Kelimeler arşivi içinde; başında "öğüş" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. öğüş ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu öğüş ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde öğüş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÖĞÜŞ
Torun : Öğüşümden mektup aldım. Çok. Sitayiş, medih, öğme. Çok, fazla.
ÖĞÜŞMEK
Yağ ve benzerleri maddeler kumaş, kâğıt gibi şeylerin içine geçmek, yayılmak.
ÖĞÜŞLEŞMEK
Çoğalmakta yarışmak.
ÖĞÜŞLÜK
Zor ve sıkıcı durumlara dayanma, katlanma gücü.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖĞÜŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BOZBAŞ
Kavurma et. Kavurmanın az kızarmış hali. Yahni. Söğüş. Tirit. Bir çeşit yemek. Yiğit delikanlı.
SÖĞÜŞLÜK
Söğüş yapmaya elverişli (et veya sebze).
GAYIRTMAK
Döğüşen iki kişiden birinin tarafını tutmak.
HIRLAK
Ördek cinsinden bir çeşit su kuşu. Çok havlayan köpek. Bir çeşit öküz hastalığı. Döğüşe hazır kimse.
AZGAŞMAK
Döğüşmek, çekişmek.
KAYMALI
Çok döğüşken, kaba, kırıcı.
GAVRAŞMAK
Döğüşte kapışıp birbirinin üzerine çökmek. Kavraşmak, tutuşmak, sarılmak, dövüşmek.
GIRIŞMAK
Kibirlenmek, büyüklenmek, kendini beğenmek. Uğraşmak, mücadele etmek: Girişin bakalım ne kazanacaksınız. Öküz, boğa, koç döğüşmek. Ezilmek, büzülmek, buruşmak. Zina etmek, oynaşmak.
ÇOKEL
Söğüş eti. Tam rekabet ile azel piyasasının arasında yer alan ve sunumun çok sayıda satıcı tarafından yapıldığı ve satıcıların piyasayı etkileyebildiği, gerçek yaşamdaki piyasa yapısına yakın olduğu ileri sürülen durum.
ALAT
Acele, ivedi, çabuk. İpek böceklerinin koza yapmalarından bir hafta, on gün önce, çok yaprak yeme devresi. Bez dokuma tezgâhı. Sarıya veya kırmızıya boyanmış yün iplik. Elbise. Azgın, tehlikeli köpek. Bir çeşit çam ağacı. Karanfil, zencefil, tarçın gibi baharların karışımı. Düğünlerde pilâvın üzerine konulan söğüş et. Bulaşık. Uykudan uyanan ipek böceğinin yaprağa saldırması, evecen yemesi. Acele, çabuk. Bir tür çam ağacı.
GÜÇSINAV
Suçluyu bulmak amacıyla sanıkları ateşe atmak, dağlamak, suya daldırmak, zehirlemek, birbirleriyle döğüştürmek, yaban hayvanlarının arasına bırakmak, yanıtlanması güç sorular sormak ve daha birçok deneylerden geçirerek yapılan geleneksel ve evrensel yargılama türü. (Bu yargılamalar sırasında, Tanrısal güçlerin koruyuculuğu altında bulunduklarına inanılan suçsuzların acı çekmemelerine ve dokuncayla karşılaşmamalarına karşın suçlular acının en büyüğünü duydukları gibi, çoğu kez sakat kalmakta ya da yaşamlarını yitirmektedirler.) bk. bakı. karşılığı kutbakı, büyü, simge.
İDEŞMEK
Çekişmek, döğüşnıek: Birbirinizle ideşmeyin döverim.
ÇANGIŞMAK
Döğüşmek.
DÖĞÜŞKÜN
Kavgalı, nizalı: O adamla döğüşkünüz.
HAREYÇILIH
Aracı: Asırgilnen Abbasgil döğüşende hareyçılıh elledim. Belime ele bir daş hehledi ki.
GERGELMEK
Öküz döğüşe hazırlanmak: Bizim öküz gergeliyor.
DÖĞÜŞGEÇ
Silâh. Çok ve iyi döğüşen.
HIRKİMİK
Boğaz boğaza: Elli kuruş için hırkimik döğüştüler.
İDELEMEK
Döğüşmek, didişmek.
DALAŞGAN
Kavgacı, döğüşken, münazaa eden.