Kelimeler arşivi içinde; başında "örgüt" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. örgüt ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu örgüt ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde örgüt olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÖRGÜTLENDİRİLMEK
ÖRGÜTLENEBİLMEK, ÖRGÜTLENDİRİLME
ÖRGÜTLENEBİLME, ÖRGÜTLENDİRMEK
ÖRGÜTLENDİRME
ÖRGÜTSÜZLÜK, ÖRGÜTLEŞMEK, ÖRGÜTLENMEK
ÖRGÜTLEMEK, ÖRGÜTLENİŞ, ÖRGÜTLENME, ÖRGÜTÇÜLÜK, ÖRGÜTLEŞME, ÖRGÜTLEYİŞ
ÖRGÜTLEME
ÖRGÜTSEL, ÖRGÜTSÜZ
ÖRGÜTÇÜ, ÖRGÜTLÜ
ÖRGÜT
ÖRGÜT
Ortak bir amacı veya işi gerçekleştirmek için bir araya gelmiş kurumların veya kişilerin oluşturduğu birlik, teşekkül, teşkilat. Bir kuruluşa bağlı alt bölümlerin bütünü.
ÖRGÜTLENEBİLMEK
Örgütlenme imkânı veya olasılığı bulunmak, teşkilatlanabilmek.
ÖRGÜTLENDİRİLME
Örgütlendirilmek işi, teşkilatlandırılma.
ÖRGÜTLENDİRİLMEK
Örgütlendirme işi yapılmak, teşkilatlandırılmak.
ÖRGÜTLENİŞ
Örgütlenme işi, teşkilatlanış.
ÖRGÜTLENEBİLME
Örgütlenebilmek işi, teşkilatlanabilme.
ÖRGÜTLEŞMEK
Örgüt durumuna gelmek.
ÖRGÜTLENDİRMEK
Bir örgüt etrafında toplamak, teşkilatlandırmak.
ÖRGÜTLEYİŞ
Örgütleme işi.
ÖRGÜTLEŞME
Örgütleşmek durumu.
ÖRGÜTLEMEK
İnsanları veya işleri örgütlü duruma getirmek, teşkilatlandırmak. Herhangi bir amacı gerçekleştirmek için insanları bir araya getirmek, organize etmek.
ÖRGÜTLENDİRME
Örgütlendirmek işi, teşkilatlandırma.
ÖRGÜTÇÜLÜK
Örgüt kurma işi, teşkilatçılık.
ÖRGÜTSÜZLÜK
Herhangi bir örgütlenmenin bulunmaması durumu, teşkilatsızlık.
ÖRGÜTLENME
Örgütlenmek işi, teşkilatlanma.
ÖRGÜTLENMEK
Örgütleme işine konu olmak, teşkilatlanmak. Örgüt durumuna girmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖRGÜT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÖRGÜTÇÜ
Örgütleme işleriyle uğraşan kimse, teşkilatçı. Örgütleme işlerinde yetenekli kimse, teşkilatçı.
HİPPİ
Toplumsal düzene, tüketime ve şiddete karşı çıkan, derbederce yaşayan, örgütlenmemiş gençler topluluğu.
ORGANİZE
Kuruluşları ortak bir amaç için bir araya getirme, birleştirme. Düzenli, örgütlü. Düzenleme.
HÜCRE
İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.
GESTAPO
Almanya'da Hitler döneminde kurulan gizli, siyasi polis örgütü.
MAFYA
Yasa dışı işlerle uğraşan, zor kullanarak birtakım gizli çıkarlar sağlayan örgüt. Bu örgüte mensup olan kimse.
KOOPERATİFLEŞMEK
Belli bir amaç için kooperatif çatısı altında bir araya gelmek. Kooperatiflerde örgütlenmek.
KOMÜNİZM
Bütün malların ortaklaşa kullanıldığı ve özel mülkiyetin olmadığı toplum düzeni, komünistlik. Böyle bir düzenin kurulmasını amaçlayan siyasi, ekonomik ve toplumsal öğreti, komünistlik Komünizm, komünistliği tüm dünyaya yayılmasını hedefler. Bu amaçla Lenin'in mantığıyla yola çıkarak bir adım ileri, iki adım geri taktiği uygular. Yani komünizm'in gelişmesi için gerekirse geri adım atmış gibi davranır veya görüşlerinde değişiklikler yapmış gibi gözükür. Ülkemizde son 40 yıldır terör eylemi gerçekleştiren sol örgütlerin tamamına yakını Komünizm'den etkilenen ateist, marksist, leninist örgütlerdir. Bunlara örnek olarak PKK, DHKP-C ve MLKP verilebilir..
ÖRGÜTLEME
Örgütlemek işi, teşkil, teşkilatlandırma.
ANAERKİLLİK
Kadının üstünlüğüne dayalı toplumsal örgütlenme düzeni, maderşahilik. Ananın egemen olduğu aile hayatı.
BİLDİRİ
Resmî bir makam, kurum veya resmî olmayan bir örgüt, topluluk tarafından herhangi bir durumu ilgililere duyurmak için yazılan yazı, tebliğ, deklarasyon, manifesto. Bilimsel bir konuyu ele alan ve bilimsel bir toplantıda okunup tartışılan yazı, tebliğ.
İZCİLİK
İzci olma durumu. Gençleri ruh ve bedence sağlam ve yararlı bir biçimde yetiştirmeyi amaçlayan dünya çapındaki spor ve eğitim örgütü.
MİLİTAN
Bir düşüncenin, bir görüşün başarı kazanması için savaşan, mücadele eden kimse. Bir siyasal örgütün etkin üyesi. Mücadelesini zor kullanarak ve yasa dışı yollarla yapan taraftar.
BELEDİYE
İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.
KURUMLAŞMA
Kurum niteliği kazandırma, kurum niteliği verme. Herhangi bir davranış, düşünüş, inanış biçiminin tarih olarak durağan ve toplumca değer verilen kalıplara dönüşmesi süreci, müesseseleşme. Özellikle politik ve ekonomik alanlarda denetim örgütlerinin, kurumların çoğaltılması eğilimi.
DEVLET
Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık. Bu tüzel varlığın yönetim organları. Mutluluk. Büyüklük, mevki. Talih.
OLMAK
Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Gerçekleşmek ya da yapılmak. Yol açmak. Sarhoş olmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Bulunmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Sürdürmek, yürütmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Geçmek, tamamlanmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Uymak, tam gelmek.
KOMİTACI
Siyasi bir amaca ulaşmak için silahlı mücadele yapan gizli topluluk veya örgüte bağlı kimse.
ÖRGÜTLÜ
Örgütlenmiş olan, teşkilatlı.
HİZİPÇİLİK
Örgütlenmiş bir topluluğun içinde bütünlüğü bozacak biçimde yeni bir topluluk oluşturma, klikçilik.