Kelimeler arşivi içinde; sonunda "üngü" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. Sonu üngü ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında üngü olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde üngü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
GÖTÜRÜNGÜ
BÖLÜNGÜ, GÖRÜNGÜ, DÜŞÜNGÜ, DÜZÜNGÜ, GÖZÜNGÜ, KÜRÜNGÜ, SÜLÜNGÜ, SÜRÜNGÜ, ŞÜLÜNGÜ, TÜLÜNGÜ, ÜSTÜNGÜ, YÜZÜNGÜ
SÜNGÜ
ÜNGÜ
ÜNGÜ
O, bu, şu.
GÖZÜNGÜ
Aynı.
DÜZÜNGÜ
Ayna.
DÜŞÜNGÜ
Düşünce. Üzüntü, can sıkıntısı.
TÜLÜNGÜ
Utanmaz, sıkılmaz, edepsiz, şirret (kadın için). İyesiz, başıboş köpek. Düzenci, vurguncu, kötü özellikleri olan kimse. Başıboş gezen, soytarı, hırsız.
SÜNGÜ
Tüfek namlusunun ucuna takılan küçük kılıç biçiminde delici silah. Mezar başına nişan olarak dikilen sırık. Isıtma kazanında kömürün karıştırılmasını sağlayan demir çubuk. Kavlakları düşürmek için kullanılan sivri uçlu, uzun çelik çubuk. Ucunda ıslak bez bulunan, fırındaki kızgın külleri süpürmeye yarayan sırık. Ense. Isıtma kazanında kömürün karıştırılmasını sağlıyan demir çubuk. Eski meddahlarda kendilerini korumak için bulunan büyük kama. Bu süngüye elif de denirdi.
ŞÜLÜNGÜ
Oyunbaz, soytarı, palyaço.
SÜLÜNGÜ
Fırın süpürmeye yarayan, ucunda paçavra bulunan sırık.
BÖLÜNGÜ
Fraksiyon.
KÜRÜNGÜ
Saman toplamaya yarayan tahta araç.
YÜZÜNGÜ
Ayna.
GÖTÜRÜNGÜ
Dokuma tezgahında tefe denilen aracın üst tahtasını götüren ip ve çıtadan yapılan askı. Çocuk olması için, kadınların kullandıkları bir çeşit kocakarı ilâcı: Çocuk olsun diyi götürüngü ilâç fayda virmemiş.
ÜSTÜNGÜ
En üstteki, en yüksekteki.
GÖRÜNGÜ
Duyularla algılanabilen her şey, fenomen, numen karşıtı.
SÜRÜNGÜ
Fırın süpürmeye yarayan, ucunda paçavra bulunan sırık.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÜNGÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ZIRH
Savaşlarda ok, kılıç, süngü vb. silahlardan korunmak için giyilen, demir ve tel levhalardan yapılmış giysi. Herhangi bir yeri, aracı vb.ni kuvvetlendiren, zararlı etkilerden koruyan özel madde. Savaş gemilerinin veya bazı araçların dışına kaplanılan çelik levha.
SÜNGÜLENMEK
Süngüleme işi yapılmak.
SÜNGÜLÜ
Süngü takmış olan.
NUMEN
Nesnenin kendisi, görüngü karşıtı.
MEÇ
Süngü gibi yalnız batırılarak yaralamaya yarayan, kısa, düz ve ensiz kılıç. Saçın küçük tutamlar biçiminde değişik renklerde boyanmış durumu.
SÜNGÜLEME
Süngülemek işi.
HÜNGÜRTÜ
Hüngürdeme sırasında çıkan sesin adı.
GÖRÜNGÜCÜLÜK
Gerçek olanın yalnızca görüngüler olduğunu öne süren görüş, olaycılık, fenomenizm.
KASATURA
Süngü gibi tüfeğin namlusu ucuna takılan veya bel kayışına asılı olarak taşınan bir bıçak türü.
FENOMENİZM
Görüngücülük.
OLAYCILIK
Görüngücülük.
FENOMENOLOJİ
Görüngü bilimi.
FENOMEN
Olay. Görüngü.
SÜNGÜLEMEK
Süngü batırmak. Süngü ile ateşi karıştırıp külün ızgaradan aşağı dökülmesini sağlamak.
FENOMENOLOJİK
Görüngü bilimsel. Olay bilimsel.
SÜNGÜLEŞME
Süngüleşmek işi.
SÜNGÜLENME
Süngülenmek işi.
SÜNGÜLEŞMEK
Birbirine süngü ile saldırmak.
FRAKSİYON
Bir siyasi partinin politikasını parlamentoda, yerel yönetimlerde, çeşitli kuruluşlarda yürütmek için teşkilatlanmış grup, bölüntü, bölüngü. Hizip.
FEL
Görüngü.