİTOSÖNOLOJİ

Bitki topluluklannın (komünite) incelenmesi. Bitki topluluklarını inceleyen bilim.

BİRİM

Bir kümenin her elemanı. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.

MONOMER

Birim yapı; özellikle organik molekülleri oluşturan birini yapıların her biri. Amino asitlerin proteinlerin monomerleri olduğu gibi. Kendisi ile veya farklı moleküllerle polimer oluşturma eğiliminde olan kimyasal madde. Organik molekülleri oluşturan birim yapıların her biri. Daha küçük birimlere ayrılamayan bir ünite, yapı taşları, protomer. Polimerleri oluşturan alt üniteler veya yapılar.

SFİNGOLİPİT

Özellikle beyin ve sinir dokusunda bol bulunan, alkolü sfingozin olan bir fosfolipit. Seramide bağlı bir fosfokolin, fosfoetanolamin veya mono/oligosakkarit ünitesi içeren lipit sınıfı. Sfingomiyelin, serebrozit, gangliyositleri içerir ve hücre zarlarının ana yapısal elamanıdır.

POLİSAKKARİT

Monosakkarit birimlerinin dallı ya da hat şeklinde birleşmesi ile oluşan, nişasta, glikojen, glikan ve benzerleri gibi yüksek molekül ağırlıklı karbohidrat sınıfı. Çok sayıda monosakkarit molekülünün birleşmesinden oluşan kompleks yapıdaki organik bileşik. Genellikle on monosakkarit ünitesinden daha fazla monosakkaritin glikozidik bağlarla bağlanmasıyla oluşan düz zincirli veya dallanmış, nişasta, glikojen, selüloz, inulin gibi yüksek molekül ağırlıklı karbohidrat sınıfı.