Kelimeler arşivi içinde; sonunda "örneğin" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu örneğin ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında örneğin olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde örneğin olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ÖRNEĞİN
ÖRNEĞİN
Söz gelişi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖRNEĞİN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAĞILYÜKSEKLİK
Herhangi bir yerin (örneğin bir dağın), anataban düzeyi olan deniz yüzünden değil de, kendi tabanına göre ölçülen yüksekliği.
ARC
Trigonometrik ve hiperbolik fonksiyonların ters fonksiyonlarını gösteren bir ön ek. Örneğin arcsin x, arccos x.
BIRAKINTI
Deniz ve kara sularının, kıyılarda bıraktığı birikinti. Piç. Bırakılmış kadın. Hediye, geline gelen hediye. Ekilmeden bırakılan tarla. Doğal suya, örneğin deniz suyuna değen bir metal yüzeyine bitki ve hayvanların birikip çökmeleri. Bırakım işlemi sonucu, örtülen ya da kaplanan yüzey üzerine bırakılan özdek.
İŞGÜCÜ
Bir ülkede ya da işletmede, üretime ya da herhangi bir işe katılan ve bunun gerçekleşmesini sağlayan insan emeğinin tümü. Etkin nüfus içinde yer alıp, cari ücret düzeyinde ve çalışma koşullarında çalışanlar ile işsizlerin toplamı. Toplam nüfustan çalışamayacak durumda olan nüfusun (örneğin 15 yaşından küçük, 65 yaşından büyük olanların, ev kadınlarının, öğrencilerin, mahkumların, ordu mensuplarının, çalışmasını engelleyen fiziksel veya zihinsel engeli olanların) ve çalışmak istemeyenlerin çıkarılmasıyla ulaşılan nüfus. Bir toplumda 15-64 yaşlar arasındaki nüfus bölümü.
HETEROKROMATİN
İnterfaz çekirdeğinde aşırı yoğunlaşma gösteren tekrarlanan DNA dizilerinden oluşmuş kromatin. Replikasyonu daha geç olur ve transkripsiyon bakımından faal değildir. Bu segmentler konstitütif heterokromatin olarak adlandırılır. Ayrıca farklı gelişme safhalarında yoğunlaşma gösteren ve dağılmış hâlde bulunanı ise fakültatif heterokromatin olarak adlandırılır. Örneğin memeli dişilerindeki faal olmayan X kromozomu. Çekirdekte kromatinin koyu görünen kısmı. Genç hücrelerle çok çalışan sinir hücrelerinde bu madde az bulunur. Transkripsiyon etkinliğinin az olduğu veya genomun etkisiz kısımlarını gösterir. Kromozomun, çokça nukleik asit depo eden ve sitoplazma ve çekirdekdeki nukleik asit metabolizmasını kontrol eden bölgesi. Bu bölge dinlenme halinde çekirdekte boyayı çok emen ve koyu renkli görülen kromatin bölgesidir.
ARADENİZ
Anadenizden genellikle dar ve sığ bir boğazla ayrılan, Akdeniz örneğinde olduğu gibi, karalar içine sokulan deniz.
BİÇE
Bir oluşum, durum ya da sürecin ilk örneğinin ya da ayırıcı biçiminin, ayrıtsal özellikleriyle simgesel anlatımı.
EŞBİÇİMLİLİK
iki ya da daha çok mineralin ya da nesnenin kimyasal bileşim, örüt yapıları, örgü boyutları ve bakışım sınıflarının benzer olması. Kristalbilim kavramı. (Bir iyon ağacındaki eksiye ve artıya gidenlerin yerlerine, kristalin ağcık örneğinde bir değişiklik olmaksızın, başka eksiye ve artıya gidenlerin gelmesi olayı.).
GÖSTERGEÇ
Işının yeğinlik düzeyini algılayıp ölçen alet, monitör. Ses dalgası iletiminde, iletimi bozmadan ve kesmeden niteliğini denetleyen alet, monitör. Televizyon, bilgisayar vb.nde görüntü ile sesin niteliğini eşleme, görüntü seçimini gerçekleştirme, görüntüyü yayımlama gibi işlerin denetlenmesinde kullanılan alet, monitör. Belirli bir kimyasal özdeğin var olup olmadığını, örneğin belli bir renk vererek gösteren özel ayıraç. Bir özelliği ölçen aygıtın, bu özelliğin bir ölçeğe göre değerini gösteren bölümü.
EKZOFAJİK
Temel olarak dış ortamdaki canlılardan kan emen, örneğin Anopheles albimanus gibi sivrisineklere verilen ad.
EVRENDEĞER
Evrenden hesaplanan ya da örnekleme yoluyla kestirilmek istenen, evrenin ayırıcı bir niteliğine ilişkin değer. Örneğin, evrenin ortalaması. Örneklemeyle kestirilmeye çalışılan bir ayrıtın evrendeki gerçek değeri.
DÖNGEN
İki ve daha çok kütleden oluşan bir nesnenin, örneğin bir özdeciğin kütle özeği çevresinde dönen bir yapı olarak işlenmesi.
ELÜSYON
Kromatografi işlemi ile, bir maddeyi, durgun ve hareketli sıvı fazlar arasındaki dağılma farkına dayanarak adım adım yürüterek başka maddelerden ayırma işlemi. Bir maddeyi bir adsorban üzerinde tutulmuş karışım içinden uygun çözücülerle yıkayarak ekstre etmek veya kramotografik olarak ayırma işlemi örneğin, kimyada bir enzimin absorbentinden ayrılması.
İLERDE
Geçende. Oyunun herhangi bir anında sayı durumunu bildirmek için kullanılan söz. (Örneğin: 16-14 X ilerde].
HAÇ
Hristiyanlığın sembolü sayılan ve birbirini dikey olarak kesen iki çizgiden oluşan biçim, istavroz, put (I), salip. Öküzleri sürerken söylenen söz. Ekim ayı. Kaç. Hiç. (Süsleme) Hıristiyanlıkta İsa'nın çarmıha gerilişini simgeleyen, başka kültürlerde ise süs örgesi olarak kullanılan artı işaretinin biçimi. Örneğin: Latin haçı, Yunan haçı, andrea haçı vb. Eski Romalılarda suçluyu öldürmek için kullanılan bir araç. Hıristiyanlığın simgesi olan, birbirini dik kesen iki doğrunun oluşturduğu biçim, put.
BÜYÜLTMEK
Bir şeyi büyük duruma getirmek, büyütmek. Abartmak. Resim, harita vb.nin daha büyük örneğini yapmak.
DİKROMATİZM
Bir türün bireylerinin iki belirgin renk örneğinden sadece birini göstermesi.
DEĞİŞTİRİ
Bir öbek nesnenin ya da bir dizi niceliğin oluşturdukları düzenlenimdeki öğelerinin birbirlerinin yerlerini alarak yeni düzenlenimler oluşturması, örneğin 1, 2, 3, sayılarının altı değiştirisi vardır.
PATRON
Bir ticaret veya sanayi kurumunun sahibi, başı, işvereni. Kumaşın biçilmesine yarayan, bir giysi örneğindeki parçaların biçimine göre kesilmiş kâğıt, kalıp. Bir kuruluşta, bir iş yerinde makam bakımından yetkili kimse. Sözü geçen paralı kimse.
EŞBİÇİMCİLİK
Beyindeki uyaran alanının bilinçle beliren görüntülerle noktası noktasına benzerlik gösterdiğini savunan görüş. (Örneğin, bilinçte büyük ve küçük olarak beliren iki imgeden büyüğü beyindeki uyaran alanda da daha çok yer kapsar.).