Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ötekisi" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ötekisi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ötekisi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ötekisi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ÖTEKİSİ
ÖTEKİSİ
Ötede bulunan, diğeri, başkası.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖTEKİSİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İKİNLİK
İki açınığın tek bir hece halinde kaynaşması. Bu kaynaşan açınıklardan bir tanesi (KUVVETLİ AÇINIK, Voyelle forte) hecenin açınığı görevinde kalarak ötekisi (ZAYIF AÇIUIK, V. faible) abanık durumuna geçer. YÜKSELEN, ARTIŞLI, ZAYIF veya YALANCI (descendante, Croissante, Faible ou Fausse) denen ikinlikte zayıf açınık başta bulunur. Bunun tersi ALÇALAN, EKSİLİŞLİ veya ASIL ÎKİNLİK (D. descendante, décroissante ou proprement dite) 'adını alır. EŞİT veya KARARSIZ İKİNLİK (D. égale ou indécise) denilen ikkıliklerde her iki öğenin açınık nitelikleri eşit olur. Bunlardan başka kuvvetli açınığıri uzun veya kısa olduğuna göre UZUN ve KISA İKİNLİKLER (D. longues et brèves) de vardır.
BAŞKASI
Diğer bir kişi, herhangi bir kimse, diğeri, ötekisi.
DİĞERİ
Ötekisi, başkası.
YEKDİĞERİ
Bir diğeri, ötekisi.
AÇI
Birbirini kesen iki yüzey veya aynı noktadan çıkan iki yarım doğrunun oluşturduğu geometrik biçim, zaviye. Görüş, bakım, yön, anlayış biçimi. Ortak başlangıç noktasına sahip iki ışının bileşimi. Bir açının ölçüsü için kullanılan kısa ad. Ortak bir noktadan (köşe) çıkan iki yarıdoğrunun (kıyı) oluşturduğu uzambiçim. Ortak bir noktadan çıkan iki yarıdoğrudan birinin ötekisinin üstüne çakışması için yaptığı dönmenin niceliği. Ortak bir doğrudan geçen iki yarıdüzlemin oluşturduğu uzambiçim. Ortak bir doğrudan geçen iki yarıdüzlemden birinin ötekisinin üstüne çakışması için yaptığı dönmenin niceliği. Bir alıcı merceğinin, dereceyle belirtilen görüş açısı. Bir kimsenin, çevresindekileri seçiklikle görebildiği açı. Acı, dert, keder, tasa.
UZAMDAŞ
Bir sürekli dönüşümle birisi ötekisi üzerine gönderilebilen iki eğri. bk. uzamdaş altuzaylar. bk. uzamdaş işlevler.
DERİŞİM
Bir ortamda bulunan belirli bir maddenin kütle veya hacminin içinde bulunduğu ortamın kütle veya hacmine oranı, konsantrasyon. Belli bir oylumdaki ya da belli ağırlıktaki çözeltide çözünen özdek tutarı. Birim oylumdaki mol ya da eşdeğer ağırlık sayısı türünden çözünenin ağırlık ya da oylumca yüzdesi. Bir karışımdaki bileşenlerin bağıl miktarlarını gösteren büyüklük. Bir karışımın, çözeltinin veya bir maddenin belirli bir kütle veya hacminde bulunan herhangi bir bileşenin miktarı. Bir element, faz ya da özdeğin, bir ötekisi içinde bulunma yüzdesi ya da oranı.