Kelimeler arşivi içinde; sonunda "üklemek" olan, toplam 68 adet kelime bulunmaktadır. Sonu üklemek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında üklemek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde üklemek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ÇÖYDÜRÜKLEMEK
TÜKÜRÜKLEMEK
DÜRTÜKLEMEK, KÜMSÜKLEMEK, KÜSMÜKLEMEK, KÖSSÜKLEMEK, KÖRCÜKLEMEK, KERTÜKLEMEK, KÜSSÜKLEMEK, HÜSSÜKLEMEK, ÖDÜRÜKLEMEK, HÖYTÜKLEMEK, HÖTTÜKLEMEK, HÖLLÜKLEMEK, GÜRDÜKLEMEK, PÜRÇÜKLEMEK, DÜMSÜKLEMEK, GÜMRÜKLEMEK, DÜĞMÜKLEMEK, DEKMÜKLEMEK, TÜYMÜKLEMEK, TÜTSÜKLEMEK, TÖYMÜKLEMEK, SÜMSÜKLEMEK, CÜMCÜKLEMEK
KÜLÜKLEMEK, ÜRMÜKLEMEK, TEPÜKLEMEK, KÜTÜKLEMEK, SÜYÜKLEMEK, ÖNDÜKLEMEK, SÜLÜKLEMEK, PÖDÜKLEMEK, PÜÇÜKLEMEK, PÜSÜKLEMEK, SÜDÜKLEMEK, İNDÜKLEMEK, KÖRÜKLEMEK, SÜRÜKLEMEK, BÜRÜKLEMEK, BÜYÜKLEMEK, ÇÜCÜKLEMEK, ÇÜÇÜKLEMEK, EVTÜKLEMEK, GÖMÜKLEMEK, HÖDÜKLEMEK, DÜDÜKLEMEK, HÖRÜKLEMEK, HÖYÜKLEMEK, HÜDÜKLEMEK
ÖVÜKLEMEK, ÜZÜKLEMEK, ÜYÜKLEMEK, ÜRÜKLEMEK, ÜNÜKLEMEK, ÜMÜKLEMEK, ÜDÜKLEMEK, ÜBÜKLEMEK, ORÜKLEMEK, ÖDÜKLEMEK, EDÜKLEMEK, ESÜKLEMEK, ÖRÜKLEMEK, ÖSÜKLEMEK, ÖYÜKLEMEK
YÜKLEMEK, CÜKLEMEK
ÜKLEMEK
ÜKLEMEK
Toplamak, dermek. Yüklemek.
HÜSSÜKLEMEK
Üvendireyle öküzü dürtmek.
KÖRCÜKLEMEK
Utandırmak, aşağılayarak davranışlarını olumsuz yönde etkilemek.
HÖYTÜKLEMEK
Hayvan ürkmek.
TÜKÜRÜKLEMEK
Tükürükle ıslatmak.
HÖTTÜKLEMEK
Eşarbı başa enseden bağlayıp uçlarını sarkıtmak.
KÜMSÜKLEMEK
Avcunu yumup, orta parmağını çıkartıp yumruk yaparak vurmak, muştalamak.
KERTÜKLEMEK
Yontmak, çizmek, kertik yapmak.
KÜSMÜKLEMEK
Tos vurmak.
ÇÖYDÜRÜKLEMEK
Fışkırtarak, kavis çizerek işemek.
KÖSSÜKLEMEK
Karıştırmak.
GÜRDÜKLEMEK
Kediler çiftleşmek istemek, kızışmak.
ÖDÜRÜKLEMEK
Dışkılamak, pislemek.
HÖLLÜKLEMEK
Çocuğu kundaklamak.
DÜRTÜKLEMEK
Üst üste birkaç kez dürtmek. Birini uyarmak ya da kışkırtmak.
KÜSSÜKLEMEK
Kapıyı arkasından sürgülemek, kilitlemek.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÜKLEMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KARALAMAK
Boya ya da kalemle birtakım şekiller çizerek bir yeri kirletmek. Hızlı ve acele olarak yazmak. Taslak olarak yazmak veya çizmek. Bir yazının üzerini çizerek onu geçersiz kılmak. Leke sürmek, kötülük yüklemek, iftira etmek.
GÜNCELLEŞTİRMEK
Güncel duruma getirmek, aktüelleştirmek. Programların veya yazılımların yeni sürümlerini bilgisayara yüklemek.
AJİTE
"Körüklemek; duygu sömürüsü yapmak" anlamlarındaki ajite etmek birleşik fiilinde ve "çırpıntıya uğramak" anlamındaki ajite olmak teriminde geçen bir söz.
ALDATMAK
Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.
ATFETMEK
Bir işi veya bir sözü bir kimseye mal etmek, yüklemek, isnat etmek. Yöneltmek, çevirmek.
DÜDÜKLEME
Düdüklemek işi.
İTMEK
Bir şeyi güç uygulayarak ileri götürmek. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisinden uzaklaşmaya zorlamak, çekmek karşıtı. Bulunduğu yerden aşağı düşürmek. Sürüklemek, sevk etmek. Kapı, pencere vb.ni güç uygulayarak açmak veya kapamak.
NİCELEMEK
Bir şeyi sayı, ölçü vb. ile bildirmek. Bir terime, tek veya çok oluşuna göre bir nicelik yüklemek.
ANGIÇ
Harman zamanı fazla sap yüklemek için öküz ve at arabalarının iki tarafına takılan parmaklık, kanat.
LEKELEMEK
Bir şeyi kirletmek, bir şey üzerinde leke oluşturmak. Birine, namusa dokunur bir suç yüklemek.
HAMLETMEK
Bir sebebe yüklemek, yormak.
AZDIRMAK
Azmasına sebep olmak. Şımartmak. Azgın duruma getirmek. Kötü davranış veya alışkanlıklara sürüklemek, yoldan çıkarmak.
KİRLETMEK
Kirli duruma getirmek, pisletmek. Namusuna, onuruna zarar verecek bir suç yüklemek, lekelemek. Küçük veya büyük abdestini yapmak, pislemek. Kadının ırzına geçmek, namusuna zarar vermek.
İNDÜKLEME
İndüklemek işi.
ATMAK
Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.
AFYONLAMAK
Afyon vererek uyuşturmak, uyutmak. Birini telkin yoluyla doğru düşünmesini önleyerek zararlı bir yola sürüklemek.
ÇATMAK
Odun, değnek, kılıç, tüfek vb. uzun şeylerden birkaç tanesini, tepelerinden birbirine çaprazlama dayayarak durdurmak. Bir şeyi yapmak için gerekli parçaları bir araya getirmek. Yazıyla ya da sözle sataşmak. Üzücü, kızdırıcı veya şaşırtıcı olaylarla karşılaşmak. Başa yemeni, çatkı, yazma vb.ni bağlamak. Kereste vb.ni birbirine tutturmak. Yükü hayvana iki yanlı yüklemek. Rastlamak, karşılaşmak. Gemiler birbirine çarpmak.
ÇIKARMAK
Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak. Sonunu getirmek. Hatırlamak. Bulmak, ortaya koymak. Yapmak, üretmek. Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak. Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak. Boşaltmak. Sunmak. Göstermek. Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek. Gidermek. Fotoğraf çektirmek. Resim yapmak. Söylemek. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek. İlgisini keserek uzaklaştırmak. Sağlamak, elde etmek. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek. Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak. Gibi göstermek, bir davranış yüklemek. Yayımlamak. Yollamak, göndermek.
FATURALAMAK
Bir malın faturasını düzenlemek. Bir suçu birinin üzerine yüklemek. Ödemeyi bir kuruluşa ve kişiye havale etmek. Bir görevi birine yerine getirmesi için vermek.
DAMGALAMAK
Bir şeyin üzerine damga ile işaret yapmak, damga vurmak. Bir kimseye, gerçeğe dayanmadan herhangi bir özellik veya nitelik yüklemek. Birine yüz kızartıcı bir suç yüklemek.