Sonu ÖNÜ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "önü" olan, toplam 62 adet kelime bulunmaktadır. Sonu önü ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında önü olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde önü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

YUKARISÖĞÜTÖNÜ

11 harfli kelimeler

DEĞİRMENÖNÜ, OVATEKKEÖNÜ

10 harfli kelimeler

MEDRESEÖNÜ

9 harfli kelimeler

KARSINÖNÜ, GUYRUKÖNÜ, GÜMELEÖNÜ, GÜVEĞİÖNÜ, SANDIĞÖNÜ

8 harfli kelimeler

PAZARÖNÜ, HORAZÖNÜ, HİSARÖNÜ, GÜYAEÖNÜ, PINARÖNÜ, SÖĞÜTÖNÜ, YAYLAÖNÜ, GELİNÖNÜ, DÖNEMÖNÜ, ARDIÇÖNÜ, DEVEGÖNÜ, BOĞAZÖNÜ, DEMİRÖNÜ, ÇINARÖNÜ, SARAYÖNÜ, BOZANÖNÜ

7 harfli kelimeler

TEPEÖNÜ, ASARÖNÜ, AĞILÖNÜ, KUŞGÖNÜ, KULEÖNÜ, KÖŞKÖNÜ, KAYAÖNÜ, KALEÖNÜ, İVERÖNÜ, EMİNÖNÜ, CARDÖNÜ, TÖNTÖNÜ, ÇARDÖNÜ, TÜRKÖNÜ

6 harfli kelimeler

HANÖNÜ, TAŞÖNÜ, YARÖNÜ, YAZÖNÜ, YELÖNÜ, YİLÖNÜ, SAÇÖNÜ, DİŞÖNÜ, ARIÖNÜ, ODAÖNÜ, KAŞÖNÜ, ÇAMÖNÜ, GÜNÖNÜ, GÖLÖNÜ, DİLÖNÜ

5 harfli kelimeler

İNÖNÜ, ELÖNÜ

4 harfli kelimeler

KÖNÜ, ŞÖNÜ, HÖNÜ, GÖNÜ, DÖNÜ

3 harfli kelimeler

ÖNÜ

Bazı kelimelerin anlamları

ÖNÜ

Çocukları korkutmak amacıyla söylenen hayali yaratık, umacı, cin, peri. Ölü.

PINARÖNÜ

Denizli şehrinde, Beyağaç ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Erzincan şehrinde, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Karaman şehrinde, Ermenek ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Şırnak şehri, Silopi ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Zonguldak kenti, Devrek belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

OVATEKKEÖNÜ

Bartın şehri, Kurucaşile belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

GÜYAEÖNÜ

Düğün gecesi gelin tarafından gönderilen tatlı ve yemek.

MEDRESEÖNÜ

Ordu şehrinde, Perşembe belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

GUYRUKÖNÜ

Dedikoducu kadın.

HORAZÖNÜ

Geceyarısı ile imsak arasındaki zaman: Horazönünde geldim.

GÜMELEÖNÜ

Tokat şehri, Almus ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

SÖĞÜTÖNÜ

Çorum şehri, Mecitözü belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Siirt ilinde, Pervari ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

DEĞİRMENÖNÜ

Ankara şehrinde, Çeltikçi bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Çorum şehri, Alaca ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Elâzığ ilinde, İçme nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

KARSINÖNÜ

Bir çeşit halk oyunu, bar.

GÜVEĞİÖNÜ

Düğün gecesi gelin tarafından gönderilen tatlı ve yemek. Zifaf gecesi güveyinin arkadaşlarına verdiği özel yemek.

YUKARISÖĞÜTÖNÜ

Eskişehir ili, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

HİSARÖNÜ

Kars şehri, Digor ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Muğla ili, Marmaris belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

SANDIĞÖNÜ

Salı günü güvey evinden gelin evine gönderilen, içinde süs ve giyim eşyası bulunan sandık için yapılan tören : Sandığönüne gidemedim, perşembe günü gelin getirmeye gitmezsem olmaz.

PAZARÖNÜ

Trabzon ilinde, Hayrat ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

  -   -   -  

Anlamında ÖNÜ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖNÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ANDROPOZ

Erkeklerde, er bezlerinin salgıladıkları hormon miktarının giderek eksilmesi sonucu cinsel gücün azalması, yaş dönümü.

AKIBET

Bir iş veya durumun sonu, sonuç. Sonunda, önünde sonunda.

AVDET

Dönüş, geri gelme.

AFTOS

Gönül eğlendiren kimse.

ARTI

Toplama işleminde + işaretinin adı, zait. Fazlalık. Sıfırdan büyük, önünde artı işareti bulunan (sayı), eksi karşıtı, pozitif.

ALMAŞIKLIK

Dönüşümlü ve düzenli sıralanma.

AYKIRI

Alışılmışa, doğru olarak kabul edilmişe uygun olmayan, karşıt, ters, mugayir, muhalif. Toplumda görüş ve yaşayış biçimiyle uçlarda bulunan (kimse), marjinal. Çapraz, ters. Gidilen yol üzerinde olmayıp gidiş yönüne ters düşen. Bütün noktaları aynı düzlemde bulunmayan.

ALAKALANMAK

İlgilenmek. Bir şeyden zevk almak. Bir şey çekici gelmek. Gönül bağlamak, yakınlık duymak.

AKRABA

Kan bağıyla birbirine bağlı olan kimseler. Oluşma yönünden aynı kaynağa dayanan şeyler. Biri, diğerinin doğurduğu sonuç veya olgular.

ALTIKARDEŞ

Kuzey Kutbu yönünde, Büyükayı'nın karşısında bulunan takımyıldız, Zatülkürsi.

ALAKA

İlgi. Gönül bağı.

ALKOL

Bira, şarap vb. sıvıların veya pancar, patates nişastasının şekere dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan glikoz çözeltilerin mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen, kokulu, uçucu, yanıcı, renksiz sıvı, ispirto, etanol, etil alkol. Her türlü alkollü içki.

AKTARMAK

Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.

AÇIKÇA

Gizli bir yönü kalmaksızın, kolay anlaşılır bir biçimde, alenen, aşikâre.

AŞİRET

Dil ve kültür yönünden büyük bir türdeşlik gösteren, birçok boydan oluşan, yapısındaki aileler arasında toplum, ekonomi, din, kan veya evlilik bağları bulunan göçebe veya yerleşik nitelikteki topluluk, oymak.

AFİŞE

"Açığa vurmak, belirtmek; duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek; açıklamak" anlamlarındaki afişe etmek, "bir kimse bilinmeyen bir yönüyle tanınmak" anlamındaki afişe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz. Açıklanmış.

AKLEN

Akıl gereğince, akıl yönünden.

ALIN

Yüzün, kaşlarla saçlar arasındaki bölümü. Bir ocakta her türlü ayak, galeri, baca, kuyu ve yolun ilerletilmekte olan yüzeyi. Karşı. Bazı şeylerin önü, ön yüzü.

ALEGORİ

Bir görüntü, bir yaşantı veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için göz önünde canlandırıp dile getirme, yerine koyma. Bir sanat eserindeki ögelerin gerçek hayattan bir şeyleri temsil etmesi durumu.

ALGIN

Cılız, zayıf, hastalıklı. Birine gönül vermiş, tutkun, vurgun.