ÖZGÜR ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "özgür" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. özgür ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu özgür ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde özgür olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

ÖZGÜRLEŞTİREBİLME

15 harfli kelimeler

ÖZGÜRLEŞEBİLMEK

14 harfli kelimeler

ÖZGÜRLEŞTİRMEK, ÖZGÜRLEŞEBİLME

13 harfli kelimeler

ÖZGÜRLÜKÇÜLÜK, ÖZGÜRLEŞTİRME

11 harfli kelimeler

ÖZGÜRLÜKSÜZ, ÖZGÜRCESİNE, ÖZGÜRLEŞMEK

10 harfli kelimeler

ÖZGÜRLEŞME, ÖZGÜRLÜKÇÜ

8 harfli kelimeler

ÖZGÜRLER, ÖZGÜRLÜK, ÖZGÜRCAN

7 harfli kelimeler

ÖZGÜREL, ÖZGÜRCE

5 harfli kelimeler

ÖZGÜR

Bazı kelimelerin anlamları

ÖZGÜR

Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya, şarta bağlı olmayan, serbest, hür. Başkasının kölesi olmayan, hür. Tutuklu olmayan, hür. Siyasi bir güç tarafından denetlenmeyen, engellenmeyen. Yönetim bakımından yabancı bir gücün etkisi altında bulunmayan, başka bir yönetime bağlı olmayan, bağımsız, hür (ulus, ülke). Kendi kendine hareket etme, davranma, karar verme gücü olan, muhtar.

ÖZGÜRLÜK

Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumu, serbestî. Her türlü dış etkiden bağımsız olarak insanın kendi iradesine, kendi düşüncesine dayanarak karar vermesi durumu, hürriyet.

ÖZGÜRLEŞMEK

Özgür duruma gelmek.

ÖZGÜRLER

Konya ilinde, Ereğli ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

ÖZGÜRLEŞTİREBİLME

Özgürleştirebilmek durumu.

ÖZGÜRLÜKÇÜ

Özgürlük yanlısı olan.

ÖZGÜRLEŞTİRME

Özgürleştirmek durumu.

ÖZGÜRLEŞEBİLME

Özgürleşebilmek durumu.

ÖZGÜRLÜKSÜZ

Özgürlüğü olmayan.

ÖZGÜRCESİNE

Özgürce.

ÖZGÜRLEŞME

Özgürleşmek durumu.

ÖZGÜRLÜKÇÜLÜK

Özgürlükçü olma durumu.

ÖZGÜREL

Bağımlı olmayan, özgür davranan kimse.

ÖZGÜRLEŞTİRMEK

Özgür olmasını sağlamak.

ÖZGÜRCAN

Özgürlüğe düşkün kimse.

ÖZGÜRLEŞEBİLMEK

Özgürleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.

  -   -   -  

Anlamında ÖZGÜR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖZGÜR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BELİRLENMEZCİLİK

Nedensellik yasasına bağlı olmayan, bir sebebe bağlanmayan olay ve durumların da bulunduğunu öne süren görüş, yad gerekircilik, indeterminizm. İnsan iradesinin hiçbir şarta bağlı olmadığını, içinde bulunduğu şartlarla belirlenmediğini, insanın özgür iradesinin nedensellik yasasına bağlı olmadığını savunan görüş, yad gerekircilik, indeterminizm.

KÖLE

Savaşta tutsak alınan, yabancı ülkelerden zorla kaçırılıp özgürlükten yoksun bırakılan veya başkasından satın alınan kimse, kul, esir. Birinin emri altında bulunan, özgür olmayan kimse. Herhangi bir şeye aşırı derecede bağlı olan kimse.

BAĞIMLI

Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela.

İZİN

Bir şey yapmak için verilen veya alınan özgürlük, müsaade, ruhsat, icazet, mezuniyet. Bir kimseye çalıştığı yerce verilen tatil.

CEZA

Uygunsuz davranışlarda bulunanlara uygulanan üzüntü, sıkıntı, acı verici işlem veya yaptırım. Suç işleyen bir kimsenin yaşantısına, özgürlüğüne, mallarına, onuruna karşı yasaların öngördüğü yaptırım.

KİTABİ

Kitapla ilgili. Kitaba uygun. Kitaba bağlı kalan, özgür düşünemeyen (kimse). Düzgün, dil bilgisi kurallarına uygun (anlatım). Kuru, sıkıcı (anlatım).

HÜR

Özgür. Özgür bir biçimde.

HÜRLÜK

Hür, özgür olma durumu.

HÜRRİYET

Özgürlük.

ATATÜRKÇÜLÜK

Atatürk'ün düşünce ve uygulamalarından kaynaklanan, Türk Devleti'nin bağımsızlık ve bütünlüğünü, millî egemenliğini, kişi özgürlüğünü, çağdaş olmayı amaçlayan, akla, bilime ve gerçeğe dayanan, evrensel ağırlıklı, geleceğe yönelik, birbiri ile uyumlu amaçlar, uygulamalar ve ilkeler bütünü, Kemalistlik, Kemalizm. Bu ilkeye bağlılık.

BASKI

Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.

LAİKLİK

Laik olma durumu, laisizm. Devlet ile din işlerinin ayrılığı, devletin, din ve vicdan özgürlüğünün gerçekleşmesi bakımından yansız olması, laisizm.

BASKISIZ

Hak ve özgürlükleri kısıtlanmamış. Terbiyesiz, ahlaksız. Disiplinsiz.

BAĞIMSIZ

Davranışlarını, tutumunu, girişimlerini herhangi bir gücün etkisinde kalmadan düzenleyebilen, özgür, hür. Müstakil. Bağımsız milletvekili. Herhangi bir kuruluşa, partiye bağlı olmayan kimse.

BIRAKMAK

Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak. Yanına almamak, yanında götürmemek. Koymak. Bıyık ya da sakal uzatmak. Bir işi başka bir zamana ertelemek. Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak. Bakılmak, korunmak için vermek. Kötü bir durumda terk etmek. Ayrılmak, terk etmek. Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak. Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak. Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek. Saklamak, artırmak. Sarkıtmak. Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek. Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak. Boşamak. Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek. Sınıf geçirmemek, döndürmek. Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek. Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek. Engel olmamak. Unutmak. Sahiplik hakkını başkasına vermek.

KADERİYE

Kader anlayışını inkâr ederek insanların irade ve hareket özgürlüklerinin bulunduğunu ileri süren İslam felsefesi.

İSTİBDAT

Uyruklarına hiçbir hak ve özgürlük tanımayan sınırsız monarşi, despotluk, despotizm.

CARİYE

Yabancı ülkelerden kaçırılıp özgürlükten yoksun bırakılan, alınıp satılabilen, her konuda efendisinin isteklerine bağlı bulunan genç kadın, halayık.

HIYAR

Kabakgillerden, uzun, iri meyveli, sürüngen, bir yıllık otsu bir bitki (Cucumis sativus). Bu bitkinin iri, yeşil ürünü, salatalık. Kaba saba, görgüsüz, budala. Bir şeyi seçmekte veya yapıp yapmamakta özgürlük.

KISMAK

Sesi azaltmak, alçaltmak. Pintilik etmek. Sıkıştırmak. Gözü biraz kapamak. Ezmek, büzmek, daraltmak. Masraf, harcama vb.ni azaltmak. Verilen hak ve özgürlüklerin sınırını daraltmak. Lamba ışığını azaltmak.