ÖRENLER ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "örenler" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. örenler ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu örenler ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde örenler olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ÖRENLER

Gümüşhane şehrinde, Yağmurdere nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Tokat ilinde, Niksar ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

  -   -   -  

Anlamında ÖRENLER bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖRENLER geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CÜLUSİYE

Hükümdarların cülus törenlerinde dağıttığı bahşiş. Şairlerin tahta çıkan padişah için yazdığı şiir.

ÇUHADAR

Osmanlı Devleti'nde padişahın hizmetinde bulunan sarayın büyük memurlarından her biri. Sarayın haseki odasındaki en yüksek dört ağadan, başlıca görevleri törenlerde atla padişahın ardından giderek yağmurluğunu taşımak, halka para dağıtmak; padişahın kaftan ve börklerine bakmak, bulunmadığı zaman silahtara vekillik etmek olan üçüncüsünün sanı. Vezir ve öteki büyük orun sahiplerinin konak dışı işlerini yapan görevliler. Resmi dairelerde ayak hizmeti gören çuha giysili kimseler.

ALAY

Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk. Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej. Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma. Hayvan topluluğu. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu.

PROTOKOL

Bir toplantı, oturum, soruşturma sonunda imzalanan belge. Diplomatlıkta, devletler arasındaki ilişkilerde geçen yazışmalarda, resmî törenlerde, devlet başkanları ile onların temsilcileri arasındaki görüşmelerde uygulanan kurallar. Resmî ilişkilerde ve işlemlerde ciddiyet. Diplomatlar arasında yapılmış olan anlaşma tutanağı.

ŞERBET

Meyve suyu ile şekerli su karıştırılarak yapılmış olan içecek. Bazı maddelerin suda eritilmişi. Sözlenmek veya nişanlanmak üzere tarafların anlaşması durumunda tören yapılarak içilen içecek. Belli törenlerde konuklara sunulan şekerli içecek.

KEP

Başlık, sipersiz şapka. Asker şapkası. Bazı törenlerde profesör ve öğrencilerin giydikleri özel başlık. Hemşirelerin giydiği başlık.

GÖRKEMLİ

Büyüklüğü, görünüşü ve güzelliğiyle görenleri etkileyen, gösterişli, debdebeli, haşmetli, ihtişamlı, muhteşem, şaşaalı, şatafatlı, tantanalı, anıtsal. İri yapılı, iyice serpilmiş.

ASA

Bazı ülkelerde, hükümdarların, mareşallerin, din adamlarının güç sembolü olarak törenlerde taşıdıkları bir tür ağaç veya metalden değnek. İhtiyarların baston yerine kullandıkları uzun sopa.

ODABAŞI

Hanlarda çalışan uşakların başı. Yeniçeri kuruluşunda görevi alaylarda selam törenlerini düzenlemek ve yönetmek olan subay.

TAKMAK

Bir şeyi başka bir yere uygun bir biçimde tutturmak, iliştirmek, geçirmek. Borç bırakmak. Düğün vb. törenlerde takı armağan etmek. Sınavını başaramamak. Ad, lakap koymak. Kendisiyle birlikte götürmek, yanına almak veya arkasından izletmek. Önemsemek, önem vermek, tınmak. Biriyle olumsuz olarak uğraşmak. Kuşanmak.

CÜBBE

Hukukçuların, üniversite öğretim üyelerinin, din adamlarının, mezuniyet törenlerinde öğrencilerin elbise üstüne giydikleri uzun, yanları geniş, düğmesiz giysi.

STADYUM

Takım oyunları, atletizm karşılaşmaları ve çeşitli törenlerin yapılabilmesi, seyircilerin de bunları izleyebilmesi için elverişli oturma yerleri olan alan, stat.

ÇURUNGA

Avustralya yerlilerinin erginleme törenlerinde, dinsel bayramlarda kullandıkları sert ağaçtan ya da taştan yapılma, düz ve uzun, üzeri efsane atalarının ve doğaüstü yaratıkların güçlerini simgeleyen geometrik bezemelerle bezenmiş kutsal araçlarına verdikleri ad.

BANDO

Türlü üflemeli ve vurgulu çalgılardan oluşan ve genel olarak geçit törenlerinde kullanılan mızıkacılar topluluğu veya takımı, mızıka. Takım, topluluk.

ÇOKTANRICILIK

Türlü biçimlerde tasarımlanan ve türlü işlevleri olan birden çok tanrıya inanma; bu inanma çevresinde toplanan kutsal törenler, tapınmalar ve işlemler. İlkel İnsanların açıklayamadıkları ve karşısında yenik düştükleri her doğa gücünü tanrılaştırıp onun koruyuculuğunu elde etmeğe çalışmaları.

TÜTSÜ

Dinî törenlerde veya çevrenin güzel kokmasını sağlamak amacıyla yakılan kokulu madde, buhur. İçki.

KÜLT

Din (I). Belli bir dönemde aşırı ilgi gören film vb. Yerel özellikler taşıyan dinî törenler.

ATGI

Büyük yaba. Uçlan iki duvar üzerine gelen kiriş. Vergi. Dokumacılıkta, halıcılıkta çözgüler arasına gelen ip. Nişan törenlerinde kıza getirilen hediye. Büyük ve uzun saplı yaba. Düğünde toplanan para.

FRAK

Resmî törenlerde giyilen uzun etekli, eteğinin arkası beline kadar yırtmaçlı, siyah erkek ceketi veya takımı.

BUHUR

Dinî törenlerde yakılan kokulu ağaç vb. maddeler. Tütsü.