Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ötesi" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ötesi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ötesi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ötesi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
UZBİLİMÖTESİ
FİZİKÖTESİ, KIZILÖTESİ
DOĞAÖTESİ, ULUSÖTESİ
MORÖTESİ, RUHÖTESİ
ÖTESİ
ÖTESİ
Özü, gerçeği.
MORÖTESİ
Gözle görülmeyen, dalga boyları yaklaşık 4000 angströmle 200 angström arasında olan, mor ışının ötesinde yer alan, yapay olarak da elde edilip tıpta kullanılan bir ışınım, ultraviyole.
DOĞAÖTESİ
Duyularımızla algılayamadığımız varlıkların sebeplerini ve temellerini araştıran felsefe, fizikötesi, metafizik. Akıl ve sezgiyle elde edilen ilk ilkeleri veya mutlak bilgiyi konu alan felsefe, fizikötesi, metafizik. Bu felsefeyle ilgili olan.
FİZİKÖTESİ
Doğaötesi.
RUHÖTESİ
Ruhlarla ilişki kurma, gelecekten haber verme gibi ruh biliminin kapsamına girmeyen ve onun dışında incelenen olayları kapsayan (alan), metapsişik.
ULUSÖTESİ
Baskın ulusal kimliği olmayan, belirli devletlerin politikalarıyla kontrol edilemeyen, kurallarla kısıtlanamayan.
KIZILÖTESİ
Işık tayfında kırmızı alanın ötesindeki alanda yayılmış ısı ışınlarından oluşan, gözle görülmeyen ışınım, enfraruj.
UZBİLİMÖTESİ
İlkeleri, kavramsal öğeleri, bağdaşıklığı, uzbilim ve usbilim dizgelerini bir bütün olarak inceleyen bilim dalı.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖTESİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MAVERA
Öte. Görülen âlemin ötesi.
AŞKIN
Belli bir süreyi aşmış, ötesine geçmiş. Benzerlerinden üstün. Çok, fazla.
DENEYÜSTÜCÜLÜK
İnsan bilgisinin niteliğini ve ilkelerini akıl yoluyla çözmek amacıyla deney alanının ötesine gitmeye çalışan anlayış, mütealiye, transandantalizm. Ahlakta belli bir gizemciliği savunan, Tanrı, doğa ve insanı kaynaştırmaya çalışan Amerikan felsefe okulu, mütealiye, transandantalizm.
İDEOLOG
Bir felsefi veya toplumsal öğretiye sistemli biçimde bağlanan kimse. Fransa'da fizikötesini ortadan kaldırarak manevi bilimleri antropolojiye ve psikolojiye dayandırmayı amaçlayan, Condillac'a bağlı felsefe okulunun taraftarı. Bir ideolojinin akıl hocalığını yapan kimse.
OLGUCULUK
Araştırmalarını olgulara, deneylere, gerçeklere dayayan, fizikötesi açıklamaları kuramsal olarak olanaksız ve yararsız gören Auguste Comte'un açtığı felsefe çığırı, pozitivizm. Bu çığırın gerçekçilik akımını doğuran edebî eserlerde uygulanmış biçimi.
ENFRARUJ
Kızılötesi.
METAFİZİK
Doğaötesi.
ULTRAVİYOLE
Morötesi.
KUŞKUCULUK
Özellikle doğaötesi konularda olumlu veya olumsuz yargıda bulunmaktan çekinme temeline dayanan öğreti, şüphecilik, septisizm.
SOLMA
Solmak işi. Isı, kızılötesi ışınlar ve kimyasal reaksiyonlar sonunda pigmentlerin renklerini yitirmesi.
MEDYUM
Ruhötesi iletişim kurma deneylerinde, ruhlarla insanlar arasında aracılık ettiğini ileri süren kimse.
DENİZAŞIRI
Denizlerin ötesinde bulunan. Deniz ötesine yapılan.
DÜŞÜNCE
Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea. İlke, yönetici sav. Tasa, kaygı, sıkıntı. Niyet, tasarı. Dış dünyanın insan zihnine yansıması.
DIŞ
Herhangi bir cisim veya alanın sınırları içinde bulunmayan yer, hariç, iç karşıtı. Görülen, içte bulunmayan yüzey. Bazı top oyunlarında karşı takım oyuncularının vuruşuyla topun kalenin bulunduğu taraftan dışarı çıkması, aut. Yabancı ülkelerle ilgili. Bireyin ötesinde bir varlığı olan. Açık havada geçen sahneleri içine alan çekim. Bir kimsenin görünüşü, durum ve davranışları. Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha uzak olan. Bir konunun kapsamına girmeyen şey.
TİNSELCİLİK
Bütün gerçekliğin özünün ruh olduğunu, her gerçek olanın manevi olduğunu ve maddi olanın yalnızca manevi gerçekliğin bir görünüşü olduğunu veya salt bir tasarım olduğunu ileri süren fizikötesi öğreti, spiritüalizm.
AŞIRI
Alışılan veya dayanılabilen dereceden çok daha fazla, taşkın. Gereğinden fazla, çok. Gereğinden fazla olarak, çokça. Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, müfrit, ekstrem. Ötede, ötesinde.
METAPSİŞİK
Ruhötesi.
SICAKLIKYAYAR
Bir cismin ısı değişikliklerini, yaydığı kızılötesi ışınları kaydeden cihaz, termograf.
SON
Şimdiki zamana en yakın zamandan beri olan veya bu zamanda yapılmış, olmuş olan, ilk karşıtı. Döl eşi. En arkada bulunan. Bir şeyin en arkadan gelen bölümü, bitimi, nihayet, akıbet. Artık ondan ötesi veya başkası olmayan. Uç, sınır. Olanca. Ölüm.
TECAVÜZ
Saldırı. Başkasının hakkına el uzatma. Aşma, ötesine geçme. Namusuna saldırma, sarkıntılık.