Kelimeler arşivi içinde; başında "över" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. över ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu över ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde över olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÖVER
Erke, güç : Bu iş için hiç de överini yorma.
ÖVERGEN
Çaylardaki kayaların oyulup içine su birikmiş durumu, devkazanı.
ÖVERLER
Şanlıurfa kenti, Payamlı bucağına bağlı bir yer.
ÖVERCE
Över gibi görünüp içten yerme ya da yerme yoluyla övme.
ÖVERSEK
Kızansamış kedi, köpek ve benzerleri hayvanlar.
ÖVERMEK
Yayılmak (yağ için).
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖVER geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CİLLENMEK
Çimlenmek, yeşermek. Çillerle kaplanmak; çimlenmek; yeşermek. Gövermek, yeşermek.
ÇENLETMEK
Köpeği döverek havlatmak: Köpeği ne çenletip duruyorsun?.
DÖĞMEÇ
Yıkamak için ıslatılmış ve üstüste yığılmış çamaşır. Döğülüp kabuğu çıkartılmış buğday, yarma. Ceviz, dut kurusu, fındık, pestil, şekeri birlikte döğerek yapılan yiyecek. Doğranmış ekmek ya da yufkayı yumurta ile yağda kızartarak yapılan yiyecek. Sade yağ içine mısır ekmeğini ya da taze ekmeği doğrayarak yapılan yiyecek. Yufka ekmeği, peynir, soğanı yağda kızartarak yapılan yiyecek. Yumurta salatası. Sıcak ekmek içini tuzsuz yağ ve şekerle karıştırarak yapılan yemek. Kavrulmuş fındığı şekerle döverek yapılan tatlı. Üstüne yağ sürülüp şeker dökülmüş ekmek.
İDEŞMEK
Çekişmek, döğüşnıek: Birbirinizle ideşmeyin döverim.
KEPERTMEK
Dibekte tahıl dövmek. Dövmek : Karakolda kepertmişler. Birinin üstüne abanmak, çökertmek. İyice doyurmak. Dövmek. Öldürmek, gebertmek. Yormak, güçten düşürmek. Meyveleri saklayıp bekleterek yumuşamasına neden olmak. Döverek tahılın kepeğini çıkarmak.
DÖVER
Çatı ortasına uzatılan uzun ve kalın ağaç kiriş, mertek. Devlet: Seferberlikte biz yedi döverle harbettik. Evlerin birinci katındaki döşeme tahtalarının altındaki kalın ağaçlardan herbiri. (Akdağ Gelendost, Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta). Hatay kenti, Harbiye bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
ŞARLATAN
Kendi bilgi ve niteliklerini veya mallarını överek karşısındakini kandıran, dolandıran kimse. Bilir geçinen kimse.
ÇIRKMAK
Çamaşırı taş üstünde döverek yıkamak. Ağacı silkelemek: Bu ağaçta erik çoktur çırkta biraz dökülsün. Öfkeyle silkelemek, dövmek: Yavaş, kız çocuk o kadar çırkmaya dayanır mı?.
DALAKLAMAK
Şişirmek. İnsan veya hayvanı döverek bayıltmak.
DOKUZLATMAK
Döverek cezalandırmak.
KOMLAMAK
Kalın sopa ile döverek mısır tanelerini koçanından ayırmak. Sığır, koyun gibi hayvanlar bir şeyden ürkerek bir araya toplanmak : Sürü komlamış. Ürken hayvan sürüsü için bir araya toplanmak.
SEBZE
Genellikle pişirilerek yenen bitkiler veya bunların taneleri, göveri, göverti, sebzevat, zerzevat.
GÖVERİŞ
Göverme işi.
GÖVERME
Gövermek işi.
FİLARİZLEMEK
Keteni döverek tel durumuna getirmek.
GÖVERDİM
Yeni dikilen bağın filizlenmesi: Ahmet'in bağının bu sene dördüncü göverdimidir.
ATAZLAMAK
Cildi, döverek kızartmak: Bahçeme giren çocukları yakaladıkça atazlıyorum. Asitli otlar cildi kızartmak: Bak ısırgan elimi atazladı.
DİZDEMİRİ
Islatılmış köseleyi döverek sertleştirmeye ve genişletmeye yarayan demir aygıt, muşta. Diz üzerine konularak üstünde çekiçle gön sıkıştırılan yassı demir parçası. (Senirkent Isparta; Bursa; Aksaray Niğde).
DANNAMAH
Ayıplamak, kınamak. Birisini över ya da kınarken, çok abartarak konuşmak. Azarlamak, kızmak.
ÖNCELEMEK
Bir şeyi önceden yapmak, geri bırakmamak, öne almak, takdim etmek. Tanıtmak, yönlendirmek amacıyla överek öne çıkarmak, lanse etmek.