Kelimeler arşivi içinde; sonunda "örücü" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu örücü ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında örücü olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde örücü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ÖRÜCÜ
Örme işi yapan kimse. Duvar yapan veya onaran kimse, yapı ustası. Kumaş ve örgülerdeki yırtıkları, delikleri onaran kimse veya bu işlerin yapıldığı yer.
GÖRÜCÜ
Evlenmek isteyen erkek için kız görmeye giden kimse.
HOŞGÖRÜCÜ
Hoşgörülü.
YÖRÜCÜ
Görücü: Komşumuzun kızına bugün yörücü geldi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖRÜCÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DÜYÜRCÜ
Kız görmeye giden kimse, görücü. Dünür.
GUDA
Kısa boylu, bodur kişi. Koyun. Öfke. Görücü. Dağarcık.
BASIRA
Bitki, bostan, meyve ağaçları ve bağlara zarar veren bir hastalık, külleme. Sisli havalarda veya sabahları yapraklar üzerinde meydana gelen nem. Kanser hastalığı. Kahverengi suyu olan ve yenilebilen sızırılmış ağılı bal. Çamlarda bal yapan beyaz bir kurt. Bir çeşit kâğıt oyunu. Bitki ve ağaçlarda külleme hastalığı meydana getiren bit, püseron. İskambil oyunu, pişpirik. Bağlardaki külleme hastalığı. Bir tür kağıt oyunu. Sünnet derisi. Gören, görücü. Görme gücü, görüş. Göz.
DÜNGÜR
Evlenenlerin anne ve babaları. Damat, enişte. Kız görmeye giden kimse, görücü. Kız istemeye giden kimse, elçi.
DÜĞÜR
Elendikten sonra geriye kalan en ince bulgur. Evlenenlerin anne ve babaları. Bacanak. Kalın, pürüzlü. Kabarcık. Kız görmeye giden kimse, görücü. Kız istemeye giden kimse, elçi. Bulgur. Bir nesnenin üstündeki küçük kabarcık, pürüz. Eski türkçe tün-gür: Gelin alayı (Erzincan Merkez). Dünür.
GÖRÜCÜLÜK
Görücü olma durumu.
DİLERKE
Kız bakmaya giden görücü (kadın).
DÜNGÜRCÜ
Kız görmeye giden kimse, görücü. Kız istemeye giden kimse, elçi.
ELÇİN
Kız istemeye gönderilen kimse, görücü, dünür. Tutam, bir avucun alabileceği miktar, bir demet, bir parça. Kışın ocak başında öten cırcır böceği. Deste, tutam. Daha çok yaz gecelerinde öten bir böcek türü, ağustos böceği. Bulmaca, bilmece.
GÖRİCİ
Görücü.
DÜĞÜRÇÜ
Misafirleri düğüne davet eden kişi. Düğün alayı. Kız görmeye giden kimse, görücü. Kız istemeye giden kimse, elçi. Dünür, kız istemeye giden grup.
DÜNGÜRÇÜ
Kız görmeye giden kimse, görücü. Kız istemeye giden kimse, elçi.
ELÇİ
Bir devleti başka bir devlet katında temsil eden kimse, sefir. Bir uzlaşma sağlamak veya iş bitirmek için birinin yanına gönderilen kimse. Peygamber. Kız istemeye gönderilen kimse, görücü, dünür. İki kişi arasında söz getirip götüren, bunu iş ve huy edinen kişi. Kız istemeye giden kimse veya heyet. Dünür - elçi taşi: elçi taşı, elçi makamı. Elçi. Bir devleti başka bir devlet katında temsil eden kimse. Bir uzlaşma sağlamak için birinin yanına gönderilen kimse. Yozgat ili, Çayıralan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
DÜÜRCÜ
Kız görmeye giden kimse, görücü.
KAÇALAK
Genç kızların görücüye çıkarken giydikleri giysi.
GÖZEYİCİ
Örücü, yamacı.
DÖVÜR
Kız görmeye giden kimse, görücü. Devir. Gelin çeyizini damat evine götüren atlardan oluşan konvoy.
ÖRÜCÜLÜK
Örücünün yaptığı iş.
DURCİ
Görücü.
DÜNÜRCÜ
Kız istemeye giden kimse, görücü.